Bursa
Parçalı Bulutlu
20.2°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Dinozorların ölümünün sebebi 'kuyruklu yıldızlar' mı?

Dünya , 23 Şubat 2021 Salı, 07:21

ABD'de yapılan yeni bir araştırma, dinozorların 66 milyon yıl önceki ölümlerinin altında yatan sebebin bir kuyruklu yıldız parçası olabileceğini öne sürüyor. Ancak birçok uzman bu felakete bir asteroidin neden olduğu tezinde ısrarcı... Peki gerçekten küçücük bir kuyruklu yıldız parçası koca bir neslin tükenmesine sebep olmuş olabilir mi?

Dinozorların ölümünün sebebi 'kuyruklu yıldızlar' mı?

Bundan 66 milyon yıl önce gezegenimize dünya dışı bir cismin çarpması dinozorlar ve sayısız başka türün felaketiyle sonuçlandı. Bilim insanları ise gezegenimize çarpanın ne olduğu konusunda tartışmaya devam ediyor.

Yıllardır süren araştırmalarda Meksika'nın Yucatan Yarımadası'nın altında bulunan yaklaşık 145 kilometre genişliğindeki Chicxulub kraterinin oluşmasına yol açan bu cismin bir göktaşı olduğu fikrinde yoğunlaşıldı. Ancak ABD'nin Massachusetts eyaletinin Cambridge şehrinde bulunan Astrofizik Merkezi'nden bir ekip, failin Güneş'e çok yaklaşmış bir buzlu kuyruklu yıldız olabileceğini öne sürdü.

Güneş Sistemi'nin dış bölgelerinden gelen uzun dönemli kuyruklu yıldızlar, Güneş'e yaklaştıklarında yoğun çekim kuvveti nedeniyle parçalanabiliyorlar. Araştırmacılar, sonuçları geçtiğimiz hafta başı bilim dergisi Scientific Reports'ta yayınlanan çalışmada, bir kuyruklu yıldızın parçalanması sonucu ortaya çıkan parçaların, Dünya'nın yörüngesine savrulup dinozorları öldüren çarpışmanın kaynağını oluşturmasının tatmin edici bir açıklama olduğunu savundu.

Ay'a yolculuk: İnsanlık ve Türkiye için ne anlama geliyor?

Araştırmanın liderliğini yapan Harvard Üniversitesi astrofizik bölümü öğrencisi Amir Siraj, "Bugüne kadar, Chicxulub kraterinin kökeni kesin cevabı bulunamamış bir soru" derken, oluşturduğu modelin doğru büyüklükte, doğru hızda ve doğru yönde yeterli sayıda parçacık oluşturabilecek "özel kuyruklu yıldızlar grubunu" incelediğini belirtti.

Siraj'a ve araştırmayı birlikte yürüttüğü Harvard Üniversitesi'nden teorik fizikçi Dr. Avi Loeb'e göre, kuyruklu yıldız teorisi, "KT yok oluşu" olarak da bilinen ve Kretase dönemini sona erdirip Tersiyer dönemini başlatan felaketle ilgili akıllarda kalan bazı boşlukları dolduruyor.

Araştırmacılar, Dünya'ya çarpan cismin, Güneş Sistemi'nin yaşını hesaplamak için kullanılan ilkel asteroidlerde bulunan bir materyal olan karbonlu kondritlerden oluştuğuna dair kanıtlar ortaya koyuyor.

2006'da Comet Wild 2 adındaki kuyruklu yıldızdan alınan örneklerde benzer dokulara rastlandığını hatırlatan araştırmacılar, bunun kuyruklu yıldızlarda yaygın bir durum olabileceğini, Güney Afrika'daki Vredefort krateri ve Kazakistan'daki Zhamanshin kraterinin de kuyruklu yıldız parçalarının çarpması sonucu oluşmuş olabileceğini iddia ediyor.

Loeb, "Uzun dönem kuyruklu yıldızların bu kraterlerin derinliklerinde bulunan malzemeden yani karbonlu kondritlerden yapılmış olması, tezimizi destekliyor" dedi.

