Bursa
Parçalı Bulutlu
10.5°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Hareketsiz yaşam varise neden oluyor!

Sağlık , 31 Mart 2021 Çarşamba, 13:21

Türkiye'de halk arasında 'varis' olarak bilinen 'venöz yetmezlik' en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Tedavi edilmediği takdirde pulmoner emboli gibi önemli bir riski de barındıran varisler hareketsiz yaşamın arttığı pandemi döneminde daha ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr Semih Barlas varis tedavisi ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Hareketsiz yaşam varise neden oluyor!

Covid-19 nedeniyle varis tedavilerinin ertelenmemesi gerektiğini dile getiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof Dr Semih Barlas, yeni tedavi yöntemleriyle hastaların süratle günlük yaşamlarına dönebildiği söyledi.

Prof. Dr Semih Barlas, kapakları kaçıran (venöz yetersizlikli) damarın genel anestezi altında çıkartılmasını veya yerinde bağlanmasını hedefleyen, çok uzun süren iyileşme dönemlerine neden olan klasik ameliyatların geride kaldığını söyledi. Prof. Dr. Barlas varis ile ilgili merak edilenleri anlattı.

KADINLARIN VARİS SORUNU ERKEKLERDEN İKİ KAT FAZLA

Çok sayıda klinik çalışma, bacaklarda varis görülme olasılığının, kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Görülme sıklığı da yaşla birlikte artıyor. Kadın-erkek farketmeksizin bireyler incelendiğinde, varis görülme oranının 40 yaşındakilerde yüzde 22, 50 yaşındakilerde yüzde 35, 60 yaşındakilerde yüzde 41 olduğu ortaya çıkıyor. Yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak bakıldığında, tüm dünyada genel olarak venöz yetmezlik sıklığının yüzde 20-60 arasında olduğu biliniyor.

VARİSLERİN SEBEBİ VENÖZ YETMEZLİK

Vücudumuzdaki kirli kanı, kalbe ve akciğerlere temizlenmek üzere taşıyan venler (toplardamar) bulunmaktadır. Bacak venleri, bu görevlerini, aşağıdan yukarıya, yani yerçekiminin aksine gerçekleştirdiklerinden, içlerinde tek yönlü olarak çalışan kapakçıklar bulunmaktadır. Bu kapakların bozulması ve geriye kaçırmasına venöz yetmezlik denir. Venöz yetmezliğin belirtilerine de varis adı verilir.

HAREKETSİZ YAŞAM VENÖZ YETMEZLİĞE DAVETİYE ÇIKARIYOR

Pandemi döneminde insanlar tercihen veya zorunlu olarak hareketlerini kısıtlamak durumunda kaldı. Uzaktan çalışma sistemi, sokağa çıkma yasakları ve kış aylarının doğal yaşam tarzı biraraya geldiğinde insanlar vakitlerinin büyük bölümünü kapalı alanlarda hareketsiz geçirdi. Bu da venöz yetmezliğe davetiye çıkarabiliyor. Hareketsiz kalındığında bacaklardaki venlerin içinde bulunan kapakların çalışması bozulabiliyor, baldır adelesinin venler üzerindeki masaj etkisi azalabiliyor ve buna ek olarak gerçekleşen kilo artışı venöz yetmezliğe ve varislere yol açabiliyor.

EN CİDDİ RİSK PULMONER EMBOLİ

Venöz yetmezlik tedavi edilmediğinde, bacak damarlarında pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabilir. Böylesine bir pıhtı, ister bacağımızın en iç kısımlarında yer alan ana damarlarda (derin venöz trombüs-DVT), isterse daha yüzeyel damarlarda olsun, bulunduğu yerinden kopacak olursa, ilk ulaşacağı hedef akciğerlerdir. Buna 'pulmoner emboli' (akciğer içinde pıhtı) adı verilir. Pulmoner emboli, çok ciddi bir tablo olup, yaşamsal risk yaratır.

