Bursa
Parçalı Bulutlu
9.7°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Güvenilmez CHP

Bursa , 24 Temmuz 2020 Cuma, 20:20

Şimdi, bir siyasi parti düşünün…

Güvenilmez CHP
İlçe başkanından genel başkanına dek, -hadi o malum sözü kullanmayayım çünkü, yasal bakımdan suç sayılabilir- sürekli olarak halkı kandırıp, gerçeğe aykırı beyanda bulunuyor!

Halka gerçeği söylemeyen, insanları yanıltıp, kandırmaya çalışan birinden bu memlekete hayır gelir mi?

Mustafa Kemal’in bu ülkeye bıraktığı en kötü kazık ve miraslardan biridir Cumhuriyet Halk Partisi!

Doğrusu geçmişte ben de “iyi bir şey” sanmıştım ancak, yaş aldıkça farkındalıklarım arttı ve gözlerimdeki at gözlüklerini çıkartarak etrafımdaki acı gerçekleri görmeye başladım.

Paylaşacaklarımın tümünün bir mesnedi, delili, dayanağı var.

CHP Osmangazi İlçe Başkanı’ndan başlayalım:

Sosyal medya hesaplarından, basın metinlerine dek her yerde “Mete Akyolcular” adını kullanıyor.

İnanmayan açıp bakabilir.

Fakat kongre günü gelip çattığında farklı bir isimle çıkıyor Akyolcular delegenin karşısına:

“Metin Akyolcular”



Seçim işlemi resmi bir prosedür olduğundan, sonuçlar da ilçe seçim kuruluna bildirileceği için gerçek adını kullanıyor Metin Akyolcular.

Fakat seçim bittikten sonra iş değişiyor ve her yerde kendini “Mete Akyolcular” olarak tanıtıyor!

Bir insan, bir siyasetçi, bir ilçe başkanı kendisini niye sahte bir isimle tanıtır?

Neden gerçeğe aykırı beyanda bulunur?

Halka, seçmene neden doğruyu söylemez?

Hadi bu soruların yanıtını siz bulun?

Şimdi geliyoruz CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca’ya:

Bendeniz, Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nin, İşletme bölümünden mezun oldum.

Hiçbir zaman eğitim aldığım branşın herhangi bir kolunda işte ne bileyim, muhasebecilik, mali müşavirlik, bankacılık, maliyecilik ya da bir işletmede yöneticilik yapmadığım gibi, kısa bir süre yürüttüğüm ticari faaliyetimin ardından, gazeteciliğe başladım ve 30 seneye yaklaşan bu süreci halen de devam ettiriyorum.

Mesleğin ne diye sorduklarındaysa “gazeteci yazar” yanıtını veriyorum.

İsmet Karaca’ysa aynı okulun “Uluslararası İlişkiler” bölümünden mezun oldu.

Her halde bu branştan diploma alanlar diplomat filan olurlar.

Bizim ismet’se ne konsolos oldu ne de manav…

“Meyhanecilik” yapmayı tercih etti hayatı boyunca.

Ayıp mı?

Elbette değil.

Önceleri Altıparmak’ta dar bir aralıkta, yerin bir kat altında “Zindan Bar’ı” işletti.

Ucuz, fıçı biranın satıldığı karanlık bir mekandı orası.

Biraz para kazanınca Zafer Plaza’nın üstünde bir aralığa geçti sonra.

Daha da palazlanınca Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nun arkasındaki Leman Birahanesi’ni açtı.

Üç liraya aldığı birayı 15 liraya sata sata yıllarca küpünü doldurdu İsmet.

Antalya’da bir-iki 302 Mercedes otobüs alıp, turist taşımaya da başladı.

Hatta bir ara “çay ocağı” işletmesi de yaptı ama asıl mesleği öğrenciliğinden beri hep meyhanecilikti.

Hayattaki en büyük başarısı insanlara “sarhoşluk” satmaktı İsmet’in.

Bizim toplumda bazı insanlar her şeyi suiistimal edip, ahlaksızlık yapabiliyorlar.

Aslında adaylık listesine “meyhaneci ya da biracı” yazması en doğrusu İsmet’in ama yazılmaz şimdi.

Ne yazabilirdi?

Örneğin “işletme sahibi” diyebilirdi yandan yandan.

