Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Faik Öztrak'tan gündeme dair açıklamalar

Gündem , 05 Nisan 2021 Pazartesi, 15:44

Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü Faik Öztrak, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Faik Öztrak'tan gündeme dair açıklamalar

MART AYI ENFLASYON RAKAMLARI

Bugün MYK'da; Mutfaklarda büyüyen yangını, gençlerimizde artan işsizliği, umutsuzluğu, çaresizliği, esnaflarımızın salgında bir başına bırakılmasını, emekçilerimizin çaresizliğini, artan vaka sayılarını, felakete dönüşen salgını, yani ülkemizin gerçek gündemini ele aldık.

Bir ülke ya ilim ve adaletle, ya da zulüm ve zalimlikle yönetilir. Erdoğan Şahsım Hükümeti, zZulmüyle milletimizi nefessiz bırakıyor. Milletimizin nefesini; zamlarla, işsizlikle, açlıkla, yoklukla, baskıyla kesiyor.

Bu sabah, mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. Zulüm zam olup milletimizin üstüne yağmış.

TÜİK'in makyajlı rakamlarına göre bile, durum felaket. Mart ayında enflasyon yüzde 1,1 olmuş. Yılın ilk üç ayında gerçekleşen enflasyon ise yüzde 3,7.

Mart'ta 12 aylık enflasyon ise yüzde 16,2'ye çıkmış. Bu, 2019'dan bu yana gerçekleşen, en yüksek 12 aylık Mart enflasyonu... Ve bu enflasyonla Türkiye, dünya üzerinde en yüksek enflasyona sahip 14. Ekonomi oldu. Aynı ligde bulunduğumuz ülkeler, Nijerya, Etiyopya, Haiti. Erdoğan Şahsım Hükümetinin yarattığı tablo işte bu.

Son bir yılda, benzinli otomobil yüzde 110, televizyon yüzde 89, dizel otomobil yüzde 86, bulaşık makinesi yüzde 68 zam görmüş. TL'deki değer kaybı bu ürünlerin fiyatını uçurmuş.

Mutfaktaki yangın da korkunç. Son bir yılda, yumurta yüzde 64, ayçiçek yağı yüzde 60, mısırözü yağı yüzde 55, mercimek yüzde 45, tavuk eti yüzde 44 zam görmüş. Bunlar da TÜİK 'in makyajlı rakamları. Pazardaki, marketteki yangın daha da büyük.

Hem çekirdek enflasyon, hem de üretici fiyatları da ilerleyen günler için iyi bir tablo çizmiyor. Çekirdek enflasyon göstergeleri, tüketici fiyatlarının üzerinde seyrediyor. Yine Yurtiçi Üretici Fiyatları, mart ayında yüzde 4,1 artmış. Bu mevcut seride en yüksek üretici fiyat enflasyonu. Yine Mart ayında 12 aylık üretici enflasyonu yüzde 31,2 ile tüm Mart aylarının rekorunu kırmış.

Son bir ayda Türk Lirasındaki değer kaybının, daha da hızlandığını düşünürsek önümüzdeki aylar da, milletin üzerine yağacak zam yağmurunun, daha da şiddetleneceği anlaşılıyor.

Ama şahsım hükümetinin zulmü, sadece zamla olmuyor. Bunlar, milletten gerçek enflasyonu saklayarak da zulmediyorlar.

Enflasyon Araştırma Grubu'nun rakamlarına göre, mart ayında enflasyon, TÜİK'in açıkladığının üç katı. Mart'ta gerçekleşen enflasyon yüzde 3,4. İlk üç ayda gerçekleşen enflasyon ise yüzde 8,4. Enflasyonu düşük göstererek, emekliye hak ettiği aylığı, memura ve işçiye hak ettiği ücreti vermemek de zulümdür. Memura 2021'in ilk altı ayında yüzde üç zam verip, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkına, Yüzde 33 zam yapmak da zulümdür. Bu arada memura verilen yüzde 3'lük maaş zammı, daha yılın ilk üç ayında eriyip, gitti. Peygamberimiz, "İşçinin hakkını alın teri kurumadan verin" diye emretmiş. Şahsım hükümeti makyajlı enflasyon rakamlarıyla, milyonlarca işçinin, emekçinin hakkını gasbetmekten utanmıyor. Milletimiz her şeyin farkında. Halkımızın yarısı, "Mutfaktaki enflasyon yüzde 40'ın üzerinde" diyor. Halkın cebi yalan söylemez.

