Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Ben ona tapmıyorum ki!

Yaşam , 10 Kasım 2020 Salı, 09:30

Ben ona tapmıyorum ki!
Putlaştırmanın ilahlaştırmanın, tapmanın alemi yok diyen, kulak tırmalayan sesler geliyor kulağıma…

Tapmak; Tanrı'ya yaratıcıya inanmak onun emir ve buyruklarına kulluk etmektir.

İlahlaştırmayı çok tanrıcılıkla karıştırdığın aşikar...

İlâh veya ilâhe; bir alanda yaratıcılığıyla hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok sevilen, çok tutulan kimsedir.

Senin put dediğin heykeldir.

Heykelde taş, tunç, bakır, kil, alçı, ağaç, fildişi gibi maddelerden kalıba dökülerek, yontularak ya da yoğrulup pişirilerek yapılan insan, hayvan vb. biçimlerini yansıtan sanat yapıtıdır.

Duygusuz hareketsiz ruhsuz gibi görünse de o sanat eserini yapanın duygusunu hareketini ruhunu görmezden gelmişsin anlamakta güçlük çekiyorsun demektir.

Ben de diyorum ki, can sıkmanın eveleyip gevelemenin saygısızlığın alemi yok.

Sevmeyebilirsin!

Köhnemiş fikirlerin kendinle kavga edebilir!

Birileri zihnini zorlayabilir!

Ama bu senin saygısız olacağın bir başkasını yoracağın anlamını taşımaz!

Benim kimi sevip sayacağıma ise sen karar veremez etki altında bırakmaya çalışmazsın.

Ben bu hakkı sana ona şuna buna vermiyorum.

Ben bir kadın olarak, bir erkeğin 4. 5. karısı olmadığım için ilahlaştırdığım o büyük insana minnet duyuyorum...

Putlaştırdığım liderin haremine girmek için inancımı imanımı satmıyorum...

Başımı deve hörgücü gibi sarıp kara çarşafa bürünüp yahudi geleneğiyle yaşamıyorum...

Bugün hür irademle karar verdiğim için, seçme ve seçilme hakkına sahip olduğum için, öğrendiğim okuduğum yazdığım için o emsalsiz insanı seviyorum...

Kimliğimde ismimi anamı babamı dedelerimi yerimi yurdumu bildiğim için o kahramanla gurur duyuyorum...

Kadını diri diri toprağa gömülmekten taşlanmaktan kurtardığı için hayatın her alanında kadını yücelttiği için o "deha" ile gurur duyuyorum...

Farklı manevi kültürleri bir arada tutmayı başarmış, bir yaptığı birlik yaptığı halkını, milli ve teknik kültürle medeniyete taşımış o büyük Öndere teşekkür ediyorum...

İnsanların zekasıyla inancıyla umuduyla özgürlüğü ile alay eden barbarlara haddini bildirdiği için iyi ki bizim Atamız diyorum...

Anıtkabir'e gidip namaz kılmıyorum, pervane gibi etrafında dönmüyor, eteğini öpmüyorum...

Kabrine bozuk para saçmıyor, etrafına çaputlar bağlayıp bana ev araba iş ver diye yalvarmıyorum...

Heykelinin büstünün portresinin karşısına geçip adaklar adayıp rüşvet istemiyorum...

İstiklâl Marşını okurken tarikat cemaat vari sağa-sola savrula savrula zıplayıp ağul uğul çirkinleşmiyorum...

Günah çıkarmak için vücudumun her bir yerine şişler batırıp ben dinciyim demiyorum...

Saygı duruşunda durmam beni ezmiyor, küçültmüyor, yaftalamıyor, onurumu gururumu kırmıyor!

Bir dakika ayakta olmam onun izinde yürüyeceğimin onun ilke ve inkilâpları ışığında ilerleyeceğim anlamını taşıyor.

Yoklukla kıtlıkla savaşırken yanmış yıkılmış viraneden yeni bir vatan doğurmak, beslemek, büyütmek, dünyaya tanıtmak her babayiğidin harcı değildir.

"Her kişi yiğit doğmaz, er kişi yiğit olur." Kahraman olarak yaşamak bir tek ona ve askerlerine yakışıyor.

Bu vatanın yeşiline, mavisine, sarısına, kahverengisine can katıp toprak yapan o 'Öncü'ye' nasıl minnet duymam, nasıl sevmem saygı duymam? Onunla yola çıkan ona inanıp toprağını arını namusunu koruyan aziz şehitler için nasıl ağlamam üzülmem?

Bu topraklar onunla birlikte; Vatanı, Bayrağı için kanının son damlasına kadar mücadele eden, bütün hedefi ülkesi olan çok yiğitler gördü, yaşadı.

O öyle bir kahraman ki; yeni bir ülke inşa edebilmek uğruna cepheden cepheye koşan, yılmaz-yenilmez zaferlerin askeri, gazisi…

Türk milletini çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı amaçlamış bir öğretmen, yenilikçi ve ileriyi görebilen özellikleri yanında büyük bir komutandır.

Türk milletine çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya ülkeleri arasında saygın bir hale gelmesini sağlamış, ülkesi için son nefesine kadar hizmet etmiş bir Liderdir.

Tüm dünya ülkeleri Atatürk'ü en nadir dahi, devlet adamlığı ve dünya milletlerine örnek olarak tanıdı.

Ve biz çok şanslıyız, Atatürk gibi güçlü bir öndere sahibiz.

Her 10 Kasım'da Türkiye'de yaşamın durduğu, bayrakların yarıya indiği, Türk milletinin matem günü olan bu günde kahraman olarak yaşamanın ve yaşayacak olmanın diğer adıdır Mustafa Kemal Atatürk.

Silkin kendine gel!

Milletin, Vatanın, Bayrağın, Hürriyetin için sende borçlusun, hepimiz ona çok şey borçluyuz.

Onsuzluğu kabullenemeyişimin hüznü ve burukluğu içimde...

Özlemle, ruhu şad olsun.