Hoş, İsmet Karaca’nın, Hüseyin Akkuş gibi siyaset cahili bir insanın karşısında kazandığı seçim listesinde hiç kimsenin mesleği yazmıyor.

Yazmıyor çünkü, boşta gezenin boş kalfaları dolu orası!

Oysa CHP’de eskiden herkesin ne iş yaptığı ve kariyeri belirtilirdi orada.

Bu İsmet yine meyhanecilik yaptığı yıllarda merhum Yılmaz Akkılıç’ın listesinden İl yönetimine girdi.

Şimdi sıkı durun!

Mesleği için ne yazdırmış orada biliyor musunuz?

“Uluslararası İlişkiler Uzmanı-İl Gençlik Kolları Eski Başkanı”



Yuhh!..

Ne zaman uluslararası ilişkiler uzmanı oldun sen İsmet?

Zindan Bar’dan çıkıp da hayatında bir kere uluslararasına çıktın mı?

Hangi konsoloslukta, hangi büyükelçilikte çalıştın?

Hangi vakit “uzman” oldun sen “Konsolos İsmet”?

Ekselans İsmet!

İşte böyle sevgili okur…

Bunların adı Metin olan ilçe başkanı kendini “Mete” diye tanıtır; mesleği birahanecilik olan İl Başkanı kendini “uluslararası ilişkiler uzmanı” diye lanse eder…

Genel Başkanları mı?

Daha dün Bursa’da Olay TV’de katıldığı bir televizyon programında “Yüzde 40’ın altında oy alırsam istifa ederim” diyen Kemal Kılıçdaroğlu bu günlerde yine aday olmaya hazırlanıyor!

“Yalancı Çoban” misali, defalarca halkı kandıran CHP’nin  hiçbir güvenirliği, hiçbir inanırlığı kalmadı.

“Olay TV” dedim de…

Biliyorsunuz, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu adına Nuri Çolakoğlu’na satıldı bu kanal.

Haber televizyonu olarak yeniden yapılandırılacak.

Konuyu bir dostumla konuşurken dedi ki, “Cavit Çağlar bu! Kurnazın önde gideni. Nuri Çolakoğlu O’nun has adamı. Sözde kendisi görüntüden çıkarak satmış gibi yaptı. Kanal Ekrem İmamoğlu için “yandaş tv” haline getirilecek!..”

Vay, vay, vay!

İkili oynuyor Cavit Çağlar ha!

Beri tarafta işlerini Ak Parti’ye gördürüyor, öte tarafta da aldı tüyoyu birilerinden, paraları İmamoğlu’na yatırıyor!

Ekrem başkan olacak hükümeti kuracak, Cavit iktidara gelip, Mudanya Yolu’na AVM’sini kuracak!

Benim zavallı halkım da “Atatürk’e oy verdiğini” sanıp, artık tamamen bir “mezhebin” hakimiyetine girmiş CHP’ye destek olacak!

Kılıçdaroğlu’na rakip çıkan İlhan Cihaner’i beğenirim ama o da Aleviymiş.

Sakın ha, bu mezhebe karşı olduğum filan sanılmasın; bir partinin “mezhepçilik” yapanlarla dolmasınadır karşılığım!

Örneğin çakma konsolos İsmet Karaca…

Sandığa girdiği listede hatırı sayılır miktarda Alevi var.

Kurultay delege listesinde bu tablo iyice belirginleşiyor.

Ayrıca, bir-iki kişi haricindeki herkes İsmet’in sözünden çıkmayacağı gibi, pek çoğu bedava fıçı bira sevenlerden oluşuyor!

Hasan Keleşoğlu’nun kızı, Mudanya Belediye Başkanı hayırsız Hayri’nin baldızı, Bülent Özdemir’in karısı, Hayri’nin kayınçosunun ortağı filan gibi kişiler İsmet tarafından kurultay delegesi yazılmış.

Gemlik, Yıldırım gibi ilçeleri hiç sallamadı bile İsmet.

Siyasetteki tek projesi kendisini milletvekili yapmak.

Kemal Kılıçdaroğlu yine genel başkan seçilecek.

Genel merkezin kasasına giren yüzlerce trilyon devlet yardımı birileri tarafından harcanmaya devam edilecek.

Fakir bir yurttaşın gecekondusuna gidilip, gazeteciler önünde iftar yemeği yenecek.

Bu halktan yine oy istenecek!

Al sana oy!