Demokrasiyi uygulamak zor iştir…

Ülkemizde, demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile uygulamasında büyük arızalar olduğu için birçok yazımda hatırlatmaya çalıştığım bir kuralı tekrar hatırlatmakta yarar görerek yazıma başlamak istiyorum…

Gündüz Akgül Gündüz Akgül2 hafta önceSon güncelleme 14 Ekim 2020 - 09:56

Anayasamız, “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” der…
Ne yazık ki bu kural sadece anayasada yazılı olmakla kalıyor…
Uygulama hak getire…
Demokrasinin olmazsa olmazlarına baktığımızda;
-Parlamento…
-Siyasi partiler…
-Güçler ayrılığı…
-Çoğunluk yönetimi…
-Azınlık haklarının güvencesi…
-Fırsat eşitliği…
-Adil seçim sistemi…
-Bağımsız yargı…
-Yurttaşların hak ve özgürlükleri…
Mutlak olması gerekenlerdir…
Demokrasinin klasik tarifi şöyledir; tüm yurttaşların eşit haklara sahip olduğu bir devlet yönetim şeklidir…
Cumhuriyet bir rejim şeklidir, demokrasi ise cumhuriyetin uygulanış şekillerinden biridir. Demokratik cumhuriyetin yanında, dini (teokratik) cumhuriyet, oligarşik cumhuriyet ve sosyalist cumhuriyet biçimleri vardır…
Demokratik cumhuriyetlerde, egemenlik, kayıtsız ve koşulsuz millete aittir…
Millet egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır…
Bu organlar, Yasama, Yürütme ve Yargıdır…
Yürütme yetkisini iktidarda olan parti kullanır…
İktidar partisinin yanında, muhalefet partileri demokratik cumhuriyetin olmazsa olmazıdır…
Demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile uygulanabilmesi için, gerek iktidar, gerekse muhalefet partileri mensuplarının;
-Tüm egolarını bir yana bırakmaları…
-Ben yaptım oldu mantığı ile hareket etmemeleri…
-Benim her yaptığım doğrudur yanlışından vazgeçmeleri…
-Ülke çıkarlarında uzlaşı kültürüne yatkın olmaları…
-Yurttaşları etnik kökenleri ve dini inanışlarına göre ayrıştırmamaları…
Gerekmektedir…
Bilinen bu gerçekleri, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir demeci nedeniyle yazmak gereğini duydum…
Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Kobani için ayrı bir tezkere çıkaralım” önerisini hatırlatan gazeteciye verdiği yanıtta, “IŞİD’ın saldıracağı her şehir için ayrı tezkere mi çıkaracağız? Kılıçdaroğlu’nun tek çabası var, Esed’i korumak. Onun fikrine de, şeyine de (ne demekse), aklına da ihtiyacımız yok, sadece sussun”
Bu söylem, demokratik rejimle bağdaşmayacak, o makamı işgal eden birine yakışmayacak kadar sorumsuz ve yakışıksızdır…
Şimdi herkese soruyorum…
Bu anlayışın, bu düşüncenin demokrasi ve uzlaşı kültürü ile bir ilgisi var mıdır?..
Bu düşüncede olan bir iktidarın, muhalefeti yok sayarak demokrasiyi tüm kurum ve kuralları ile işler hale getirmesi olası mı?..
Demokrasiyi uygulayabilmek için öncelikle demokrat olmak gerekir…
Nerede…
Onun için diyorum ki demokrasiyi uygulamak zor iştir…
Ya siz?..

Bu haber ilginizi çekebilir