Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Bursalı kahramanın kızı anlattı

Bursa , 17 Mart 2021 Çarşamba, 12:58

ÇANAKKALE Savaşı'nda attığı topçu atışıyla Fransızlara ait 'Turkuaz' adlı denizaltıyı vurarak, teslim alınmasını sağlayan Müstecip Onbaşı'nın kızı Ulviye Balkan (75), "Denizaltıyı fark ettiğinde komutanlarından emir beklemeden topçu atışına başlamış. Gemiyi üçüncü atışta vurmuş. Gemi battıktan sonra askerlerin şapkaları, yüzeye çıkmış. Sağ kalanlar teslim olmuş" dedi.

Bursalı kahramanın kızı anlattı



Bursa'nın Yenişehir ilçesinde 1891 yılında dünyaya gelen Müstecip Kılıçaslan, Balıkesir'de silah altına alındıktan sonra Çanakkale'ye deniz topçu eri olarak gönderilir. Müstecip Onbaşı, 30 Ekim 1915 tarihinde Kilitbahir'de nöbeti esnasında Çanakkale Boğazı'nı geçmekte olan ve su üzerinde kulesi görünen Fransız denizaltısı Turkuaz'ı 3'üncü top atışında vurur. Karaya oturan Turkuaz tekrar dalışa geçemez. Mürettebatı, silah ve techizatıyla birlikte teslim olur. Çanakkale Savaşı'nın seyrinde önemli rol oynayan Müstecip Onbaşı, savaşın sona ermesinin ardından doğduğu Yenişehir ilçesine geri döner. 1959 yılında da hayata gözlerini yuımar.



KIZI DHA'YA KONUŞTU

Müstecip Onbaşı'nın kızı Ulviye Balkan, DHA'ya konuştu. Balkan, "Babamın söyledikleri aklımda kaldı. O zamanlar daha küçüktüm. 'Babam yine askerliğe başladı' derdim. Çanakkale Savaşı sırasında Fransızların denizaltısını, emir almadan ateş ederek vurmuş. Gemi battıktan sonra gemideki askerlerin şapkaları yüzeye çıkmış. Sağ kalanlar teslim olmuş. Bizi, Çanakkale'ye de götürdüler. O zamanları bilen yaşlı bir adam o günleri anlattı" dedi.


Babasının 8 yıl askerlik yaptığını söyleyen Ulviye Balkan, "Babama madalya verdiler. Öldükten sonra maaş bağlamak istemişler. Ağabeylerim maaşı kabul etmedi. 'Tüyü bitmemiş yetim hakkı var' dediler. Bir yemeği beğenmediğim zaman, 'Cephede ayakkabımın altını kesip yedim' diyerek, kızardı" diye konuştu.



Dedesinin hikayesini annesinden dinleyerek büyüyen Celal Balkan da şöyle konuştu:



"Teleskopu çıkarıp etrafa bakındığında denizaltının teleskopunu görüyor. Komutanından izin almadan ateş ediyor ama vuramıyor. İkinci ateşte de vuramıyor. Üçüncüsünde teleskopun olduğu yeri vuruyor. Sonra denizaltı yüzeye çıkıyor ve teslim alınıyor. İçindeki evraklardan bize yönlenmiş bir denizaltı daha olduğunu tespit ediyorlar. O zamanki müttefikler de diğer denizaltına yönlendiriliyor. O da başka bir yerde vuruluyor."