Bursa
Çok Bulutlu
17.1°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Aile Danışmanlığı Üzerine  

Gündem , 17 Eylül 2020 Perşembe, 14:22

Aile Danışmanlığı Üzerine  
Aile Danışmanlığı ABD, AB ve gelişmiş ülkelerde 60 yıldır var.

Aile Danışmanı olabilmek için psikoloji, pdr, çocuk gelişimi, tıp eğitimi almış doktor olabilme gereği vardır.

“Uzman Aile Danışmanı” olabilmek için 300 Saat teorik +120 Saati uygulamalı +30 Saat Süper vizyon=450 Saatlik program takip edilir. Bu süre lisans üstü eğitime denk gelir.

* Aile içindeki psikolojik sorunların henüz bir psikiyatrik probleme dönüşmeden aile içi çatışmaların koruyucu ruh sağlığının sağlanması yine Aile Danışmanlığının işlevleri arasında yer alır.

*Eşlerin iletişim becerilerinin geliştirilmesi, farkındalıklarının arttırılması sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri için oldukça önemlidir.  Çünkü aile içinde yaşanabilecek en kaotik sorunlar gelişmiş iletişim becerileri ile kolaylıkla çözülebilir ve yaşanan krizlerin eşlerin birbirini daha iyi tanıması için fırsat yaratırken, eğer iletişim becerileri gelişmemiş ise en basit sorunlar ise kaosa neden olabilecektir.

*Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda evlilik öncesi eşler aile danışmanları ile geçireceği belirlenmiş süreler zorunludur; ayrıca bu görüşmeler evlilik sürecinde devam eder.

Çünkü evlilik nihayetinde bir ilişki yönetimidir; beceri gerektirir, farkındalık gerektirir ve danışma süreci yanında araştırma okuma gözlem gerekir.

* Psikolog ve psikiyatristler genel olarak tedavi odaklıdırlar. Aile Danışmanları gerekli gördüğünde danışanlarını ruh hekimine yönlendirebilir.

Neden Aile Danışmanlığı?

* Ülkemizde beş evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor.

* Dünya da ve Türkiye de boşanma oranları, suç oranları, ruhsal sorunlar artmaktadır.

Çünkü sanayileşme devrimi ile birlikte tarım toplumuna has geniş ailelerin, çekirdek aileye dönüşmesinin sonucunda oluşan boşluk Aile Danışmanlığını zorunlu kılmıştır.

* Geleneksel geniş aile; yani paylaşan, aidiyet duygusu olan, sıcak ilişkiler, dayanışma, tecrübenin getirdiği sağlıklı ilişkiler, daha ekonomik bir yaşam, daha az ruhsal sorun, varoluşun boyutlarını yaşayabilmiş daha sağlıklı nesil ve daha sağlıklı toplum “BİZ” diyenlerin bir arada olduğu idealist yapı.

Geniş aile, aidiyet duygusunun tatmin edildiği  dayanışmanın paylaşımın danışmanın var olduğu geniş aile, insan doğasına daha uygun olandır.

* Modern çekirdek aile; ”Daha özgür” olabilmek adına, kabuğuna çekilme, çözülme, zayıflayan bağlar, tüketimin arttırılması, madde bağımlılıkları, suç oranları, ekonomik ruhsal sorunlar, cinsel suçlar ve bozulan toplum yapısı. “BEN” diyenlerden oluşan egoist yapı... Nikahta ayağa basma, “BİZ” olmaktan uzaklaşıp “BEN” olabilme kaygısı taşır. Daha imza atılırken bir sağlıksızlık var.

* Geniş ailelerden çekirdek aileye geçişte boşanmalar, suç oranları, bağımlılıklar, kadın cinayetleri, şiddetli geçimsizlikler artmaktadır. Geniş ailenin ortadan kalkmaya başlamasıyla oluşan boşluğun neden olduğu sorunların çözümünde yer alır Aile Danışmanları.

* Eş seçimi, evlilik sürecinin sağlıklı devam ettirilmesi, aile bireylerinin farkındalıklarının arttırılması, iletişim becerilerinin güçlendirilmesi, çatışma yönetimi, zorunluluk hallerinde boşanma ve boşanmış aile bireylerin yaşama tutunmaları, boşanma sürecinin yönetilmesinde aile danışmanlarına gereksinim duyulur.

* Evlilik bir ilişki yönetimidir. Kadın-Erkek çok fazla farklılıkları olan iki insan. Farklılıkların farkında olmak değiştirmeye çalışmadan, dayatmadan iki tarafında çözüme doğru kendilerinden fedakarlık yapmaları “altın ortak nokta” ya ulaşmaktır. Farklılıkların zenginliğe, en iyiye krizin, fırsata dönüşmesidir, altın ortak nokta.

* Evlilikleri yıpratan sorunlar değil, sorun çözme konusunda yetersizlikleridir.

* Beklenti, istek ve ihtiyaçlar net olarak ifade edilebilmelidir.

