Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Çeşmeli Otel artık çeşmesiz…

Bursa , 17 Eylül 2020 Perşembe, 14:36

Çeşmeli Otel artık çeşmesiz…
Doyasıya su içerdik ayağımızın altındaki butona bastığımızda… Ne zaman Kapalıçarşı’ya gitsek yolumuzu Gümüşçeken Caddesi’ne düşürürdük, o fışkıran suyu içebilmek için… Başka kentlerden gelen akrabalarımız, eşimiz dostumuz bile görmeden gitmezdi orayı… O çeşmelerden su içmek, Ulucami’yi ziyaret etmek kadar vazgeçilmezdi.

Çocukken soldakinin boyu tam gelirdi, büyüyünce sağdakine terfi ettik. Hiçbir özelliği olmayan bir binanın önünde mermerden yapılmış, kubbeli iki çeşmeydi bizi kendine çeken. Ayağımızla butonuna bastığımız zaman suyu ağzımızın içine dek fışkırttığı için ne kirli avuçlarımızı kullanmak zorunda kalırdık ne de birçok hayratta olduğu gibi zincirle bağlanmış bir maşrapayı… Çevirmek yok, aç kapa yok, basardık ve içerdik. Çeşmeli Otel’in su fışkıran çeşmeleriydi onlar.

Kapalıçarşı’da gezmekten yorulmuş bedenler, susuzluktan kurumuş dudaklar Çeşmeli Otel’in önüne düşürürdü mutlaka yolunu.  En büyük gezgin Evliya Çelebi için Bursa nasıl sudan ibaretse, Kapalıçarşı da bizim için Çeşmeli Otel’in önündeki bu çeşmelerden ibaretti.

Bakırcılar’da, Okçular’da da birkaç çeşme vardı ama bunlar farklıydı, hiç elimiz değmeden kana kana su içerdik. Sanki tam da bu pandemi günleri için yapılmış gibi. Belli ki temizliğe düşkün bir hayırlı kişiymiş binanın rahmetli sahibi Mümin Amca… İş hanını otele dönüştürünce, adını da Çeşmeli Otel koymuş. Ticari yaklaşımı da takdire değer, ekmek kapısına sıradan bir isim vermek yerine insanların aklına suyla girmiş. Neredeyse yarım yüzyıldır su gibi aziz olmuş bu çeşme vesilesiyle hem de Otel’inden geçimini sağlamış. Mümin Amca’nın ruhu şad olsun. Ama o bu dünyayı terk edince, mirasçıları aynı hassasiyeti gösterememiş ne yazık ki.

Binanın mirasçısı Nermin Taşkın birkaç yıl önce oteli kiraya vermiş. Şimdi de binanın zemin katındaki dükkânı… Hani çeşmelerin arkasında kalan, olsa olsa 10 metrekarelik yeri… Sağı solu kumaşçı kaynarken yine bir kumaşçıya üstelik. Hangi müşteriye nasıl farklı bir kumaş satacak ki bu esnaf, her yanı kumaşçı olan sokakta kirasını ödeyecek kadar para kazanacak?

O dükkânı kiraya vermek için Bursa’ya mal olmuş o çeşmeleri sökmeye değer miydi Nermin Hanım?

Düşünebiliyor musunuz, otele adını veren çeşmeler artık yok!

Virüs korkusuyla uzun zamandır Kapalıçarçı’da geleneksel alışveriş gezilerimi yapamadığımdan, haberi gazeteci arkadaşım Nagihan Görken’in sosyal medyadaki paylaşımından aldım. Çeşmeli Otel’in çeşmesiz halini fotoğraflamış ve üzüntüsünü dile getirmiş.

Kendimi şu kente ait hissettiren bir değer daha yok edilmişti.

Geleceğe uzanan dalları budanmış, geçmişle bağ kuran kökleri topraktan sökülüp atılmış bir ağaç gibi dımdızlak bırakılmış hissettim kendimi bir kez daha... O çeşmeler Nermin Hanım’ın değildi oysa artık, hepimizindi ve bizim yarım asırlık anılarımızın baş tacıydı, Kapalıçarşı ritüelimizin vazgeçilmeziydi.

Giderek kendimizi yabancı hissettiğimiz Bu kentte, “burası bizim” diyebileceğimiz bir sığınaktı.

Kızımı o çeşmelerle tanıştırmıştım, torunumu da pandemi biter bitmez götürecektim. O çeşmeler kuşakların kesişme noktasıydı, ortak değeriydi.

Kapalıçarşı’nın sonradan türemiş görgüsüz, açgözlü esnafının vıcık vıcık hadsiz çığırtkanlığından kaçıp yüreğimizi ferahlattığımız, Kozahan’da plastik sandalyelere tahammül edip yediğimiz peynir-simit nostaljisinden sonra pet şişeye inat yangınımızı söndürdüğümüz, her şeyin parayla ölçülmediği bir insancıl felsefenin son kalıntısı, eskiyi ve yaşlıyı hor gören bilinçaltlarına karşı duruşun isyânkar abidesi, velhasılı “kadim” dostumuzdu o çeşmeler…

Çeşmeli Otel’in çeşmeleri söküldü, bizim ise geçmişimiz, anılarımız… Ama Bursa Büyükşehir Belediyesi bir nebze de olsa yüreğimize su serpti. Çeşmeli Otel’dekiler gibi olmasa da otelin karşısına, hemen bir çeşme yaptırmayı akıl etti. BUSKİ’nin işçileri eski sokak çeşmesi görünümlü bir çeşmeyi tretuvara kondurdu bile.

Çeşmeli Oteli’nin bodrumundaki borulardan geldiği için her zaman buz gibi olan suyun yerini tutar mı bilmem ama Belediyenin iyi niyetli bu adımı içimi ferahlattı en azından…