Halil Sezai’den açıklama: Bu bir itibar suikastıdır!

İstanbul’un Tuzla ilçesinde geçtiğimiz ay 67 yaşındaki komşusu Hüseyin Meriç’i darbettiği gerekçesiyle tutuklu bulunan Halil Sezai Paracıkoğlu hakkında 13 yıl 10 ay hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edilirken, ünlü şarkıcının tutukluluk halinin devamına karar verildi. 30 Ekim’de hakim karşısına çıkacak olan Halil Sezai’nin sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yapılırken, ‘dövme’ detayı dikkat çekti.

Avatar Hanife Orsoglu1 hafta önceSon güncelleme 17 Ekim 2020 - 16:20

Tuzla’da komşusu Hüseyin Meriç’i darbettiği gerekçesiyle tutuklanan Halil Sezai Paracıkoğlu hakkında 3 yıl 7 aydan 13 yıl 10 aya kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, gönderildiği mahkemece kabul edildi. Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi, duruşmanın 30 Ekim’de yapılmasını kararlaştırdı.

Sanık avukatı tarafından yapılan tahliye talebinin reddine karar veren mahkeme, sanık Paracıkoğlu’nun üzerine atılı suçu işlediğine dair somut deliller bulunması, tutuklama nedenlerinin devam etmesi gibi gerekçelerle tutukluluk halinin devamına karar verdi.

“KİMSE DE BANA ‘ASLINDA NE OLDU?’ DEMİYOR”
Halil Sezai’nin sosyal medya hesabından konuyla ilgili yeni bir açıklama yapıldı.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kimse sormadı ama bu bir itibar suikastıdır. Günlerdir kamuoyunda tutuklu yargılanmama gerekçe olan olaylar hakkında pek çok şey yazılıyor, anlatılıyor, söyleniyor. Herkes kendi dünya görüşü, değer yargıları üzerinden söz söylüyor, yorum yapıyor, hüküm veriyor.

Kimse de bana ‘Aslında ne oldu? Nasıl oldu?’ diye sormadı, sormuyor ama ön yargılar hakkımda kamuoyu yargısına dönüşüyor. Korkarım ki bu kamuoyu yargısı, adli yargıyı yönlendirici bir baskı oluşturmak amacıyla, bilmediğim (ama tahmin ettiğim) nedenler ile pompalanıyor.

Bakın, savcılığa sunulan kamera kayıtlarının kesilip, biçilmiş olması, bazı yerlerin sesinin açılıp, bazı yerlerin kısılmış olması, basının ve kamuoyunun yalan bilgilerle yönlendirilmesi, yargıya tesir altında bırakacak yalan haberlerin olması bunların hiçbirinden kaygı duymuyorum. Geç de olsa gerçekler görülür ve adalet yerini bulur.

“MADDİ MANEVİ İMKANLARIMI PAYLAŞTIM”
Ancak; beni ezan ve inancım yüzünden yargılama, linç etmeye kalkışılmasını kaldıramıyorum. Şimdiye kadar insanlığa, doğaya karşı vicdanı sorumluluğum olduğunu bilerek yetiştirildim ve kendimi yetiştirdim. Paylaşmanın kutsallığını deneyimledim. Maddi, manevi imkanlarımı insanlarla ve doğadaki canlılarla paylaştım. Elimden geldiğince mutlu etmeye çalıştım, benim de mutluluğa ihtiyacım olduğu için. Allah’tan kendi adıma hiçbir şey istemedim, aşk dışında. Onun ne istediğini anlamaya çalıştım. Onu dinledim, hissetmeye çalıştım.

Ezan, bir köprü ve vicdani sorumluluklarımı hatırlatan kutsal bir çocukluk yadigarıdır. İşte tam da bu yüzden, beni buradan yaralamalarına, yargılamalarına müsaade etmeyeceğim. Ezan saati ile denk geldiğim konserlerimde ara verdiğim için çok matah bir durummuş gibi haberlerinin yapılmasına nasıl şaşırdıysam, şimdi de aynı şaşkınlık ve kızgınlık içindeyim.

Kim, neye inanırsa inansın. Kim ne yer, ne içerse içsin bu beni ilgilendirmez. Anca tek derdimizin sadece YouTube içeriği çekmek olduğu zaman diliminde (yaklaşık 6 ay) her defasında, verandasında kurduğu hoparlörlerle içki masasına çöreklenip, saatlerce ezan açmasının sebebinin içinde iyi niyet arayamam.

“DAHA SOĞUKKANLI OLABİLİRDİM”
Ezanı kişisel husumeti için bir tahrik ve taciz aracı olarak kullanılmasını yediremedim. Yansıtılan algının tam aksini savunduğum bir tepkinin, şeytani bir şekilde bu duruma getirilmesini hazmedemiyorum. Evet, bunu daha soğukkanlı, daha sükunetli yapamadığım için üzgünüm. İnsanız.

Sizlerden ricam; benim de söyleyeceklerim olduğundan haberdar olmanız ve benim açımdan da olaylara bakmanız. Hem de kendi objektifliğiniz ile. Bu şahsın eylemlerine, kişiliğine, kimliğine ve beyanlarına daha dikkatli bakmanızdır. Çünkü; bir yargıda bulunmadan önce, gerçekliği oluşturmak vicdani bir görevdir.

“SIRTIMDAKİ DÖVMEYİ İNCELEYİN”
Son olarak; her ne kadar böyle bir ispatta bulunmak durumunda kalmayı gururuma yediremesem de, sırtımdaki dövmeyi incelemenizi rica ediyorum. Arama motoruna ‘Halil Sezai dövmesi’ yazmanız yeterli. Kurumuş bir ağaçta açmış tek bir yeşil yaprak var. Ne yazıyor üstünde? Sevgiler.”

Bu haber ilginizi çekebilir