Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Bir annenin korkunç şüphesi

Gündem , 21 Aralık 2020 Pazartesi, 19:09

Bursa'da, oğlu Kasım'ı (5) yatırıldığı hastanede boğarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Süper Lig eski futbolcusu Cevher Toktaş'ın (33) yargılandığı davada, ifadesi alınan Toktaş'ın eşi Semanur Toktaş, "Adli Tıp raporu geldikten sonra ve Cevher'in unutkanlıklarını düşününce onun öldürdüğünden şüphelendim" dedi.

Bir annenin korkunç şüphesi

Süper Lig'de 2008- 2009 sezonunda Hacettepe Spor Kulübü'nde oynayan, son olarak geçen sezon Bölgesel Amatör Lig'deki Bursa Yıldırımspor'da kaptanlık yapan Cevher Toktaş, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı günü 23 Nisan'da, oğlu Kasım'ı öksürük ve yüksek ateş şikayeti ile Dörtçelik Çocuk Hastanesi'ne götürdü. Doktorun muayene ettiği Kasım, koronavirüs şüphesiyle hastaneye yatırıldı. Cevher Toktaş, doktorlara haber verip refakatçi olarak yanında kaldığı oğlunun fenalaştığını söyledi. Yoğun bakım ünitesine alınan Kasım Toktaş, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Ölüm raporunda 'nefes yetersizliği' yazılan Kasım, 24 Nisan'da Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.



'KASIM'I HİÇ SEVMEDİĞİM

İÇİN ÖLDÜRDÜM'

Kasım Toktaş'ın ölümünün üzerinden 12 gün geçtikten sonra Cevher Toktaş, karakola giderek, oğlunu kendisinin öldürdüğünü itiraf etti. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekiplerince ifadesi alınan Toktaş, oğlunu sevmediğini, sinir krizi geçirip, yastıkla boğduğunu söyledi. Toktaş, emniyetteki ifadesinde, "Oğlumun yanında refakatçi olarak kaldığım sırada sinir krizi geçirdim. Yatakta yatmakta olan oğlumun yüzüne yastık bastırdım, sonra doktorlara seslendim. Onlar da gelip muayene ederek, yoğun bakıma aldılar. 2 saat sonra oğlumun ölüm haberini aldım. Cenazesini ertesi gün Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verdik. Herkes oğlumun hastalıktan dolayı öldüğünü düşünüyor. Yaşadıklarım gözümün önünden gitmedi. Polise gittim. Kasım'ı hiç sevmedim. Sevmediğim için öldürdüğümü düşünüyorum" dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cevher Toktaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

ADLİ TIP KURUMU RAPORUNDA

KASIM'IN BOĞULDUĞU BELİRTİLDİ

Bursa Adli Tıp Kurumu'nda küçük Kasım'ın bedeninden alınan numuneler incelendi ancak ölüm nedeni belirlenemedi. Bunun üzerine soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı, Kasım'ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için dosya ve örneklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine ve rapor alınmasına karar verdi. İstanbul Adli Tıp İhtisas Dairesi'nde hazırlanan raporda imzası bulunan doktorların, Bursa Adli Tıp Kurumu'nun raporu ve minik Kasım'ın vücudundan alınan bulguları yeniden incelemeleri sonucunda, ölümün hastanede verilen ilaç veya uygulanan tedavi kaynaklı olmadığı, Kasım'ın nefes alamaması nedeniyle 'boğularak' öldüğüne oy birliği ile karar verdi.



YARGILANMASINA

DEVAM EDİLDİ

Bursa 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakkında 'alt soydan akrabayı kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Cevher Toktaş'ın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya, Cevher Toktaş, Bursa E Tipi Cezaevi'nden SEGBİS'le katılırken, Cevher Toktaş'ın babası Rıfat Toktaş, annesi Semra Toktaş, sanık avukatı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın avukatı salonda hazır bulundu.

'CİMRİLİK YAPTIM ÖZEL

HASTANEYE GÖTÜRMEDİM'

Bu duruşmada da oğlunu öldürmediğini öne süren Cevher Toktaş, "22 gün boyunca hastaydı, öksürdü doktora götürmedim. Hastalanmasının sebebi de bendim, sürekli pencereleri açıyordum. Özel hastaneye götürebilirdim, cimrilik yaptım, götürmedim. Kendimi affedemediğim için yaptım. Olayın buralara geleceğini düşünemedim" dedi.

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanığın eşi Semanur Toktaş da çocuğunun, eşi tarafından 23 Nisan'da hastaneye götürüldüğünü söyledi. Adli Tıp Raporu'ndan sonra eşinden şüphelendiğini belirten Semanur Toktaş, "Oğlumun öldüğü gün sürekli telefonla haberleştik. En son oğlumun öldüğünü söyledi bana. Kendisini suçluyordu. Olaydan sonra hepimiz öksürüyorduk. Covid testi yaptıralım dediğimizde, 'Çocuk 20 gün öksürdü, götürmedim, 20 gün doktora gitmeyeceğim' dedi. Cevher fıtrat olarak hassastır. Buna binaen ifade verdiğini düşünüyorum. Olaydan 11 gün sonra dışarı çıkacaktı, 'Sana mesaj atacağım' dedi. Arabayı da almayınca halinden şüphelendim. Evden ayrıldıktan sonra diğer oğlumuza bir şey söylemememi yazdığı mesajı geldi. Annesi bizdeydi, panik oldu, kendisine bir şey mi yapacak diye. Yarım saat sonra da karakoldan çağırdılar. Karakolda durumu öğrendim. Eşime epilepsi teşhisi konuldu. Bazı şeyleri unutuyordu. İlk başlarda onun öldürdüğünü düşünmüyordum. Ancak Adli Tıp raporu geldikten sonra ve unutkanlıklarını düşününce eşimden şüphelendim. Bu yüzden şikayetçi oldum" dedi.