Bursa
Çok Bulutlu
12.3°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Don Kişot ve Ali Ay

Bursaspor , 28 Eylül 2020 Pazartesi, 22:17

Düğün ve Cenaze Sezen Aksu'nun 1997 yılında yayınlanan ve dünyaca ünlü besteci Goran Bregovic bestelerine yazılan sözler ile hazırlanmış albümünün adıdır.

Don Kişot ve Ali Ay
O albümü dinlerken hüzün ile karışık mutluluk sarar bedeninizi ve müziğin tınısıyla içinizde dünyanın her halini yaşarsınız.

Biz Türkler besteden daha çok güfte üzerinden hissederiz ve duyduğumuz damardan birkaç kelime ile yaşarız şarkıları…

Ama müzikte asıl olan bestedir.

Sözler ise teferruattır.

Ben beste ile hüzünlenir ya da mutlu olurum.

Sabah bir telefon çağrısı ile günümün gündemi değişiverdi.

Emniyet Müdürlüğü basın bürosundan çok nazik bir üslupla hakkımda yazdığım bir yazıdan dolayı şikâyette bulunulduğunu ve ifade vermek için Emniyet Müdürlüğüne kadar gelmemi istediler.

Davet eden devlet ise icabet gerekir diyerek ilgili birime gitmek için yola çıkarken tek endişem istemeden bir kulun hakkına girdim mi sorusunun cevabını bilemememdi.

Ben duyduğum, bildiğim doğrulardan çok, inandığım şeyleri yazarak işimi yapan bir köşe yazarıyım ve bel altı vurmadan ama lafını esirgemeden buralara geldim öyle de yürüyeceğim.

Aynı saatlerde Ahmet Akhan kardeşimin babasının cenazesine katılamadan ifadeye giderken cenaze hüznünü de yanımda götürüyordum.

Emniyet Müdürlüğünün ilgili birimine gittiğimde bana telefon eden sesin sahibi aynı nezaketle buyur etti.

Ve Ali Ay’ın Genel Yayın Yönetmeni olduğum Lifebursa.com internet gazetesinde yazmış olduğum “Bursaspor’un Daltonları” yazısında kullandığım ifadelerde hakaret unsuru bulunduğunu iddia ederek hakkımda “hakaret” suçlamasında bulunduğunu öğrendim.

O andan itibaren içimi bir şüpheli olarak düğün ezgileri sardı ve yazdığım gerçekleri tekrar ettim.

Aslında yazının başlığından anlaşılacağı gibi İbrahim Yazıcı başkanın zamansız ve ani ölümünden sonra gelen dört başkanın Bursaspor’u nasıl yiyip bitirdiği ve değerlerini yok ettiğini anlatmıştım.



Hepsinin içinde Ali Ay’ın elbette farklı bir yeri vardı.

Bursaspor’un başına gelerek ona tarihinin en büyük acılarını yaşatan adeta kulübü taammüden yok etmeye kararlı bir kişiden bahsediyorum.

Ben Ali Ay’ın başkanlığı döneminde ona yanlışlarını yazarak yol yordam gösteren bir insan, bir Bursalı, bir Bursasporlu, bir gazeteciyim.

Teşbihte hata olmaz derler. Ben Daltonlara karşı duran Red Kit ya da yel değirmenleri ile savaşan Don Kişot’um…

İlk yarıyı ilk onda bitirdiğimizde, bir yıl önce UEFA’ya katılan takımın oynadığı oyuna bakıp tehlike kapıda diye yazdım ve Trabzon’u evinde yenerek kümede kaldık.

Yeni dönemde yine göreve talip olup ve 1060 oy ile seçildiğinde aynı hatalara düşmeyeceğiz dedi ama bu kez kulübün anahtarlarını iş bilmez yetkisiz etkililere teslim ederek Bursaspor’un infazını imzaladı.

Kümede kalmak için bir mum ışığı kadar umudunuz varken Mesut Bakkal gibi bir bezirgânla anlaşmak olmaz diye yazdım ama infazı ona yaptırdı.

Ali Ay ve Muhasebecisinin tapularının ilk ekran görüntüleri bana geldi ve etik değil diye yayınlamadım ve rahmetli Adnan Alp ısrarla istemesine rağmen vermedim.

Çünkü özel ile Bursaspor’u hiç karıştırmadım.

Ama bağımsız denetim kurulunun tuttuğu raporlardaki tespitleri yok sayan ve denetleme kuruluna saygı göstermeyen Ali Ay ve Yönetim Kurulu saygıyı hak etmez.

Divan Kurulu üyelerine hakaret eden bir Başkan saygıyı hak etmez.

Bursaspor’un en üst karar organı olan Genel Kurulda oybirliği ile ibra edilmeyen bir başkan saygıyı hak etmez.

Ben Ali Ay’ı belki de Bursaspor’a en çok para veren başkan olarak yazarken onun Bursaspor tarihinin en kötü başkanı olduğunu yazmasam olmazdı.

Hakkımda dava açılırsa elbette mahkeme huzurunda söyleyeceklerim bunlardan ibaret olmayacaktır. Karakolda doğruyu söyleyip mahkemede şaşanlardan değilim.

Ve adaletin vereceği karar ne olursa olsun onu şerefle taşıyacağım.

Ben Ali Ay’ın yerinde olsam zamanında ekibi tarafından ondan saklanan bütün yazılarımı okurum ve zamanında dikkate almadığım için benden özür dilerim.

Başıma ilk kez gelen şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmaktan elbette mutlu olmadım.

Bu durumu Kundakçı gibi eski tüfek tecrübelilerle paylaştığımda bana yazdığım yazının doğru bir eleştiri yazısı olduğunu sonucu ne olursa olsun bana huzur vereceğini söyleyip keyfini çıkar dediler.

Şampiyon Bursaspor'dan küme düşmüş, dağ gibi borç, kasası boş, kadro değeri erimiş, gelirleri temlik altına alınmış, konkordato ilan etmesi konuşulan bir Bursaspor'a varan yolda dahli olanların eleştirilmesi kadar doğal ne olabilir ki?

Ali Ay’ı bu dava için yönlendirenler Bursaspor’un bugün düştüğü durum ve bunun sorumluları kim diye bir hashtag açsalar açık ara Ali Ay adı çıkmazsa bir daha kalemi elime almam ve yazı yazmam.

Bizim dava görülür biter gider ama Bursaspor’un davası biteceğe benzemiyor ve açılan hasar her geçen gün büyüyor.

Geleni gideni, alınanı satılanı, alacağı borcu hepsinin hesabını en iyi sizler biliyorsunuz.

Çünkü siz yaptınız.

Madem eleştiriyi hakaret görecek kadar alıngansınız.

Kur farkı yalanı dışında bir gerekçe ile görev süresindeki yaşananları dürüstçe açıklayın ve vicdanlarda aklanın.

Düğün de bizim için cenaze de…

Önemli olan sağ iken gömülmemektir!

Peki sen yaşıyor musun Ali Ay?

“ https://www.lifebursa.com/spor/bursasporun-daltonlari/”