Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

CEO'luktan dünyayı kurtarmaya: Jeff Bezos şimdi ne yapacak?

Dünya , 04 Şubat 2021 Perşembe, 13:37

Jeff Bezos, Amazon çalışanlarına önceki gece gönderdiği bir e-postayla yakın zamanda dev şirketin CEO koltuğunu Andy Jassy'e bırakacağını, kendisinin ise Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine devam edeceğini ve "enerjisini ve dikkatini yeni ürünlere ve erken girişimlere odaklayacağını" duyurdu ve herkesin aklına aynı soruyu getirdi: Sırada ne var? Yorumculara göre, Bezos'un gelecek planlarının arkasında saçını kazıtmasıyla aynı sebep yatıyor. Bir başka deyişle Bezos, bundan sonra insanlığın geleceğini kurtarmaya odaklanacak.

CEO'luktan dünyayı kurtarmaya: Jeff Bezos şimdi ne yapacak?

Şöyle bir 57 yıl geriye gidelim, hikayeye Bezos'un çocukluğundan başlayalım... Gezgin bir akrobasi topluluğunun üyesi olan eşiyle olan evliliği kısa sürede biten Albuquerque doğumlu genç anne Jackie Bezos, hayatını tek evladı Jeff'e adadı. Daha ilkokuldayken zekasıyla dikkat çeken Jeff'i her gün 65 kilometre uzaklıktaki özel öğrenciler okuluna götürüp getirerek, ortaokulda yetenekli öğrenciler okuluna girebilsin diye günlerce yetkililerin kapısını aşındırarak iyi bir eğitim almasını sağladı. Jeff de annesinin çabalarını boşa çıkarmadı, hep iyi bir öğrenci oldu ve ülkenin en iyi okullarından Princeton'ın bilgisayar bilimi bölümünden mezun oldu.

Önce Fitel isimli telekomünikasyon girişiminde, ardından cesur hamleleriyle bilinen hedge fon DE Shaw'da çalıştı. 4 yıl içinde başkan yardımcılığına yükseldi ama işvereniyle anlaşamayınca ayrılıp eşi MacKenzie ile birlikte Seattle'a yerleşti. 10 bin dolarlık sermayesiyle evinin garajında bir online kitapçı açmaya karar verdi ve 1 Kasım 1994'te Amazon.com kuruldu. 30 gün içinde 20 bin dolarlık bir satış cirosu elde edildi, 1995'te Silikon Vadisi'nden 8 milyon dolarlık ilk yatırım geldi. Mayıs 1997'de Amazon halka açıldı.

NASIL 'SİBERTİCARETİN KRALI' OLUNUR?

E-ticaret sektöründe günümüzde norm olarak görülen, "Bu ürünleri de beğenebilirsiniz" fikrinin yaratıcısı olan Amazon, tek tıkla alışverişin de 1998'de patentini aldı. Aynı yıl site üçüncü tarafların da satış yapabildiği bir pazar yeri haline geldi. Mart 2000'de "dotcom bombası" patladığında, Amazon zarar görse de yıkılmadı ve o yıl Time dergisi Bezos'u "siberticaretin kralı" ilan edip yılın kişisi seçti.

2002 yılında kitap ve DVD'lerle sınırlı olan sitede diğer ürünlerin de satışına açıldı. Bir yandan Zappos'dan Whole Food'a çok sayıda markayı satın ala ala büyümeye devam ederken, bir yandan da Amazon Prime, Kindle, Alexa, Echo gibi hepsi de çok ses getiren ürünler piyasayla buluştu. Ama hepsinden önemlisi Bezos'un 2013 yılında ekonomik zorluklar yaşayan saygın gazete Washington Post'u 250 milyon dolarla satın alıp medya sektörüne de el atması ve hatta gazetenin zarar bilançosunu tersine çevirmesi oldu.

