Bursa
Parçalı Bulutlu
9.6°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Evlilik bir ilişki yönetimidir

Yaşam , 23 Eylül 2020 Çarşamba, 09:00

Evlilik bir ilişki yönetimidir
Dört bin yıllık geçmişi olan evlilik, insanlığın devamı, toplum sağlığı, sosyokültürel yapının devam ettirilmesi için gerekli olan ve ihtiyaçtan doğmuş bir kurumdur.

Kadın-Erkek bedensel, ruhsal ve sosyal olarak farklı insan olmalarından dolayı, kişilik uyumuna göre evlilik de yapsalar, birçok konuda çatışmaya dönüşebilecek farklı duygu düşünce ve davranış sergileyebilirler

Çatışma, kavga etmek değildir. Çatışma, bağırıp çağırma küsme, susma değildir.

Çatışma, farklılıkların haklı-suçlu eksenine girmeden sohbet diliyle çözüm arayışı içinde olmaktır.  Çatışma, bir kriz ise eşlerin birbirlerini daha iyi tanıma fırsatı da sağlar.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, en mutlu çiftlerin hiçbir durumu içine atmayan, farklılıkları dile getiren, anlaşamasalar da tam olarak kendilerini anlatabilen, halden anlayan, saygı ve sevgiyi hiç elden bırakmayanlardan olduğudur.

Sonuçta anlaşmak olmasa da anlatmak ve anlaşılmak en büyük ihtiyaçtır.  En mutlu olanlar ise, sağlıklı iletişim içinde kalabilenlerdir

Ör: “Seni anlıyorum, bununla birlikte bende böyle düşünüyorum; her şeye rağmen çözüm konusunda ne yapabiliriz” ile iki taraf çözüme yönelik hangi adımları atabilir, arayışına gidilebilir.

En kaotik sorunları en basitçe çözebilenler, her şeye rağmen duygu ve düşüncelerini en ustaca dile getirmeyi becererek sohbet içinde kalabilenler, halden anlayanlar, birçok konuda anlaşamasalar da anlaşılma sorunu yaşamayanlar, hiçbir konuyu içine atmayanlar, birbirlerini değiştirmeye çalışmadan, geçinmeyi becerenler işte onlar sahip oldukları iletişim becerileri sayesinde evlilik hayatını ustaca götürebilenlerdir.

İletişim becerilerimiz sayesinde en kaotik sorunlar üstelik fırsata dönüşerek basitçe çözülebiliriz; ya da iletişim becerimizin yetersizliği ve ego sorunlarımız yüzünden en basit sorunlar kaosa neden olabilir.

İletişim becerileri öncelikle farkındalık gerektirir. Yani öncelikle kendimizi tanımamız davranışlarımızı sözlerimizi yöneten düşünce biçimlerimizin farkında olmak oldukça önemlidir.

Bizi, bizimle tanıştıracak duygularımızı anlamalıyız. Hangi olaylar karşısında hangi olumlu ya da olumsuz duygularımız ne oranda oluşur. Öfke, korku, kaygı, üzüntü ve sevinç gibi duygularımız ifrat-tefrit arasında bir yerlerde dengeli midir? Duygusal kalıplarımızı anlamak zaman ister.

Bunun için her gün ya da haftanın belirli günlerinin sonunda ayıracağımız 15-20 dakikalık sürede sabahtan akşama kadar gelişen hangi olaylar karşısında hangi duyguları yaşadık, ne tepkiler verdik ve şimdi ne düşünüyoruz?

Örneğin alınganlığımız üzüntümüz öfke sevinç ya da korkularımıza neden olan geçmiş benzeri olaylarda da aynı tepkileri vermiştik.

Bu çalışmalar kendimizi daha iyi tanımamız ve kendimizi tanıdıkça, karşımızdaki insanları da daha iyi anlayabilme yeteneğimizi arttıracaktır.

Sonuçta ise hem kendimizi hem karşımızdakini ve evlilik yaşamımızda eşimizi daha iyi sezme tanıma, yönetebilme ve uyum sağlayabilme yeteneğimizin artması daha sağlıklı ilişkiler kurabilmemizi kolaylaştıracaktır.

 

Bu anlamda sürekli okumak, araştırmak ve gelişim içinde olmamız gerekir.

Unutmamalıdır ki tüm insanlar genetik (biyolojik)olarak zaten var olan akılları onları ilişki yönetim açısından becerikli yapmaz.

İnsanlar genetik akılları sonradan geliştirilmemişse tüm davranışları bağırma, tehdit, kavga ağız dalaşı, çıkarcı ve ego sorunlu olacaktır.

Yani aynı durum kedi, köpek vb hayvanlarda ve insanlarda ortaktır. İnsanın hayvanlaşmaktan kurtulabilmesi için genetik olmayan sonradan geliştirilen mantık muhakeme analitik düşünme yeteneğinin geliştirmesi gerekir.

İnsanın, insanca davranabilmesi yani hayatının her alanın yönetebilmesi için sürekli öğrenme sürecinde olması, kendini tanıması ve gelişim içinde olması önemlidir.

Unutmayalım ki evlilik olgunluk gerektiren ve ustalık isteyen bir ilişki yönetimidir ve evliliğin ilk 40 yılı kolay değildir