Bursa
Çok Bulutlu
11.3°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Bakan Koca'dan önemli açıklamalar

Gündem , 25 Kasım 2020 Çarşamba, 19:53

Sağlık Bakanı Koca, Bilim Kurulu sonrası yaptığı açıklamada "İstanbul, Kocaeli, Bursa ve İzmir'de üçüncü zirve yaşanıyor. Daha ağır kısıtlamalar kaçınılmaz gibi görünüyor" dedi. Koca, 25 Kasım tablosunu açıklayarak "en yüksek vefat sayısı yaşandı" dedi.

Bakan Koca'dan önemli açıklamalar

Bakan Koca'nın konuşmasından satır başlıkları:

Kovid pandemisine yol açan virüs insanlığın ilk defa karşılaştığı bir virüs. Tanıdıkça mücadele stratejiimiz ve tedavi algoritmalarımız da değişebiliyor. Yeni test yöntemleri ortaya çıkabiliyor. Bu, dünyada da bu şekilde seyrediyor. Bir ülkenin çok yarar gördüğünü ileri sürdüğü tedaviyi bir başka ülke etkisiz ilan edebiliyor. Bilinmezliklerin yanında firmaların, tanıtımların da bu dinamikte rol aldığını görmezden gelemeyiz.

Ülkeler sosyoekonomik düzeyler, geçmiş tecrübeleri ve imkanlarına göre virüsle mücadele ediyor. Birçok ülkenin aksine Türkiye sağlık sistemi pandemiyi sürpriz olarak karşılamadı. Ülkemizde hastalık görülmesi üzerine yoğun bir mücadele dönemine girdik.

15 İLDE VAKALAR YÜZDE 50 ARTTI

Son hafta içinde yüzde 50'nin üzerinde vaka artışı olan 15 ilimiz var. Antalya, Düzce, İzmir, Manisa ve Tekirdağ ise bu sınıra yaklaştı. İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir, Kocaeli, Ankara'da yoğunluğu azaltmak için sağlık çalışanlarımızın yoğun bir çabası vardır.

Bursa'da yüzde 78 yoğun bakım doluluk oranı

Bursa'da son 3 günde vakalarda azalma var.

ÜLKE KAYNAKLARI SEFERBER EDİLDİ

Hastanede elektik vakaların elenmesi, acil durum hastaneleri yapılıp devreye alınması, pozitif vakaların izolasyonu, yaşlı ve genç nüfusun sokağa çıkışının sınırlandırılması, seyahat kısıtlamaları, uzaktan eğitim başta olmak üzere çok sayıda tedbiri hayata geçirdik. Hayat Eve Sığar mobil uygulamasını geliştirerek riskli bölge ve kişileri takip etmeye başladık. Tanı kiti, koruyucu malzeme, ilaç ve solunum cihazı temini ve üretim kapasitesinin artırılması için bütün ülke kaynaklarını seferber ettik. Teknolojik ürün imal ettik.

Kendi aşımızı üretmek için bilim adamlarımıza her türlü desteği sağladık. Yaygın bir temaslı taraması, filyasyon ağı oluşturduk. Valilerimizin ve belediyelerimizin desteğiyle oluşturulan motorize ekipler salgın kontrolünde önemli rol üstlendi.

TÜRKİYE DÜNYADA FARK YARATTI

İzolasyondaki kişilerin düzenli takibi yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Türkiye yaygın filyasyon yapılması, ülke genelinde standart tedavi protokollerini uygulanması gibi hizmetler bakımından dünyada fark yarattı.

Ulaşımın arttığı Kurban Bayramı sonrası Anadolu'da hızlı bir artış yaşadık. Konya, Kayseri, Gaziantep, Batman, Van, Muş, Hakkari ve Ankara'da yüzde 100'ü geçen artışlarımız oldu. Eksiklerimizi, hatalarımızı, ihmal ettiklerimizi detayına kadar tespit etmeye çalıştık. Hem merkezi yönetim hem de yerel idarecilerimiz üzerlerine düşeni yaptı. Alınan tedbirler sayesinde artış kısa zamanda kontrol altına alındı.

Test sonuçlarının hızlandırılması, tedaviye erken başlama, filyasyon ekiplerinin artırılıp filyasyon süresinin kısaltılması gibi bilinen tedbirlerin yanında hastalanerimizde yoğun bakım yataklarını artırdık.