"KUYRUKLU YILDIZIN PARÇALARI İZ BIRAKACAK KADAR BÜYÜK DEĞİL"

Arizona eyaletinin Tucson şehrinde bulunan Gezegen Bilimi Enstitüsü'nden Dr. Natalia Artemieva ise kuyruklu yıldızları işaret eden hipotezi reddedenlerden. Artemieva, yapılan çalışmada öngörülen 6,5 kilometre çapındaki kuyruklu yıldız parçalarının Chicxulub kraterini oluşturmak için çok küçük olduğunu savundu.

New York Times'a konuşan Artemieva, çarpmanın ardından biriken ve dünyanın farklı yerlerindeki jeolojik katmanlarda görülebilen iridyumun belirgin bir şekilde artışına dikkat çekerek, "Bu parçaların ölçüleri yalnızca krater boyutuyla değil, aynı zamanda küresel iridyum miktarıyla da tutarlı olmalı" dedi. İridyum yükselmesinin göktaşı çarpması kaynaklı bir durum olduğunu belirten Artemieva, bir kuyruklu yıldız parçasının ise aynı sonucu yaratmayacağını vurguladı.

Diğer yandan Boulder, Colorado'da bulunan Southwest Araştırma Enstitüsü'nde bir gezegen bilimci olan Bill Bottke, Siraj ve Loeb'in araştırmasını kast ederek "Çalışmalarının kendi hipotezlerine aykırı birçok yönü olduğuna inanıyorum" dedi. Bottke, özellikle kuyruklu yıldızların ne sıklıkta Güneş tarafından parçalandığı ve bu tür olaylardan kaç adet tehlikeli parçacık çıkabileceğine dair öngörülerinin abartılı olduğunu da ifade etti.

KT yok oluşuna sebep olan cismin bir tür kuyruklu yıldız olduğuna inanmamakla birlikte göktaşı açıklamasının da kesin olmadığını vurgulayan Bottke, "Sebebin bir fuyruklu yıldız olmasını gönülden isteyenler için bir manevra alanı mevcut ama ben bunu söylemenin gerçekten zor olduğunu düşünüyorum" dedi.

KUYRUKLU YILDIZ DİYENLER SADECE SIRAJ VE LOEB DEĞİL

Diğer yandan Darthmouth Koleji'nden Dr. Mukul Sharma ve New Mexico Üniversitesi'nden Dr. Jason Moore da dinozorları öldürenin bir kuyruklu yıldız olabileceği teorisi üzerinde çalışanlardan. Sharma, "Modelleme doğruysa, bu makale bizim 2013'ye ortaya attığımız 'büyük ve yavaş bir göktaşı değil, küçük ve hızlı bir kuyruklu yıldız' teorisini destekleyen bağımsız kanıtlar sunuyor" dedi.

Moore ise "Bir bilim insanının hipotezlerini sürekli yeniden değerlendirmesi çok önemli derken, söz konusu makalenin "kamuoyunda kabul gördüğü takdirde, var olan veri kaynaklarını ve modelleri bir kuyruklu yıldız çarpması ihtimalini akılda tutarak yeniden değerlendirmek için motivasyon sağlayacağını" belirtti.

Siraj ve Loeb ise, kuyruklu yıldızlardan gelecekte elde edilecek yeni örneklerin, hipotezlerine daha fazla ışık tutacağına inanıyor. Vera C. Rubin Gözlemevi'ndeki gibi gelişmiş teleskoplar da bilim insanlarının kuyruklu yıldız, göktaşı ve Dünya'ya yakın nesneleri daha kapsamlı bir biçimde sınırlandırmasına yardımcı olacak

Bu gelişmeler, dinozorları yok eden nesnenin kaynağı hakkındaki teorileri sınırlandıracak ve belki de insanlığın aynı şeyleri bir kez daha yaşamasına engel olacak. Noktayı Siraj'ın sözleriyle koymak gerekirse, "Nihayetinde doğaya ne kadar çok bakarsak, çevremizdeki dünyayla ilgili temel soruları yanıtlamaya o kadar yaklaşabiliriz. Geçmiş ve aynı zamanda gelecek hakkında... Bilimin güzelliği de burada."