Bursa
Çok Bulutlu
21.3°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Bakkal’ın hileli terazisi

Bursaspor , 02 Eylül 2020 Çarşamba, 14:15

Bakkal’ın hileli terazisi
Mesut Bakkal’ın kitap diye yazdığı ucubeye bir göz atınca daha futbolculuk hayatının ilk yıllarında bile “teşvik primi” ve “şike” ile teşrik- i mesaiye girdiğini anlıyorsunuz.

Babasına aldığı evi, eve aldığı televizyonu anlatarak hayırlı evlat olduğunu iddia eden birinin kitabı değil mektubu bile okunmaz.

Kitabın devamını okurken midemin bulanacağını düşündüm ve bizi ilgilendiren son bölümü öğürme pahasına dikkatle okudum.

Baştan sona kadar kendini ön plana çıkaran fotoğrafların yer aldığı albüm kıvamındaki şeyi, kitap diye yazarken her ahval şeraitte kendini haklı ve mazur göstermeyi de unutmadığını gördüm.

Bursaspor’a geliyor manşetlerini kitabına döşemiş ama Bursaspor’a gelmeden önce “Ali! Bakkal’a gitme düşersin” yazımdan eser yoktu.

Meslek hayatını her safhasında bulaştığı günahları gururlanarak anlatan birinin başarılı ve dürüst olmasını bekleyebilir misiniz?

Malum Ali bekledi ama faturayı bütün Bursa’ya ödetti.

Her lig başladığında en takımın şampiyon olmasını ve en kötü üç takımın küme düşmesini dilerim ve bunun adına temiz lig denir.

Sürecin finali öyle bitmediğinde ; ki genellikle öyle bitmiyor. İşte o zaman isyan ediyorum.

Biz düştüğümüz yıl en kötü üç takımdan birisi değildik.

Ve başımıza geleni şanssızlığa falan da bağlamıyorum.

Biz daha Bakkal gelmeden Bursa’daki 2-3 lük Galatasaray maçında infaz edilmiştik.

Son maçta bile 80’li dakikalarda eş zamanlı maçların sonucunda ligde kalacak skor vardı ama kardeş dediğimiz Ankaragücülü Cebrail’in eli bize Azrail oldu ve düştük.

Bakkal konusuna geri dönersek, onu kurtarıcı diye getiren malum Ali bey, Bakkal’ın kitabının Bursaspor bölümünü okusun.

Adamcık takım çalıştırmak yerine kitabına malzeme olsun diye not tutmuş sanki…

Yatak odası hariç ne kadar mahrem ilişkisi varsa ortaya dökerek mesleki ahlaksızlık yapmış.

Bu takımın taraftarını avantacı, yol kesici, kavgacı olarak etiketlemek Bakkal’ın haddini aşar.

Malum Ali’nin verdiği paradan, kulübe gelen icralardan, futbolcuların sokakta rahat gezememesinden tutun taraftarın umre gezisinin finansmanına kadar her türlü özeli birer birer açıklarken, kendini sütten çıkmış ak kaşık kadar temiz olarak ifade etmiş.

Malum Ali’nin kulübe verdiği parayı eliyle saymış gibi anlatırken kullandığı cümleler Başkanın kulübü bilerek ve isteyerek düşürdüğünü ima ediyor.

Nasıl mı?

Başkan 18 Milyon para veriyor ama futbolcular alacakları ödenmediği için oynamıyorlar.

Gelmeden önce Samet hocayı arıyor. Futbolcu kalitesinin iyi olduğunu ancak ödemelerin büyük sorun olduğunu öğreniyor.

Kulübe iki üç kez haciz geliyor ve bilgisayar, televizyon ve hatta otobüs haczedilip bağlanıyor.

Bakkal odasında oturduğu koltuk mabadına batınca altından hacizden kaçırıldığını düşündüğü laptop çıkıyor.

Kulüpte yemeklerde ete hasret kaldıklarını anlatıyor.

Şimdi soruyorum!

 Cebinden 18 milyon Euro vermiş bir adamın takımında böyle futbolcu alacakları, yokluk, kıtlık, icra gibi muhabbetler olur mu?

Ya verdiği para yalan, ya düşürmek için para varmış, ya da ortada var ciddi bir talan…

Bakkal defterleri sırlarla doludur ve dürüst bakkallar o sırları namusu gibi korur, borçluları kimse ile paylaşmaz ve her soyadı bakkal olan bakkal olamaz.

Doğru adam seçmek için de düzgün adam olmak gerekir.

Bu gün Erkan Kamat’ın bu yükü nasıl taşıyacağı, Mustafa Er’in tecrübesinin yetip yetmeyeceği üzerine yorum yapanlar, Bakkal’ın kitabının Bursaspor bölümünü okurlarsa şimdiki Başkan, Yönetim  Kurulu, Teknik Heyete tam ve koşulsuz destek verirler.