KORONAVİRÜS VERİLERİNE İLİŞKİN İDDİALARA AÇIKLAMA

İleri sürülen iddiaların aksine verdiğimiz verilerin doğru anlaşılmasını sağlamaya çalıştık. Temmuzdan sonra veri tablomuzda hasta kavraını kullanmayı tercih ettik. Ağır hasta sayısını her gün kamuoyuyla paylaştık. Testi pozitif olanları HES kodu üzerinden sorgulamak mümkün. Açık test politakasına geçtik.

"YERLİ AŞI NİSAN'DA HAZIR OLACAK"

Nisan ayında ilk aşımıza kavuşmayı ümit ediyorum. Risk guruplarını kademeli olarak aşılamayı planlıyoruz.

3. ZİRVE YAŞANIYOR

Halihazırda 100 bini aşkın pozitif vaka yaşam mücadelesi veriyor. Dünyada ilk zirvenin yaşandığı nisan ayında günlük yeni vaka 80 bin civarında iken kasım ayında 660 bini aştı. İstanbul, İzmir, Bursa gibi illerimizde başlayan artış trendi neredeyse bütün ülkeye yayılmış durumda. Bu artışı göğüsleyebilmiş durumda isek de gidişatı azaltabilmek için radikal tedbirlere başvurmamız kaçınılmaz olmuştur.

Geçen hafta bir dizi kısıtlayıcı kararlar yürürlüğe kondu. Önce Anadolu illerimizde, ardından ağırlıklı olarak ülkemizin Batı yakasında artışlar oldu. İstanbul, Bursa, İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar. Geçen hafta sayın Cumhurbaşkanımızca açıklanan tedbirlerin etkisin yakından takip ediyoruz. İstanbul dahil bazı illerimizde kısmi bir düşüş başladıysa da henüz kesin bir yargıya varmak zor.

Toplumda güven sarsıcı polemiklerle harcayacak vaktimiz olmadığını düşünüyorum. Bu kadar ciddi bir durum varken mazeret üretmeksizin tedbirleri almak zamanıdır. Gece gündüz bütün gücümüzle uğraş verdiğimiz test laboratuvarlarımızın, seferber olduğumuz bir dönemdeyiz.

YENİ KISITLAMALAR OLACAK MI?

Tedbirlerle ilgili geçen hafta sonu başladı kısıtlamalar. Kısıtlamalar sonrası 1 hafta 10 gün içerisinde sonucu görmek mümkün olur. Şu an d eğerlendirmek açısından erken olduğunu, önümüzdeki hafta bu anlamda daha net, kısıtlamaların nasıl bir pandeminin seyrini değiştirdiğini görmüş olacağız. Ona göre ilave tedbir alınıp alınmaması gerektiği öneri olarak sunulmuş olacak.

Saat uygulaması hafta sonu için söylendi. Bilim Kurulumuz hafta sonu ile ilgili önerisi genel olarak olmamıştı. Kabinede değerlendirildi. Yurt dışında hafta içi 21.00-07.00 yaygın. Biz hafta sonu 20.00 ile sabah 10.00 arası sokağa çıkma yasağı demiş olsaydık aynı algı olur muydu? Aslında olan buydu. Gerektiğinde daha da genişletilebilir. Farklı bir öneriyi sunabilmemiz bizim 1 hafta 10 günlük zaman sonrası bu kısıtlamayla elde edilen sonuçla d oğru orantılı olur. Onu da gelecek hafta Bilim Kurulu'nda değerlendirmiş olacağız.

Herkes kısıtlamalar dışında gönüllü kısıtlamalara kişisel olarak geçmeli. Zorunlu olmadıkça evden çıkmamalıyız. Bu virüsün insandan insana geçtiğini biliyoruz. Ev ortamında bulaşların yoğun oludğunu, misafirliklerin olmaması gerektiğini, kalabalığa girilmemesini, maskeden taviz verilmemesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Grip aşısıyla ilgili daha önce de detaylı şekilde açıklamıştım. Grip aşısında özellikle bizim bu yıla kadar her ülke bir yıl önceden grip aşısının siparişini verir. Bu yıl dünyada grip aşısının arzı yüzde 20'yi geçmedi. Bizde ise geçen yıl 1.3 milyon grip aşısı tedarik etmiştik. Eczanelerden satışına izin verdiğimiz halde 1 milyon 100 bin oldu. Yani geçen yıl 200 bin grip aşısı eczanelerden satılıyor olmasına rağmen kullanılamadı. Birçok ülke bizden farklı olarak yoğun kullandı. İngiltere 30 milyon, Almanya 26 milyon sipariş verdi.

