Bursa
Parçalı Bulutlu
21.1°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Ben bilim insanıyım! Siyonizm emellerine alet olmam!

Gündem , 11 Ekim 2020 Pazar, 12:48

Doç. Dr. Oytun Erbaş’ı iki yıl kadar önce Bursa GESİAD sinerji toplantısında dinledim ve o günden itibaren yayınlarını ve videolarını takip etmeye başladım.

Ben bilim insanıyım! Siyonizm emellerine alet olmam!
Yani “Sen neymişsin be abi?” Ayhan Sicimoğlu’nun sözüyle Oytun hocanın “hastası” oldum.

Bize talk show kurgusu ile anlattığı tıp biliminin minik sırlarını öğretirken güldürüyor ama aslında sağlıklı yaşamın yol haritasını gösteriyordu.

Bakıcınız Özbek ise çocuğunuz da Özbek gibi olur

Sivri dili ile Bademli veya Balat’ta oturan iş insanlarının eşlerine “Çocuklarınız ne olacak diye merak etmeyin SİZE benzeyecek” dedi ve herkes mutlu oldu ama “Eğer bakıcınız Özbek kadın ise hiç umutlanmayın çocuğunuz Özbek gibi olacak” diye ilave edince çoğu şaşkına dönmüştü.

Oytun Hocanın “hastası” olarak PANDEMİ döneminde çıktığı programlarını hepsini takip ettim.

Ege şivesiyle “Ellerinizi sabunla bol bol yıkayın ve gün içinde bol bol kolonya kullanın” dediğinde PANDEMİ ile mücadeleyi bu kadar “hafife” aldığı için eleştirilmişti. Onun biraz temkinli yaklaştığı maske dışında bütün söylediklerinin hepsi yaşamımızda yerini aldı.

Bunları söylerken COVİD 19 aşısının bulunma sürecinin bir yıldan fazla uzayacağının altını çiziyordu.

Oytun Hoca çok konuklu programların adamı değildir.

Bilim insanlığının alfabesi olan merak ve şüphe dışında, entelektüel birikimi, belagat özelliği, rahatlığı, sivri dilinin yanı sıra sözü diline ve sazı eline alınca ağzının içine baktırması onu farklı kılıyor.

Bilim insanlığından taviz vermeden ama halkın diliyle konuşması birilerine battığını hissediyorduk ki; programlara katılmaz oldu.

Ama geçen sezon sonunda TV 100’ de başladığı “ Oytun Hoca ile Bilim” programı bu sezonda da başladı ve benim yine vazgeçilmezim oldu.

Cumartesi geceleri saat 21:OO de TV100 ‘ü açın, izleyin ve benim gibi siz de hastası olun.

Oytun Hoca konuklarına fazla söz vermemesi ile eleştiriliyor ve sanırım sivri dokunuşları ile de uyarı almış olmalı ki; dün akşam konuğu olan Beyin Cerrahı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın hoca ile harika bir gösteri yaptılar.

Bilimin muhteşem ışığını yansıtan İsmail Hoca her sözü ile çevresini aydınlattı.

Trabzonspor aşkını ifade edince Karadenizli olduğunu anladığımız hocanın çok değerli mesleki kariyerinin yanı sıra dünyanın bin bir hali hakkındaki bilgi derinliğine ve esprili ifade biçimine hayran oldum.

Bu arada Oytun Hocanın ondan sözü  geri alabilmek için gösterdiği umutsuz  mücadelesini de keyif ve tebessümle izledim.

İsmail Hoca programı izlemeleri ve birer soru sormaları için stüdyoda olan beş genç öğrenciye öğütler verdi.

Benim de hisse kaptığım öğütlerden bir demeti siz okurlarım ile de paylaşmak istedim

Yanlış yapmaktan korkmayın!

Hata ve yanlış yapmaktan korkandan bir şey olmaz korkmayın. Hata yaparak doğruya ulaşabilirsiniz.  İlmin pozitif bilimlerle işi yoktur. Bilim ise matematik, fizik, kimya, biyoloji rehberliğinde yapılır ve insanlığa hizmet eder. Sizler ilim değil bilim peşinde koşun.

Münevver değil entelektüel olun!

Münevver insan kendi aydınlanan ama çevresini aydınlatamayan insandır. Oysa entelektüel insan çevresini ışığı ile aydınlatan insandır.  Siz entelektüel insan olun. Tıp’ta entelektüel birikim çok önemlidir. Ben Gazi Yaşargil hocanın öğrencisiyim. O benden bilgisini hiç esirgemedi ve hata yapmama izin verdi. Benim ilk asistanlarımın öğrencileri bile profesör oldu. Bu doğru aktarım biçimi olmasaydı tıpta ileri gidemezdik.  Türkiye olarak en iyi değiliz ama iyilerden biriyiz.  Ben binlerce beyin ameliyatı yaptım daha da yapacaklarımla ancak toplam yüz bin insanın hayatına dokunabilirim ama bir aşı dozu bularak milyarlarca insanın hayatına dokunabilirsiniz.

Bilimin vatanı, dini, milleti olmaz!

Bilim evrenseldir ve hiçbir kişi kurum ve devletin tekelinde değildir.

1200 yıllarında Muhyiddin İbni Arabi’nin yazdığı kitabın içeriğindeki “nesnelerin interneti “ tanımını bugün kehanet olarak algılatanlara inanırsak o yıllardan daha gerideyiz demektir.

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Yale Üniversitesinin en genç yaşta profesör olan ve en değerli bilim adamlarının birisi ve Nobel Jüri seçici kurulunda olmasına rağmen Nobel’e aday gösterilmemesi de kendi ifadesi ile ırkçılık lobisidir.

Albert Einstein bilim adamı olduğu kadar dindar bir Yahudi’dir.  Tevrat üzerine yorum ve yazıları vardır.

İsrail devleti kurulduğunda onun dünyanın yaşayan en saygın bilim adamı olduğunu düşünen yetkililer İsrail’in kurucu Devlet Başkanı olmasını istediklerinde “ Ben bilim adamıyım ve sizin Siyonist emellerinize alet olmam” diyerek ret etmiştir.

Bu arada ülkemizle ilgili acı bir gerçeği öğrendim. Profesör unvanı olan 45 üniversite rektörümüzün uluslararası literatürde yayınlanan bir yayını yok.

Kişiliği gen değil nöronlar belirler…

Bilimin ışığı karanlıkları aydınlatıyor. Karakter tahlillerinde düne kadar gen yapısının önemine vurgu yapılırken, günümüzde tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan deneylerle bunun nöronların aksiyonlarının kişiliği belirlediğini ispatlanıyor.

Ve hatta çok yakın zamanda bir kıldan, insan ya da hayvanın üç boyutlu yapısına ve görüntüsüne ulaşılacağını öğrenmenin sonuçlarını düşünebiliyor musunuz?

İki saatin çabucak tükendiği ve yetmediği bu programın tekrarına ulaşmanızı diliyorum.

Ya da haftaya kimselere söz vermeyin ve “ Oytun Hoca ile Bilim” i izleyin.

Bu aykırı adamı takip edin çok seveceksiniz.

Ayrıca abuk subuk küfrü espri sanan zevzeklerin programlarına kalite, keyif ve espri olarak fark atmazsa taş olayım.