Sayın Alinur Aktaş, öncelikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday olmanızın, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Adettendir dilenir ama yarım dönem atanmış, bir dönem de seçilmiş başkan olarak pek hayırlı işlere imza atmadığınızı biliyoruz. Verdiğiniz  sözleri yerine getirip getirmediğinizi takip ediyor, çıkışmalarınızı unutmuyoruz. 

Mesela geçen seçim kampanyasında, cüzzam hastalığına çare bularak insanlığa hizmet etmiş olan Prof.Dr. Türkan Saylan'a yüzyılın en iyi şairi Nazım Hikmet'e ve mesleği uğruna canını feda etmiş Uğur Mumcu'ya “vatan haini dediğinizi” unutmadik.

Daha başkan seçilmeden degerli insanlarımıza bu sözleri sarf eden birinin, bu şehrin insanlarına da hayırlı işler yapmayacağını tahmin ediyorduk. Keşke yanılmış olsaydık ama olmadı.

Mesela görevden alınan, sizden önceki başkan Recep Altepe'nin imzası ile yapılan TOKi binalarını yıkma ya da ıslah etme sözü vermiştiniz. Bursa'nın kalbine vurulmuş hançer olarak değerlendirilen bu binaları gördükçe yerine getirmediginiz vaadinizi hatırlıyoruz.

Bursa için somut, elle tutulur bir eseriniz var mı?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı Hanlar Bölgesi projesi dışında benim bildigim bir yatırım yok. O da yıllar önce başvurulan ve onaylanan UNESCO projesi kapsamında gerçekleşiyor.

Bursa Mudanya arasındaki birkaç kilometrelik Şehir Hastanesi hattı hala bitirilemedi. Bursa'nın kilitlenen trafiğini çözemediğiniz gibi, hızlı tren de hayal oldu.

Sınırlı sayıda seferler hariç, hala doğru düzgün çalışmadığı için uçak yolculuğunda, Yenişehir'in değil, mecburen İstanbul'un Hava alanlarını  kullanıyoruz.

Soğanlı, Hüdavendigar veya Kültürpark gibi büyük parklar yapmanızı beklemiyorduk ama Kültür Park'ın hemen yanına yaptığınız Millet Bahçesi, ağaçlık ve yeşillik  olmadığı için gölgesinde oturamıyor vaad ettiğiniz gibi çimlerin üstünde yuvarlanamıyoruz.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığınız döneminde söz verdiğiniz, depreme dayanıklı olmayan binaların olduğu özellikle Altıparmak ve Çarşamba'da hala kentsel dönüşümü gerçekleştiremediniz.

Bursa için yaptıklarınızı çeşitli iletişim araçlarından takip ediyoruz ama konutunuzun üç bina ötesinde oturan ve her gün o caddede yürüyen biri olarak sizinle yüz yüze karşılaşmadık. Keşke biz komşularınızı bir araya getirerek, sohbet etme ya da dertlerini dinleme gibi bir çabanız olsaydı da bu mektubu yazma gereği duymasaydım. 

Hoş böyle bir toplantı düşünseniz bile ÇEKİRGE'DE toplanacağımız, doğru düzgün bir yer yok. Bir zamanlar Bursa'nın göz bebeği olan Çekirge'de; sinemanın, tiyatronun, kafelerin, restoranların olduğu bir sosyal donatı alanı yapmayı düşünemediniz.

Biliyor musunuz sayın başkan; sosyalleşmek, ya da kültür sanat etkinlikleri için, Bursa'nın göbeğinden kalkıp  25 yıl önce köy olan, şimdinin cazibe merkezi, Nilüfer'e gidiyoruz. Çünkü son 20 yılda, Türkiye'nin en büyük ilçesi olan Osmangazi'de bir adet bile içkili restoran açılmadığı gibi, olan kafe ve restoranlar da kapanmış. Mesela Çekirge Caddesi'nde Çırağan kafemiz vardı... Bahçesi, kapalı alanı ile şık ve güzel  bir işletme idi. Siz İnegöl'de yaşadığınız için bilmezsiniz ama burası 20-25 yıl önce Bursalıların buluşma yeriydi.

Şimdi  tek sosyal alanımız olan, Çırağan'ı ve başkanlık konutunuzu yıkıp, Süleyman Çelebi Kulliyesi yapıyorsunuz.

Sayın başkan, Süleyman Çelebi'nin 1952 yılında yapılan şahane bir türbesi zaten var. Etrafinda anıt ağaçların oldugu bu güzel bölgeyi yeni bir düzenleme ile kafeyi de yıkmadan restoran, sinema ve tiyatro izleyeceğimiz salonlar yaparak sosyalleşeceğimiz bir alan yapabilirdiniz. Hem Çekirgeliler olarak size minnettar olur, hem de bu komplekse kendi adınızı vererek tarihte iz bırakmış olurdunuz.

Siz şimdi burayı külliye yapıyorsunuz ama ecdadınız 1366 yılında, külliyenin alasını, 750 metre yukarıya, zaten yapmış.

Sultan I. Murad tarafından yaptırılan ve Murat Hüdavendigar Külliyesi adıyla bilinen bu komplekste bir camii, bir medrese, imaret, hamam ve türbe  var. Yine yapacağınız Süleyman Çelebi Külliyesi'nin sadece 1700 metre uzağında, 1426 yılında Sultan 2. Murat tarafından yapılan Muradiye Külliyesi var. Bu külliyede bir camii, medrese, hamam, imaret ve 13 türbe bulunuyor.

Yapacağınız Süleyman Çelebi Külliyesi'nin maket fotoğraflarına baktığımda Osmanlı tarzı camiinin üstüne, sıradan bir Bursa evinin kondurulmuş olmasından, bir şey anlamadım. Çektiğim fotoğrafı yorumlasın diye, ODTÜ mezunu bir mimar arkadaşıma gösterdiğimde güldü ve “bu çürük meyveye nasıl yorum yapayım? dedi. Elma ile armut olsa kıyaslarmış ama bu projenin mimarlıkta yeri yokmuş. Yani sadece ben değil, uzmanlar da bu projeden bir şey anlamadılar.

2014 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiş olan, Muradiye ve Murat Hüdavendigar Külliyeleri'nden sonra yeni yapacağınız, Süleyman Çelebi Külliyesi de Dünya Mirası olarak kabul edilecek mi? Sayın Başkanım, biri 600 diğeri 700 yıl önce, Osmanlı İmparatorluğu zamanında yapılan külliyelerin, çok yakınına, çakma bir külliye yapmanız hangi sosyal, hangi kültürel ihtiyacımızı karşılayacak? Keşke, külliye yapmaya karar vermeden önce, Çekirgeli komşularınız olarak bize sorsaydınız. "Yakınımızda orijinal iki külliye varken, çakmasına hem gerek hem de ihtiyaç yok” derdik.