Bursa
Çok Bulutlu
11.3°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Çizmeyi mi giymeli, aklı mı kullanmalı?

Gündem , 09 Ağustos 2020 Pazar, 17:46

56 yıl önce Kıbrıslı Rum ve Yunan kuvvetleri Erenköy’ü kuşatmış, o köyü yerle bir etmek için ateş altına almıştı.

Çizmeyi mi giymeli, aklı mı kullanmalı?
530 mücahit kahramanca direniyordu ama toplu ölüm anı gelip, kapıyı zorlamıştı.

Türkiye, ayağa kalkmıştı.

Başbakan, Mustafa Kemâl’in silâh arkadaşı ve İnönü savaşlarının muzaffer komutanıydı.

Bir Bakanlar Kurulu toplantısından çıkarken, gazetecilerden biri,“ Paşam, çizmelerinizi giyecek misiniz? “diye bağırmış, Paşa da geriye dönmüş, “ Çizmem yok benim; aklım var.” Demişti.

Gazeteci anlamıştı ki, o an İsmet Paşa, Lozan kahramanıydı.

***

Abdullah Tenekeci, Türk ordusunun yetiştirdiği en iyi savaş pilotları arasındaydı.

Kurmay Yarbaydı ve Diyarbakır hava üs komutanıydı.

Gece yarısı aldığı bir emir üzerine, uçağı ile Adana’ya uçtu.

Hava meydanında, bir helikopter bekliyordu kendisini, o helikoptere atlayıp İskenderun’a gitti.

İsmet Paşa oradaydı, Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları da Paşanın yanındaydı. Kıbrıs’ta Erenköy’de olanları anlattıktan sonra:

 - Abdullah, soydaşlarımızı kurtarmak için tek şansımız sensin evladım, demişti Paşa.

Yarbay:

-Anladım.. Canım vatanıma feda.. Emredersiniz Sayın Başbakanım!.. diye hazır ola geçmişti..

Çakı gibiydi..

Emri alan Yarbay Abdullah tekrar helikoptere atlayıp, Adana’ya, oradan da  uçağı  ile Diyarbakır’daki üssüne dönmüştü..

Bir iki saat sonra, İncirlik üstüne inen uçak, o günlerin en modern savaş uçaklarından biriydi.

Orada ikmal yapıp ayrılırken, Amerikalı üs komutanı albay:

-Abdullah!.. Don’t forget, it’s only one sortie..( Abdullah unutma..Yalnız bir hücum hakkın var.)

Diye bağırıyordu.

O sağ elini yumup, başparmağıyla, biliyorum işareti yapıp, havalandı.

Bir.. Birbuçuk saat sonra, savaş uçağı Adana’ya dönmüştü.

Pilot elindeki kasetlerle birlikte koşup, yine kendisini bekleyen helikoptere binmiş, İskenderun’a doğru yönelmişti.

İsmet Paşa da, kumandanlar da uyumamış, O’nu bekliyorlardı.

Savaş uçaklarının kanatlarında kameralar vardı.

Atışların hedefi bulup bulmadığını kaydediyordu.

Hep beraber bu kasetleri seyrettiler.

Bütün hedefler vurulmuş, Erenköy’ü kuşatan Kıbrıslı Rum ve Yunan askerleri imha edilmiş, Erenköy kurtulmuş, oradaki Türkler kurtarılmıştı.

Başbakan da, kumandanlar da, Abdullah Yarbayı alnından öptüler.

Başbakan meseleyi, İnönü’deki çizmesiyle değil; Lozan’daki aklıyla çözmüştü.

O akşam Kıbrıs'ın mukadderatı değişmiş; Kıbrıs Barış Harekâtıyla sonuçlanan süreç başlamıştı.

Aradan on yıl geçmiş, 20 Temmuz 1974 ‘te Türk Savaş uçakları yine Kıbrıs’a doğru uçuyordu. Savaş uçakları filosunun başında, filo komutanı olarak yine Abdullah Tenekeci vardı. Bu sefer Tüm Generaldi.

Yine yüzde yüz başarıyla dönmüşlerdi anavatana.

Tenekeci Paşa’nın kaderinde Kıbrıs hep var olmuştu...

1980 yılların başında, Amerikan Hava Kuvvetlerinden aldığı bir teklif üzerine, emekliliğini istemiş; savaş pilotlarını yetiştirmek üzere Amerika’ya yerleşmişti.

İki yıl sonra telefonu çaldı.:

Özal, “Türkiye'nin sana ihtiyacı var Paşam “diyordu.

Paşa on binlerce dolar maaşı bırakıp, Türkiye’ye döndü.

ANAP’ın kurucuları arasında yer aldı. Konya’dan milletvekili seçildi ve 7 sene Özal'ın kabinelerinde “Kıbrıs’tan sorumlu Devlet Bakanı” olarak görev yaptı.

Tenekeci Paşa, Hava Harp Okulundan mezun olduğunda, o senenin mezunları yüz kişiydi.

O gruptan, 97 kişi, ya eğitimde, ya görevde şehit olmuştu.

Ancak üç kişi hayatta kalabilmişti.

Abdullah Paşa hayatta kalanlardan biriydi.

Abdullah Paşa şimdi 94 yaşında. Hâlâ çakı gibi

Zaman zaman, balkona çıkıp oturuyor Alanya’da.

Ufka bakıp, dalıp dalıp gidiyor, aklı hep Yavru Vatanda.

Bugünlerde çağırsalar, eski gibi, İsmet Paşa, “Hadi Abdullah göreyim seni evladım “ dese, inanın fırlar gider..

Yeter ki, öyle devlet adamlarımız olsun!

Böyle kahramanlarımız varken, kim Oruç Reis gemisine engel olabilir ki?

Not:

-1) Ben şanslı insanım; çünkü, Abdullah Paşa'nın en çok sevdiği arkadaşlarından biriyim..

-2) Abdullah Paşa, Teğmenken Işıklar Askeri Lisesinde öğretmenlik yapmış, o sırada, muhterem eşi Hatmiye hanımı da, Bursa’ya gelin getirmişti.