Bursa
Çok Bulutlu
18.1°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Düşündüren yargıtay kararı

Siyaset , 09 Ekim 2020 Cuma, 14:31

CHP Milletvekili Sayın Enis Berberoğlu'nun yargılanma aşamaları hakkında 20.09.2018 tarihinde yazdığım yazının sonunda "Umarım, TBMM’nin değerli üyeleri bu hataya düşmeyip , Mahkemece yapılan yanlışı gidereceklerdir." temennisinde bulunmuştum.

Düşündüren yargıtay kararı
Ne yazık ki kesinleşmiş mahkeme kararı mecliste okunmuş ve Berberoğlu'nun milletvekilliği düşmüştü.

Yargılamada hak ihlali yapıldığı konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararla haklı olduğumuz anlaşılmış, ancak Sayın Berberoğlu'nun gasbedilen hakkının verilip verilmeyeceğini bilemiyorum.

Sonuçta diyorum ki, günün birinde herkes hukuka gereksinim duyacaktır. Hukuka kıymayalım.

DÜŞÜNDÜREN YARGITAY  KARARI…

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi “Türkiye Cumhuriyeti,  demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” der

Hukuk devletinin olmazsa olmazı, herkesin Anayasaya ve yasalara uyması, verilen kararların yasalara ve Anayasaya uygun olmasını gerekmektedir.

Bilindiği gibi Enis Berberoğlu 26. dönem CHP Milletvekili iken MİT TIR’ları olayından dolayı casusluk suçunu işlediği savıyla tutuklanmış ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25 yıl hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis) ile cezalandırılmış, bu kararı itiraz üzerine inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin (İBAM) 2. Ceza dairesi kararı esastan bozmuş ve dosyayı 14. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.

  1. Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararı usul ve yasaları aykırıdır gerekçesiyle dosyayı 2. Ceza dairesine geri göndermişti.


Dosyayı yeniden inceleyen İBAM 2. Ceza Dairesi olayın “casusluk” suçu değil, "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçunu oluşturduğunu kabul ederek Enis Berberoğlu’nu 5 yıl 10 ay hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırmış ve tutukluğunun devamına karar vermişti.

Bu karar, İBAM Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilerek, Enis Berberoğlu’nun casusluk suçundan cezalandırılması istemiş ve dosya  Yargıtay 16. Dairesine gönderilmişti.

24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde Enis Berberoğlu yeniden 27. Dönem CHP milletvekili seçilince Avukatları daireye başvurarak Enis Berberoğlu’nu yeniden dokunulmazlık kazandığını Anayasanın 83 maddesi gereğinde davanın durdurulmasını istemişlerdi.

Ancak Daire durdurma isteğini ret ederek, tutukluluğunun devamını kararlaştırmıştı.

20.09.2018 günü dosyayı karara bağlayan Yargıtay 16. Ceza Dairesi “5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine” karar verdi.

Bu kısa anımsatmadan sonra, Anayasanın 83 maddesine baktığımızda; Anayasanın 83 maddesinin 2. fıkrası “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.”

Aynı maddenin son fıkrası “Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.”

Anayasanın bu amir hükümleri karşısında kararın, hukuka, Anayasaya uygunluğunu kabul etmek olanağı yoktur.

Enis Berberoğlu’nun durumunda;

a)Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali var mıdır?

-Hayır.

b)Üzerine atılan suç Anayasanın 14. maddesinin kapsamına giriyor mu?

-Hayır.

  1. c) 24 Haziranda yapılan genel seçimlerde tekrar milletvekili seçildikten sonra TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılmış mıdır?


-Hayır.

Anayasanın bu amir hükümler karşısında, davanın dönem sonuna kadar durdurulması gerekirken, hüküm kurulmasını hukukçu kimliğimle her hangi bir yasaya ve Anayasaya uygun bulmuyorum.

Onama kararı TBMM de okunduğu an Enis Berberoğlu’nun dokunulmazlığı kalkacak ve milletvekilliği düşecektir.

Umarım, TBMM’nin değerli üyeleri bu hataya düşmeyip , mahkemece yapılan yanlışı gidereceklerdir.

Son dönemlerde meslektaşlarım tarafından verilen bu tür kararlarla yargı bağımsızlığına, adil ve tarafsız yargılamaya gölge düşürüldüğünden içimin acıdığını belirtmek istiyorum.