Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Bursa'da o haczi kaldıran güç kim?

Bursa , 23 Ekim 2020 Cuma, 14:44

Bursa'da akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Mahkemeye intikal eden davada FETÖ Borsası'nın davaya nasıl müdahil olduğuna Osman Gürçay yazısında yer verdi.

Bursa'da o haczi kaldıran güç kim?
Osman Gürçay, Bursa'da mahkemece haciz kararı verilen dosyadaki haczin nasıl kaldırıldığını  yazdığı  köşesinde birbirinden önemli bilgilere yer verdi.

Gürçay’ın yazısından ilgili bölüm şu şekilde:


Mesela Mahkeme’ye intikal etmiş bir davayı irdeleyelim.

Taraflardan biri 15 Temmuz’da boğaz köprüsünde duruşu ile kişi ve kurum olarak safını belli etmiş ve darbe heveslilerinin karşısına dikilmiş saygın “alacaklı” bir iş adamıdır.

Diğeri ise FETÖ den 4,5 sene hüküm giymiş ve yurt dışına kaçmış 2 yıl sonra geri dönerek Şamil Tayyar’ın FETÖ BORSASI dediği etkin pişmanlıktan yararlanıp serbest kalmış borçlu bir işletmecidir.

Bu davayı kimin kazanması gerekir diye düşündünüz mü?

Sizin ne düşündüğünüzü bilmem ama bana göre geçmişine bakılmaksızın davada haklı olan kazanmalıdır.

Nitekim öyle de oluyor ve mahkeme kararı ile alacaklı taraf alacağının teminatı olarak malları haczediyor ve işyerinin bulunduğu AVM  depolarına yeddi emine bırakırken alacağının tamamı için borçlunun başka bir AVM deki dükkana da hacze gidiliyor.



İşte o noktadan sonrası karakterdir.

 Her davanın tarafları, avukatları ve sonucu vardır.

Avukatlık bir kariyer mesleğidir ve davaların tarafı değil vekili olduklarından aldıkları bir davayı kazanmak ellerinden geleni yaparlar ama kaderlerinde kaybetmek de vardır.

Eğer hukuki bir sonuç siyasi nüfuz ve bağlantılar kullanarak değiştirilmeye çalışılırsa, bunun için talimat veren kadar uygulayan da insanlığa karşı suç işler.

Buraya kadar her şey hukuka ve yasalara uygun bir şekilde haciz işlemi devam ederken İcra Müdürü olaya el koyduğunu icra memurunu görevden alarak yetkisiz kıldığını söyleyerek haciz işlemini durduruyor.

Ertesi gün ise haciz işlemini başlatan İcra Müdürlüğü Başsavcı vekili nezaretinde polis tarafından basılıyor. Yetersiz kadro nedeniyle  yoğun işlerin yürümesi için sürekli yapılan rutin yardımlaşma işlemi bahane edilerek icra müdürü, icra memurları ve avukat katipleri göz altına alınıyor.



Kısacası adalet ve hukuk katlediliyor.

 Bu ne ilktir ve ne de son olacaktır yanlış hesap Bağdat’tan döner diyebilirsiniz ama bu hesap dönmez gün gelir sizi vurur.

Sorunların çözüm yeri mahkemelerdir.

Mahkemede haksız çıkacağınızı bildiğiniz bir davayı lehinize çevirmek için seçeceğiniz yol ve yöntemin ahlakı olmaz ve mutlaka siyasi nüfuz ticareti yapan BROKER ların kucağına atar.

Bu yol da bizi sonunda FETÖ BORSASI aktörlerine kadar götürür.

Osman Gürçay’ın yazısının tamamını okumak için tıklayın....