Mutfaktaki yangın partili ayrımı yapmaz. Bugün CHP'lisi, AK Partilisi, İyi Partilisi, MHP'lisi, Türkiye'deki herkes "Yandım Allah!" diye bağırıyor. Önümüz mübarek Ramazan ayı... Sayın Genel Başkanımız sayesinde, 2018'in Mayıs ayından bu yana, emeklilere dini bayramlarda, biner lira bayram ikramiyesi veriliyor. Son üç yılda her şeye zam yapıldı. Ama emeklilerin bayram ikramiyelerine zam yapılmadı.

Saray beslemelerinin, TURKCELL Yönetim Kurulu'ndaki ücretlerini, Avroya endekslemeyi biliyorlar. Yandaşların geçilmeyen köprü ve otoyolu ücretlerini, dövize endekslemeyi biliyorlar. Ama iş, emeklinin ikramiyesine gelince, enflasyon kadar bile zam vermiyorlar. Biz söyleyince de havaya bakıp ıslık çalıyorlar.

EMEKLİYE BAYRAM İKRAMİYESİ

Emeklinin bayram ikramiyesi 3 yılda kuşa döndü. 10 milyon emeklinin sesine mutlaka kulak verin. Yaparlar mı? Sanmıyoruz. Çünkü onların yandaşa hizmet etmekten, emekliye hizmet etmesine sıra gelmiyor. Bugün biz 10 milyon emeklimize söz veriyoruz; iktidara gelmeden, bayram ikramiyesini size verdirdik. Ahdımız olsun size hak ettiğiniz bayram ikramiyelerini iktidara geldiğimizde yine biz vereceğiz.

VAKA SAYILARINDAKİ ARTIŞ

Türkiye lebaleb kongrelerin de katkısıyla, onun millete verdiği cesaretle dünyada salgının yeni merkez üslerinden biri oldu. Salgının başladığı Çin bile bizim yanımızda solda sıfır kaldı. Ülkemizde günlük vaka sayıları artık 40 binin üzerine yerleşti. Bu vaka sayılarıyla dünyada 3'üncü, Avrupa'da 2'inci sıradayız. 4 Nisan 2021 itibariyle günlük vaka sayısında ABD'yi de geçtik. Yine günlük vefat sayıları da 180'ne yerleşti. Salgınla mücadelede son 3 ayı bu hükümetin sorumsuzluğu yüzünden kaybettik.

Bunların zulmü türlü türlü. Yandaşları için Londra'ya ambulans uçak gönderenlerin, bu ülkenin sade vatandaşı için hastane yatağı bulamaması tabi ki zulümdür. Aslı Özkısırlar'a 25 gün boyunca uygun koşullarda bir hastane yatağı bulunamamış. Neden bulunamadı? Çünkü tüm hastaneler Covid yüzünden ağzına kadar doluydu ya da salgın tehlikesi vardı. Aslı günlerce sesini Sağlık Bakanı'na duyurmaya çalıştı ama duyuramadı.

ARTAN KADIN CİNAYETLERİ

Türkiye tek bir imzayla kadına ve çocuğa yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi'nden çıkarıldı. Kadın ve çocuk katillerinin sırtı 3-5 oy uğruna Erdoğan tarafından sıvazlandı. Ama sonunda sadece Mart ayında 28 kadın hunharca öldürüldü. Bu işin başında söyledik, bir kez daha söylüyoruz; bundan sonra sesi ve nefesi kesilen her kadının canında, çocuklara uzanacak her rezil elde Erdoğan şahsım hükümetinin sorumluluğu ve vebali vardır.

Zalimin zulmü sadece kadınların, çocukların nefesini kesmiyor. Bu ülkenin geleceği, gençlerimizin de boğazını sıkıyor. Şu resimlerde gördüğünüz, gırtlağına basılanlar bu milletin çocukları. Burada boğulmak istenen ülkemizin geleceği. Ülkemiz AK Parti'de büro elemanlığı kapıp, sonra da burnuna pudra şekeri çeken saray beslemelerine mi emanet edilecek, yoksa bugün boğazına yapıştığınız, nefesini kesmek istediğiniz Boğaziçili gençlere mi emanet edilecek? Erdoğan'ın tercihinin ne olduğu bellidir. Erdoğan, saray beslemelerinden yanadır. Bu ülkenin iyi yetişmiş gençlerin karşısındadır.

Şu salgın döneminde ve mübarek ramazan ayı öncesinde kısa çalışma ödeneği uygulamasına son verildi. Erdoğan şahsım hükümeti; "hem ramazanda esnafı kapatacağım, hem de kısa çalışma ödeneğine son vereceğim" dedi. Şimdi 1 milyon 300 bin emekçimiz ya işsiz kalacak ya da zorunlu izne çıkarılacak. Zorunlu izne çıkarılanlara yapılan günlük ödemeyi de 47 lira 70 kuruştan 50 liraya çıkarmışlar. Bu mudur hak, bu mudur vicdan?