* Ne kadar kişilik uyumu da olsa, iletişim becerileri, saygı, sevgi, ilgi de olsa çatışmaların olması kaçınılmazdır. Çatışmadan kastedilen ise farklılıkların en uygun bir şekilde dile getirilmesidir. Hiçbir sorun sumen altı edilmeden uygun zaman da, uygun bir üslup ile ifade edilmelidir.

Eleştirmeden, ötekileştirmeden şiddet uygulamadan, baskılamadan bağırıp çağırmadan nezaketle farklılıklar ile duygu ve düşünceler  kesinlikle dile gelmelidir.

Eş Seçimi


Kendini seçemeyen, dengini seçemez.  

Dengini bulman için kendini tanıman gerekecek.

Eğer kişi kendini seçmemişse, tanımamış, sevmemiş, kabul etmemişse eş seçiminde isabetli davranması zorlaşacaktır.

Kendisini seçemeyen kişinin gerçekçi olmayan beklentileri vardır.

Kendisini seçemeyen kişi mutluluğu, seçtiği eşinin ona altın tepside sunacağını hayal eder.

Beklentiler gerçekleşmeyince hayal kırıklığı içinde yanlış eş seçtiğini düşünür, eşini değiştirmeye çalışır,  suçlar ve evlilik ilişkisinin yönetilmesi zorlaşmaya başlar.

Nasıl Bir Eş İstiyoruz?


Bu araştırma sonunda kadın ve erkeklerin eş seçiminde aranılan özelliklere göz atarsak:

Nezaket ve anlayış, zeka, fiziksel çekicilik, memnun edici kişilik, sağlıklı olması, uyumlu olması, yaratıcılık, çocuk istemesi, benzer eğitim düzeyi, iyi bir genetik miras, kazancın iyi olması, ev işlerinde iyi olması, benzer dini yönelim, siyasi görüşü.

Bu faktörlerin önem sıralamasında kişi ve  cinsiyet  farkı  gözlenebilmektedir.

 * İnternet ortamında “mizaç uygunluğu” kriterlerine göre yapılan evliliklerde de boşanma oranları bulunduğu ülke ortalamasında olduğu görülür. Mizaç uygunluğu evliliğin sağlıklı sürdürmesinde önemlidir ancak yeterli değildir. Beklentilerin uyumu, isteklerin ve ihtiyaçların karşılanması, sorun çözme becerileri daha önem kazanır.

Eş seçiminde öncelikle kişi kendini tanımalı “ben kimim” olmazsa olmazlarım nelerdir”. İkinci olarak evleneceği kişinin nasıl biri olması gerektiği. Üçüncü olarak da belirlediği kriterlerin nişanlı, sözlü veya eş adayında gözlenmesi. Özellikle eş adayının diğer insanlarla ilişkileri onu ele verir.

Evlilik ve cinsel yaşam

* Cinsel yaşamın sağlıklı olması diğer sorunların aşılmasında olumlu etkiye sahiptir. Sağlıklı cinsel yaşam evliliğin sağlıklı gelişmesinde oldukça büyük öneme sahiptir. Cinsel yaşamda cinsel birleşmenin yeri zannedildiği gibi çok fazla değildir.

Cinselliğin bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal yönleri vardır. Sevgiyle aşkla sürdürülen yaşamın her alanı cinselliği içerir. El ele yürümek, sohbet etmek, birlikte içilen çay, yapılan ev işi, alışveriş, seyahat dokunmak, sarılmak, onu hissetmek, onunla olmaktan duyulan haz, yaşanılan mutluluk paylaşılan, hoşa gidenleri içerir cinsel yaşam.

Cinsellik Akıldadır, duygudadır, ruhtadır sosyal yaşamdadır ve bedendedir.

Aile Danışmanı en çok da doğru bilinen yanlışların olduğu alanların başında gelen cinselliğin anlaşılmasına katkıda bulunur.

Ve Cinsel yaşam kişiye ve aileye özeldir. Hiçbir standardı yoktur. Bireylerin karşılıklı mutlu olacağı tüm davranışlar onlara hastır.

Cinsel sorunlara çoğunlukla doğru bilinen yanlışların neden olduğu korkular, kaygılar ve yanlış inanışlar neden olabilmektedir.

Yasak günah ayıp vb yaklaşımları çocuğun cinsel konularda sağlıklı gelişimini etkileyecektir. Her yaşa göre ne çocuğun sorularını onun anlayacağı kelimelerle ne tepkisel ne de fazla vurgulamadan oldukça sakin ve doğal kalınarak cevaplar verilmelidir. Karşılaşılan cinsel sorunların temeli çoğunlukla psikolojiktir.

Boşanma

* Boşanma ise seçenek değil zorunlu hallerde gündeme gelmelidir. Eşler arasında iletişimde sık gözlenen olumsuz ifade oranlarının fazlalığı, ilgisizlik gösteren, sürekli şikayet eden, eleştiren, savunmaya geçen, susan, küçük düşüren, şiddet içeren davranışların fazlalığı evliliği çekilmez hale getirir. Aile danışmaları bu konularda fakında oluş sürecine, çatışma yönetiminin ve sağlıklı iletişim becerilerinin kazanılmasına rehber olur.