EN ÇOK ELEŞTİRİLEN KİŞİ, EN GÜVENİLİR KURUM

Bu şekilde bakınca tuttuğu altın olan bir adamdan bahsediyoruz ama Bezos'un ABD kamuoyunun en fazla eleştirilen kişilerinden biri olduğunu da söylemeden geçmemek lazım. Özellikle Amazon depolarındaki çalışanların koşulları nedeniyle Bezos sürekli topa tutuluyor. Birkaç yıl önce çalışanların teslimat hızına yetişebilmek için tuvalete bile gitmediklerine dair çıkan haberlerle akıllarda yer eden tartışmalar, özellikle pandemi döneminde online alışverişin daha da yaygınlaşmasıyla iyice alevlendi. Amazon, çalışanlarının saatlik ücretini 2018'de 15 dolara çıkararak, "Koşullarımız çok güzel" temalı televizyon reklamları yayınlayarak imajını düzeltmeye çalışsa da tartışmalar sona ermedi. Buna şirketin ABD, Kanada, AB ve Hindistan'da karşı karşıya olduğu antitröst soruşturmalarını da eklemek mümkün.

Diğer yandan da Amazon ABD'de vatandaşların en güvendiği kurum olarak ordudan bile önde, ilk sırada yer alıyor. Amazon hisseleri hız kesmeden değerlenirken Bezos, 200 milyar dolar servete sahip ilk insan olarak tarihe de geçti.

BUNDAN SONRA NE YAPACAK?

Bezos, gerek Albuquerque bağlantısıyla gerek garajda doğup devleşen teknoloji şirketi konseptiyle, çok uzun yıllardır bir başka teknoloji devinin kurucusu olan Bill Gates'le kıyaslanıyor. İkilinin iş dünyasına bakış açıları, yakın zamana kadar hayır işlerinden uzak durmaları gibi benzerlikler, CEO'luğu bırakan Bezos'un Gates'le benzer bir yoldan yürüyeceğinin sinyalini veriyor.

Nasıl ki Gates, eşi Melinda ile birlikte kurduğu vakıfla küresel sağlık sorunlarına savaş açtıysa Bezos da insanlığın geleceğini kurtarmaya odaklanacak. Bunun için bir yandan kurucusu olduğu iklim değişikliği ile mücadele inisiyatifi Earth Fund'a para aktarmaya devam ederken bir yandan da 2000 yılında yatırım yapmaya başladığı Blue Origin isimli şirketiyle uzaya gidip diğer gezegenleri yaşanabilir hale getirmenin yollarını arayacak.

Blue Origin geçtiğimiz hafta bir duyuru yaparak, ocak ayında New Shepard isimli uzay gemisi ile 14'üncü misyonun da başarıyla sonuçlandığını ve insanları uzaya göndermeye "gerçekten çok yaklaşıldığını" duyurdu. Bezos'un kararının bu duyurunun hemen ardından gelmesi de tahminleri kuvvetlendirdi.

BİR İŞ DEĞİL BİR TUTKU

Elbette, Elon Musk ya da Richard Branson gibi başka çok zengin insanlar da uzay turizmi projeleriyle son yıllarda büyük ses getirdiler. Ancak Bezos için konunun kökenleri biraz daha derinlerde, ta çocukluğunda yatıyor.

1969'da yani daha 5 yaşındayken Neil Armstrong ve Buzz Aldrin'in aya ayak bastığı anları televizyonda gördüğü andan itibaren uzaya ilgisi olan Bezos için bu bir iş alanı değil bir tutku. Hatta uzay sevgisini "Siz tutkularınızı seçmezsiniz, tutkularınız sizi seçer" ifadesiyle anlatıyor. Velhasıl Bezos'un hayallerinin bu dünyanın dışında olduğunu söylemek için kahin olmaya hiç gerek yok.