VARİSİN TEDAVİSİ ARTIK ESKİSİ GİBİ ZOR DEĞİL

Varis tedavisinde 2007'den sonra büyük ilerlemeler kaydedildi. Kapakları kaçıran (venöz yetersizlikli) damarın genel anestezi altında çıkartılmasını veya yerinde bağlanmasını hedefleyen klasik ameliyatlar, hastalığın 5 yıl içinde büyük oranda tekrarlaması nedeniyle terkedildi. Şu anda kullanılan mevcut tedavi yöntemleri hastanın günlük yaşantısını ve iş hayatını olumsuz etkilemiyor. Hasta günlük yaşamına kaldığı yerden devam edebiliyor.

VARİSLERİN TEDAVİSİNDE ARTIK GENEL ANESTEZİYE BİLE GEREK YOK

Venöz yetmezliğin tanısında bireylerin bilinçli olması çok önemlidir. Ayak bileklerindeki şişlik veya çorap lastik izi, kılcaldan kalına doğru farklı çaplarda olabilen damarların bacaklarda farkedilmesi, huzursuzluk hissi ilk belirtilerdir. Böyle durumlarda bir kalp damar cerrahıyla şikayetlerin paylaşılması, bacağın muayene edilmesi ve venöz dopler adı verilen çok ayrıntılı bir bacak ultrason incelemesi yapılması önerilir. Ultrason sonucuna göre de tedavi yöntemi belirlenir.

VARİS TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Günümüzde uygulanan tedavi yöntemleri lokal anestezi altında ve kısa sürede yapılabilmekte. Bu nedenle hastalar pandemi nedeniyle çekinip tedavilerini aksatmamalı. Varislerin durumuna göre belli başlı tedavi yöntemleri şunlardır;

1- Yüzeyel Köpük Skleroterapi (VFS): Bacaklardaki 1-3 mm çapındaki kılcal damarların tedavisinde uygulanmakta olan bir yöntemdir. Çok ince iğneler ile, damarların içine köpüklü bir ilaç verilmekte ve damarlar ortadan kaldırılmaktadır. Hafif venöz yetmezlik durumlarında uygulanır. Kozmetik bir işlemdir ve anestezi gerektirmez.

2- Yüzeyel Lazer Tedavileri: Genelde Yüzeyel Köpük Skleroterapi'ye, gerekli durumlarda ek olarak uygulanmaktadır. 0.5-1mm çapındaki çok ince kılcallarda başarı sağlamaktadır. Daha kalın damarlara uygulandığı durumlarda, kalıcı yanık izlerine yol açabilir veya başarısız kalabilir. Hafif venöz yetmezlik durumlarında uygulanır. Kozmetik bir işlemdir ve yeni jenerasyon lazer cihazları kullanıldığında anestezi gerektirmez ve ağrısıdır.

3- Ambulatuvar Flebektomi (AP): 3mm'den daha kalın, spagetti makarna görünümlü kalın damarlara uygulanır. Lokal anestezi altında, dikiş gerektirmeyen, 1mm'lik kesiler içinden, söz konusu damarlar çıkartılmaktadır. Tıbbi bir işlemdir.

4- Endovenöz Trunkal Ablasyon (EVTA) : Orta-ileri düzeyde venöz yetmezliğin bulunduğu durumlarda uygulanır. Lokal anestezi altında, damarın içine yerleştirilen bir kateter (ince boru) yardımı ile

- Radyofrekans enerjisi veya

- Lazer enerjisi veya

- Bir tür zamk verilerek hasta damarının tahrip edilerek büzüştürülmesi ve iptal edilmesi hedeflenir.

EVTA, hangi tip kateter kullanılarak yapılırsa yapılsın, tıbbi bir yöntemdir.

5- Doppler Altında Kimyasal Ablasyon (DGS): Ultrason görüntüleme altında damarın içine büzücü ilaç sıkılmaktadır. Genelde EVTA işleminin tamamlayıcısı olarak, orta-ileri venöz yetmezlik durumlarında kullanılır. Yaklaşık 5-15dk'da uygulanır ve herhangi bir anestezi gerektirmez. Tıbbi bir yöntemdir.