Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Cezaevinde yıkılan duvarın parası davasında, 20 yıl sonra 'ret' kararı

Asayiş , 16 Nisan 2021 Cuma, 14:55

Burdur Cezaevi'nde 2000 yılındaki operasyonda duvarı delen dozerin kepçe darbesiyle sağ kolu kopan Veli Saçılık'ın (44) da aralarında bulunduğu 61 mahkum ve tutuklu hakkında 'cezaevinde oluşan hasarı karşılamaları' için açılan davada mahkeme, ret kararı verdi.

Cezaevinde yıkılan duvarın parası davasında, 20 yıl sonra 'ret' kararı


11 tutuklunun, can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle duruşmalara çıkmayacağını belirtmesi ve mahkemenin 'zorla' getirilmelerine yönelik kararı sonrasında Burdur Cezaevi'nde 5 Temmuz 2000 günü operasyon düzenlendi. Dozerlerin de kullanıldığı operasyonda, tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu bölgeye ulaşılması için cezaevi duvarları yıkıldı. Yıkım sırasında yasa dışı TDKP- GKB terör örgütüne yardım ve yataklıktan tutuklu Veli Saçılık'ın sağ kolu, kepçe darbesiyle koptu. Yerine dikilemeyen ve çöpe atılan kol, daha sonra bir sokak köpeğinin ağzında bulundu. Saçılık, tahliye edildikten sonra yargılandığı davadan beraat etti.

Maliye Bakanlığı, operasyon sırasında cezaevindeki 31 bin TL'lik hasar ve zararın, Veli Saçılık'ın da aralarında bulunduğu o dönemdeki 61 hükümlü ve tutukludan tahsili için 9 Ocak 2001'de Burdur 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı. Burdur 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi olayda ortaya çıkan zarara karşılık 25 bin 369 TL'nin 5 Temmuz 2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Veli Saçılık'ın da aralarında bulunduğu 61 mahkum ve tutukludan tahsil edilmesine hükmetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, mahkemenin verdiği kararı bozdu.

MAHKEME YARGITAY'IN KARARINA UYDU

Bozma kararı üzerine dosyaya yeniden bakan Burdur 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi, Maliye Bakanlığı'nın duvarın cezaevindeki 61 mahkumun isyan etmesi nedeniyle yıkıldığı ve bu zararın sanıklardan tahsil edilmesi talebini reddetti.

Mahkemenin verdiği kararı değerlendiren Veli Saçılık, "Dava 20 yıl sonra sonuçlandı. Bir insanın kolunu kopartıp sonra da dava açmak ayıptı. Bu ayıp ortadan kalktı. Geç de olsa adalet yerini buldu. Acılarımızı azaltmıyor ama küçük de olsa adalet açısından teselli oldu" dedi.