Bezos, 1982 yılında Miami Palmetto Lisesi'nden birincilikle mezun olurken yaptığı konuşmada söylediği ve dönemin yerel gazetelerine "dünyadaki herkesi uzaya gönderip dünyayı bir milli parka dönüştürmek" şeklinde yansıyan gelecek vizyonunu son yıllarda birçok röportajda daha sofistike bir dille ifade etti. Örneğin 2018'de Business Insider'ın CEO'su Mathias Döpfner'e verdiği bir röportajda Blue Origin'i "en önemli işi" olarak nitelendirirken şunları söyledi:

"Bu işin peşinden koşuyorum çünkü bunu yapmazsak bir noktada bir durağanlık medeniyeti haline geleceğiz ve ben bunu çok moral bozucu buluyorum. Çok şanslıyım çünkü Blue Origin sayesinde bir misyonum var ve bunun uzun vadede medeniyet için çok ama çok önemli olduğunu düşünüyorum. Amazon piyangosundan kazandığım ikramiyeyi bunu fonlamak için kullanacağım." (Bezos halihazırda Blue Origin'e her yıl 1 milyar dolar yatırım yapıyor.)

UZAYI YAŞANABİLİR BİR YER HALİNE GETİRMEK

Bir yıl sonra CBS Evening News programına katıldığında ise insanlığın geleceğinin daha uzun olması için uzay teknolojilerinin geliştirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etti. "Nüfus olarak, tür olarak çok büyüdük ve bu gezegen nispeten bizim için küçük kaldı. Bunun etkilerini iklim değişikliğinde, çevre kirliliğinde ve ağır endüstride görebiliyoruz. Bu gezegeni mahvetme sürecindeyiz. Aynı zamanda güneş sistemindeki diğer gezegenlere robotlar gönderdik - bu işin olumlu yanı. Yani bu gezegeni korumalıyız" diyen Bezos bunu yapabilmek için uzayda yaşamamız ve çalışmamız gerektiğini belirtti.

İnsanların girişimleriyle yüzlerce yıl sonra başka gezegenlerin yaşanabilir yerler haline geleceğini söyleyen Bezos, Blue Origin ile bunu gerçekleştirecek teknolojiyi aradıklarının da altını çizdi. Dileyenin dünyada, dileyenin uzayda yaşayabileceği, seçme şansımızın olabileceği bir gelecek hayalini anlatan Bezos, "Bence bu çok makul. 100 sene önce de insanlara bugünkü gibi bir bilet alıp uçakla dünyanın öbür ucuna gidebileceğini söyleseniz size deli derlerdi. Ama Bu değişim 100 yıl kadar bir zamanda gerçek oldu" dedi.

KENDİ YILDIZ FİLOSUNUN KAPTANI OLACAK

Bezos'un uzaya sadece bir iş olarak bakmadığına dair kanıtları özel hayatında da bulmak mümkün.

Franklin Foer'in 2019 yılında The Atlantic'te yayımlanan "Jeff Bezos'un Büyük Planı" başlıklı profil yazısında aktardığına göre, Bezos gençliğinden beri çok büyük bir Star Trek (Uzay Yolu) hayranı. Hatta Star Trek Beyond'un yapımcılarını ikna ederek filmde Yıldız Filosu'nun bir subayı olarak küçük bir rolde de oynadı.

Ama iş bununla kalmıyor. Bezos, özellikle USS Enterprise'ın yani Atılgan'ın kaptanı Jean-Luc Picard'ı idol haline getirmiş. Hatta Amazon'un kuruluş döneminde sitenin adı düşünülürken Kaptan Picard'ın dilinden düşürmediği "Make it so" ifadesinden hareketle "MakeItSo.com" adresini bile düşünmüş.

Bu hayranlık o kadar ileri seviyede ki kafasını Patrick Stewart'ın canlandırdığı Picard'a benzemek için tamamen kazıttığı, Picard'ın vücudunu örnek alarak spor yaptığı ve kaslarını geliştirerek uzak yolculuklarına hazırlandığı söyleniyor. Köpeğinin adı da dizide Picard'ın kavuşamadığı mükemmel eşi olarak tabir edilen "Kamala" karakterinden geliyor.