Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

90'lı yaşlarda bile kronik hastalıklardan uzak yaşamak mümkün mü?

Sağlık , 14 Eylül 2021 Salı, 10:21

Tıp ve teknoloji her geçen gün hızla ilerlese de 100 yaşında hâlâ genç görünmekten çok uzağız. Ancak araştırmalar; 90'lı yaşlarda bile kronik hastalıklardan uzak yaşanılabileceği konusunda sağlam bilgiler sağlıyor. Doç. Dr. Halit Yerebakan anlatıyor... (Sabah)

90'lı yaşlarda bile kronik hastalıklardan uzak yaşamak mümkün mü?

Çok eski zamanlardan bu yana uzun yaşamın sırrı merak ediliyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları mı, düzenli aktivite mi yoksa mutlu bir yaşam mı? Elbette her birinin uzun yaşam üzerinde etkisi var. Tüm bu olumlu etkilerin yanında bilim insanları başka sebepleri de inceliyor. Yaşlılık genellikle ağrı dolu bir beden ve zihinsel gerileme de getirir. Araştırmacılar, sadece daha uzun yıllar nasıl yaşanacağını değil, bu yıllara sağlık da eklemenin yollarını arıyor.

Araştırmacılara göre uzun yaşamın sırrı hücrelerin derinliklerinde saklı olabilir. Tıp ve teknoloji her geçen gün hızla ilerlese de tabii ki 100 yaşında hâlâ genç olmaktan çok uzağız. Ancak araştırmalar, 90'lı yaşlarda ve sonrasında kronik hastalıklardan, bedenen ve zihnen çöküşlerden uzak yaşanılabileceği konusunda sağlam bilgiler sağlıyor.

Yaşlanma sürecini kontrol eden genlerin keşfi, müdahale edilebilirliği ve sürecin yavaşlatılmasını mümkün kılıyor. Yaşlanma, hücrelerin zamanla değişmesi ve vücudun onarım mekanizmalarının onları düzeltme yeteneğini kaybetmesi nedeniyle oluşur. Nihayetinde hastalıklar ve ölüm meydana gelir. En basit haliyle hücrelerin yaşlanması önlenebilirse yaşlılık saati de yavaşlayabilir. Her bir DNA zincirinin ucundaki koruyucu başlıklara telomer adı verilir ve hücrelerin dolayısıyla kişinin yaşlılığını etkiler. Telomerler kısaldığında hücreler çalışmayı durdurur ve artık yaşlı haline gelir.

SPORLA TELOMERLER UZUYOR

Araştırmalar, hücresel zırhı geliştirmenin en iyi yollarından birinin hareket etmek olduğunu ortaya koyuyor. 5.800'den fazla erkek ve kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, haftada beş gün 25 ila 40 dakika arasında koşanlarda, telomer uzunluğu dokuz yaş daha genç insanlardaki kadar gelişti.

Başka bir küçük çalışmada, obez olarak sınıflandırılan kadınlarda telomerler, direnç eğitimi ve aerobik egzersizlerden sekiz hafta sonra büyüdü.

Ortalama 16 yıl boyunca spor yapan 35 yaş üstü kişilerin incelendiği çalışmaların sonuçlarına göre de aynı yaşta olup hiç spor yapmayanlara göre daha uzun telomerlere sahip oldukları bulundu. Meditasyon da telomerleri korumaya yardımcı olabiliyor.

2013'te yapılan bir araştırmada, başkalarına karşı sıcaklığa odaklanmayı içeren sevgi dolu şefkat meditasyonu uygulayıcılarının, meditasyon yapmayan insanlara göre önemli ölçüde daha uzun telomerleri olduğu bulundu. Ayrıca yiyecek alımının günün belirli saatleri veya haftanın belirli günleri ile sınırlandırıldığı aralıklı oruç diyeti; sirtuin olarak bilinen uzun ömürlü genleri aktive eden kimyasalların seviyelerini yükseltiyor, hastalıklara karşı koruma sağlıyor, DNA onarımını hızlandırıyor.

VÜCUDUNUZU ŞOKA SOKUN

Biyolojik yaş, yıllara göre değil vücudunuzun sağlık durumuna göre hesaplanır. Bazı çalışmalara göre; sebze, meyve, balık, kabuklu yemişler, baklagiller ve zeytinyağına ağırlık veren Akdeniz diyetiyle bir yıl geçiren insanların biyolojik yaşı 1,5 yıl düşüyor.

Uzmanlara göre bazen vücuda şok da gerekli; kışın ortasında soğuk suya dalmak gibi. Bu şekilde hücreler strese sokularak değişime uyum sağlamaya ve vücut ısısını normale döndürmeye zorlanır. Böyle şoklar uzun ömür genlerini harekete geçirir. Kışın geceleri pencereleri açık bırakarak veya soğukta egzersiz yaparak da benzer faydalar elde edebilirsiniz. Ancak bu tür şoklara 3-4 dakikadan fazla maruz kalmayın. Yüksek yoğunluklu antrenmanlarla hücrelerinizi strese sokabilirsiniz.