Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Dizi dizi inciyim

Bursa , 12 Kasım 2020 Perşembe, 11:27

Dizi dizi inciyim
Yerli dizilere sardım bu aralar.
Alkol kullanmıyorum ama, kafam bi dünya.
Zengin ve ünlülerin acıklı hayat hikayeleri, hepsinin elinde bir DNA raporu, karısını, kızını, eltisini, görümcesini kapan, hastaneye koşuyor.
Allah belamı versin, herif bacanağından bile, DNA raporu isteyecek üç vakte kadar.
İşin iyi yanı, bende IQ dibe vurdu, ne memleket sorunları, ne çevre, ne ekonomi, ne sağlık, ne adalet...
Tamamı dışarıda kaldı.
Frontal hafıza, sıfır.
Beynimin sadece omurilik soğanına yakın bölümü aktif.
Acıkınca yiyorum, üşüyünce çişim geliyor.
Dünya bağlantım, ekrandaki tipler.
Olaylar hepsinde aynı.
Acıklı, güldürüklü, garip garip olaylar işte.
Arada reklam giriyor, alamayacağım şeyler geçiyor sırayla, en eğlencelisi dondurma reklamları, porno etkisi, banka reklamları da eğlenceli, ekranda müşterilerin yüzü gülüyor, gerçek hayatta hard porno, çığlık çığlığa sokaklar...
Anlaşılıyor ki, kredilerden herkes çok mutlu.
Acı değil, zevk çığlıkları bunlar.
Sonra, deterjan ve şampuan reklamları, aptamilli mama acıktırıyor insanı.
30 dakikada kapıdaki pizzacıyı arıyorsun, kendin gel, %20 indirim, dizi kaçacak...
"Getir lan, yemişim %20 yi, %52,5 bile yedik biz, 20 ne ki?"
"Çıkarız bir balkon konuşması daha yaparız" demeye kalmadan, dizi tekrar başlıyor.
Ooohhh miiisss...
Süper lüks arabalar içinde senden, benden farkı olmayan, bitmeyen merdivenli villaların, uçsuz bucaksız bahçelerinde geçen, acıklı zengin kız fakir oğlan hikayeleri.
Kadınların hepsi Türkan, hiç biri öptürmüyor dudaktan...
Namus tavan ama, çocuklar ya sütçüden, ya tüpçüden.
Arası yok valla.
Kocasının elini tutmayan, mahallenin yarısıyla....
Karısının odasına girmeyen, baldızın 3 çocuğundan ikisini, eltilerin hepsini...
Kafa yine gitmece...
Hazır kafa gitmişken, bir de Ana Muhalefete bakalım.
Ayık kafa ne yaptıklarını görmek kötü oluyor.
Salıdan, salıya Muhalefet görevi pek hoşlarına gitti.
"Kendi çapında eğlenmek" tam CHP için söylenmiş sanki.
Ülke ve kent umurlarında değil.
Bütçe görüşmelerinde bir varlıkları yok, ayrı bir dünya onlarınkisi.
Kimin çalıp, kimin oynadığı da umurlarında değil.
Genel Başkan, salı günü bir şeyler söylüyor, çarşamba herkes kendi havasında...
Zaten Genel Başkan birileri duysun diye konuşmuyor.
Sadece dilsiz olmadığını kanıtlıyor.
Yerel ayrı bir eğlence.
Herkesin bildiğini "bir de benden dinleyin" albümüyle piyasaya çıkıyor ve her defasında altın plak beklerken, albüm geri toplanıyor.
Meclis Kürsüsü, Minber ayırmadan Atatürk ve İnönü'ye hakaretler edilirken çıt çıkarmayanlar, kahve dedikodusu ile siyaset yapmaya çalışırken, elleri ayakları birbirine dolaşıyor.
Parti içi Muhalefet, sizlere ömür, kalan sağlar, şükür namazında.
Anlayacağınız, AK Parti'nin kendiliğinden çökmesini beklerken, hallerinden memnun yaşayıp gidiyorlar.
Bu arada, Genel Merkez, bir otobüs çıkardı, 'Anadolu İnsanı'nın nabzını tutacaklarmış.
Gözünüzü seveyim, elini sen uzat yurdum insanı, yanlış yeri tutup, tersten, marş söyletmesinler...