Bizde ise geçen yıl az kullandığımız için 2.3 milyon grip aşısı tedarik etmiş olduk. Bu yıl 2.3 milyon grip aşısı kullanıma hazır halde, sağlık çalışanlarımıza başlamış olduk. Kimlere yapılması gerektiğini Bilim Kurulu Aşı Grubu en riskli grubu tespit ederek başlatmış olduk.

Bu yıl eczanelerden satışına izin vermedik. Kime yapılması gerekiyorsa o kişileri en riskli gruptan başlayarak sınıfladık. Her geçen gün bu tüketimle doğru orantılı olarak kapasiteyi genişletmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar 772 bin oldu. Ama 6 milyon açık şu an. Birkaç gün içerisinde bunu daha da genişletmiş olacağız. Muhtemelen 75 yaş ve üzerine uygulanmasını ilave ettik. 70 ve 1 hafta 10 gün içerisinde 60'a indirmi olacağız. Dijital ortamda çok rahat takip ediyoruz.

Özetle TEB'in bahsettiği aşıyı tedarik edeceğini söyleyen firma, daha önce bizimle irtibata geçen, bize hatta 11 dolar teklif veren TEB için de aynı dönemde 12 dolar teklif verip, TEB'in bize 12 dolar teklif ettiği bir aşıdan bahsediyoruz. Devamında firmanın belgeleri istediğimizde böyle bir aşının olmadığını yazılı olarak beyan etti. Biz o aşıyı daha önceden irtibatlı olduğumuz firmadan 11 dolara teklif edildi zaten. Bu anlamda aşı var diyerek siyasetin malzemesi yapıldı.

Tabloyu gösterirken söylemiştim, Nisan ayında zatüre oranımız yüzde 30'lara yakındı. Şu anda yüzde 3.4. Yani 10 kat azaldı. Bu zatürre oranının azalmasının en büyük sebebi önceden ve erken dönemde kullanılan ilaçlar. Bu ilaçları vatandaşımızın hassasiyetle uygulamasını özellikle söylemek istiyorum. Zatüre oranı aynı oranda devam etmiş olsaydı hastanelerimiz bu yükü kaldıramazdı. Vatandaşımızın yüzde 80'e yakınının hafif geçirdiğini biliyoruz.

Ben ilaç almadan hafif atlattım diye düşünebilir. Bize ağır gelen hastaların ilaç kullanmayan hastaların olduğunu özellikle altını çiziyorum. Erken dönemde kaybetmek durumunda kaybettiğimiz hastaların erken dönem tedavisi başlamayan, ilacını almadığını bilelim. Bu hastalığın 7. 8.günününde akciğer tutumuyla kendisini gösteridğini, eğer kötüleşince ilacı al demenin doğru olmadığını söylemeliyim. Erken dönemde ilaçlarımızı mutlaka alalım. Bu dönemde nezle, grip benzeri belirtinin Kovid olabileceğini mutlak düşünelim. İlaca erişmeye gayret edelim. Erken dönemde verilen ilaçları kullanmış olalım. Vatandaşlarımız ilaçlarını kullanmaktan vazgeçmesinler.

Bununa ilgili genelge geçen hafta yayınladık. Özellikle PCR testini çalışabilir herkese bunu açmak istedik. Özel sektöre, vakıf üniversiteleri PCR testinin yapılabilirliğinin önünü açtık. Geçen hafta 250 Tl'den fazla ücreti alan sağlık kuruluşlarının olduğu bilgisi bize de geliyor. Yeni genelgede çok net tanımladık, 250 TL'den fazla ise bunun iadesini, vatandaşlarımızın hepsi iade için müracaat edemiyebilir. Gerektiğinde lisans iptali dahil olmak üzere net bir şekilde yazdık. Vatandaşlarımız 250 TL'den fazla ücçret istenme durumu söz konusu olursa bize müracaat etsin. Lisansın iptal edilebileceğini özel sektör de vatandaşımız da bilsin, bunu çok net söylüyorum."