Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

10 yıllık kocanın şok görüntüsü! Başka şansı yoksa suç değil

Gündem , 12 Kasım 2020 Perşembe, 09:36

Sosyal medya genç bir kadının, 5 yaşındaki oğlunun “Sen yokken eve başka bir kadın geliyor” demesi ile aldatıldığından şüphelenip yatak odasına kamera yerleştirmesini konuşuyor. Zira genç kadın görüntüleri izleyince anlıyor ki iç çamaşır ve kıyafetlerini giyen kişi bir kadın değil, 10 yıllık eşi! Ortada bir fantezi, cinsel yönelim yoksa çocuğa cinsel taciz mi var? Çocuğun üstün yararı için ne yapılmalı? ‘Gizli çekim’ ile elde edilen görüntüler özel hayatın mahremiyetine gölge düşürür mü? Uzmanlar yanıtladı.

10 yıllık kocanın şok görüntüsü! Başka şansı yoksa suç değil
GİZLİ ÇEKİM İSTİSNAİ DURUMLARDA SUÇ DEĞİL 
Avukat Ayşegül Mermer, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde ‘ses ve video kaydı’ alınmasının TCK kapsamında suç olduğunu söylüyor, “Ancak” diyerek bir parantez açıyor: “Ele aldığınız bu dava bir istisna. Kişinin ani gelişen bir durum karşısında, durumun ispatını sağlayabilmek amacıyla plansız, önceden kurulan bir düzenek olmaksızın ses, video kaydı alması suç olarak değerlendirilmemekte.” Ne demek bu? Sonuçta ortada bebek kamerası ile bir takip var.



Hürriyet'ten Fulya Soybaş'a konuşan Mermer şöyle açıklıyor: “Diyelim ki eşiniz ya da iş arkadaşınız size sürekli hakaret ediyor, tehdit ediyor. Bunu video-ses kaydı olmadan ispatlayabilir misiniz? Hayır. Burada ses ve video kaydı bir gereklilik. Karşı tarafın bilgisi ve rızası olmaksızın elde edilen ses, video kaydı, fotoğraf normal şartlar da delil olamazken, Yargıtay bazı istisnai durumlarda diğer eşin bilgisi ve rızası alınmadan elde edilen kayıtları delil sayıyor.”



 BİR DAHA KANITLAMA ŞANSI YOKSA 
Nedir bu istisnai durumlar? Avukat Mermer, “Kişinin kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen bir durum karşısında haksız saldırıyı önlemek, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacı ile alınan görüntüler, karşı tarafın bilgisi/rızası dışında elde edilmiş olsa dahi, delil olarak kullanılabilir” diyor.

EŞCİNSEL BABA VELAYETİ ALABİLİR 
Senaristlik yapan genç kadının ‘nitelikli cinsel taciz’ ve TCK’nın 233/3 maddesi gereği ‘anne-babanın çocuklara zarar verecek şekilde davranması’ suçları kapsamında eşi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden avukat Mermer, “Anne veya babanın alışkanlık haline gelmiş sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması ya da onur kırıcı tavır ve hareketleri sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokması halinde kişiler hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis istemi ile dava açılabilir” diyor.

Hâkimin velayetin boşanan taraflardan hangisine bırakılacağını belirlerken sadece çocuğun menfaatini göz önüne alacağını belirten Mermer, şöyle devam ediyor: “Baba ya da annenin cinsel tercihinin farklı olması mahkemeyi ilgilendirmez. Çocuğun menfaati neyi gerektiriyorsa velayet o kişiye verilir.”



PSİKOSOSYAL GELİŞİM AÇISINDAN SIKINTILI 
Çocuk ve genç psikiyatristi Doç. Dr. Veysi Çeri, her vakanın kendi içerisinde değerlendirilebileceğini, o nedenle de ‘kesin’ bir yargıya varmadan önce olayın çocuğun üstün yararı açısından iyi incelenmesi gerektiğini savunuyor, şöyle de devam ediyor:

“Babanın kadın kıyafetleri, kadın iç çamaşırı giyip çocuğuyla girdiği etkileşim istismar düzeyinde mi? Babanın bu eğilimi bir fantezi, anlık bir çılgınlık mı? Cinsel bir eğilim mi? Bilmiyoruz. İfadelerden anladığım kadarıyla çocuk annesine ‘Sen yokken başka bir kadın geliyor’ demiş. Evde hiç tanımadığı bir kadın ile yalnız kaldığını düşünen çocuk, strese bağlı travma bozukluğu yaşayabilir. Babasını bir kadın, bir erkek kıyafetiyle görmesi ruhsal açıdan sıkıntı yaratabilir. Ancak şu da mümkün.

Belki de baba ‘çocuğu görmesin’ diye ayrı bir odada, kendi dünyası içinde bu kıyafetleri deniyor, makyaj yapıyordu. Çocuk da ‘tesadüfen’ gördü ve gördüğü kişinin babası olduğunu bile anlamadı ve annesine ‘Başka kadın geliyor’ dedi. Baba kendi dünyasında ne yaparsa yapsın başka, yaptığı eylem çocuğu etkiliyorsa durum başka!


 
TOPLUMSAL ROLLER 
“Doğrudur ya da yanlıştır demiyorum ancak toplum içerisinde alışılagelen stereotipler vardır. Örneğin ‘Kadınların saçı uzun, erkeklerin kısa olur’ ya da ‘Kadınlar etek giyer, erkekler pantolon’ gibi... Baba ile çocuğu arasındaki bu alışılagelmeyen etkileşim çocuğun toplumsal rolleri algılayışında bir sorun teşkil eder mi? Olabilir. Çocuk ile iletişim kuran yetkililer, çocuğun psikososyal gelişiminde hasar var mı, bu durum çocuğun toplumu algılama ve iletişim ve etkileşiminde sorun, davranışlarında değişiklik yaratmış mı; buna bakacak, ona göre yol izleyeceklerdir.”

GÖRÜNTÜLERİN İFŞASI SORUNLU
Bana göre buradaki sorunlardan biri de ‘mahrem’ görüntülerin dava dosyasından çıkıp, özellikle de sosyal medyada, hayli sert yorumlar eşliğinde elde ele yayılmasında. Doç. Dr. Veysi Çeri benimle aynı fikirde. “Çocuğun yaşadığı bu süreçten şu an için etkilenmediğini var sayalım. Peki yarın? Şimdi değil ama büyüyüp durumu idrak edebildiğinde görüntüleri görecek. Belki de çevresinin ayıplaması, hor bakışlarına maruz kalacak. İnsanların tepkilerinden anlamlar çıkaracak ki bu şu an yaşadıklarından daha yaralayıcı olabilir” diyor.

Avukat Mahir Işıkay: “İnsanların cinsel tercihleri bizi ilgilendirmemekle beraber kriter çocuğun durumdan psikolojik anlamda etkilenip etkilenmemesidir. Çocuğun bir aile yanında hem mental hem fiziki olarak sağlıklı yetişmesi ana koşuldur.