Bir haberi yorumlamak, imzaya sahip çıkmak, ele aldığınız konunun fikri takibini yapmak, kamuoyunu bilgilendirmek gazetecilik, onun dışında kalanlar ise kurumsal iletişim ve halkla ilişkilerdir.

Büyük ve hayırlı bir hayalin ürünü olan yarım asırdır ayakta duran 1050 Konutların kentsel dönüşümünün zamanının geldiğine inananlardanız. 

İlk yazımızda ülkemizde bir deprem sonrası yeni yönetmelik ve projeye göre yapılan ne rezidanslar, binalar çökerken on binlerce insan hayatını kaybedip, yüzbinlerin mağdur olduğu günleri yaşarken, dönüşümüne kimsenin itiraz etmediği 1050 Konutların bir üstlenicisinin, demeç verme şehvetiyle maksadını aşan ifadelerini eleştirmiştik.

Bugün de 1050 konutlar inşaat alanında huzur turu atayım derken huzursuz oldum.

Sayabildiğim kadarı ile ona yakın müteahhit ekibi alanda çalışıyordu.

Bazıları yıkımı bitirmiş, zemin betonu atılmış kolon demirleri bağlanıyor, bazılarında ekskavatör ve transkavatörler yıkım için çalışıyor, bazı binaların sadece kapı ve pencereleri sökülmüş öylece duruyor.

Bazı müteahhitlerin sermaye gücünün yetmediği için yap sat mantığı ile daireleri şimdiden satarak inşaatı finanse ettiği duyumlarını aldım.

Aşağı yukarı aynı zamanda yer teslimi yapılan bölgedeki farklı yüklenicilerin, farklı imalat ve satış yöntemleri ile aynı zamanda teslim etmelerini zor görüyorum.

Bu konuda ileride müteahhidin peşinde koşmamak için sürecin hak sahipleri tarafından dikkatle takip edilmesini tavsiye ediyorum.

Zemin döşeme kalitesini, demir hesap ve işlenmesini, beton kalitesini yetkili belediye akademik odalar ilgili birimler denetlesinler.

Çünkü yeterli denetimin yapılmadığını düşünüyorum.

An itibari ile sahada çalışanların taktığı baret sayısı yüzde 20 civarında olduğuna göre inşaat kalitesinden kuşkulanmamak olmaz.

Çalışanına bir baret bile temin edemeyene müteahhit, onları denetleyen kuruma da kurum denmez.

Bugün bu işlere bakılmazsa ve başta BŞB birimleri olmak üzere yapı denetimleri yapılmazsa 1050 Konutlar kentsel dönüşümü, tarihte kentsel yıkım olarak yerini alır. 

Asla kötümser değilim, sadece kimsenin mağdur olmaması için şimdiden sürecin finansal ve üretim kalitesi açısından titizlikle takip edilmesini istiyorum.

Kimse yok artık demesin!

Ülkemizde ve Bursa’da bir yılda teslim diyerek üçüncü kuşaklara kadar süren binlerce kooperatif ve daire paraları ile birlikte buharlaşan on binlerce müteahhit var.

Bütün amacım ve çabam “ben demiştim” dememek içindir.