Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

İşte mutluluğun formülü! Olmayana takılıp olanı kaybetme

Yaşam , 21 Mart 2021 Pazar, 09:16

Gezi programında yaptığı konuşmayla gönülleri fetheden Yörük Özgül Candan şehir hayatında boğulan insanlara ışık tutan hayatını anlattı: "Olmayana takılıp olanı da kaybetmek istemem. Sevdiklerin yanındaysa karnın doyuyorsa mutlusundur"

İşte mutluluğun formülü! Olmayana takılıp olanı kaybetme

Türkiye'nin son konargöçerlerinden Sarıkeçili Yörük Özgül Candan, Kültür Kervanı adlı yerel bir gezi programında yaptığı konuşmayla gönülleri fethetti. "İhtiyacına göre hareket edersin, keyfine göre de hareket etmek ister insan ama her zaman olmaz. Ancak insanın her istediği olmazsa da umutsuz bir yaşam olur ama her zaman da bu olsun, şu olsun, nefis peşinde de koşulmaz. İlkel bir felsefe, düşünce değil bu. Karnın doyuyorsa, sevdiklerin de yanındaysa gerçekten mutlu bir insansındır" sözleriyle özellikle şehir hayatında boğulan insanlara ışık tutan Candan, hayatını Milliyet'e anlattı.

SABAH 05.00'TE AYAKTA

"Sabah 05.00'te ayaktayız. Günlük hayatımız kahvaltıyla başlar. Kahvaltı yaptıktan sonra günümüzün tamamı neredeyse hayvanlarla ilgilenmekle geçiyor. Hayvanların yemini, suyunu veriyoruz, davara gidilmesi gerekiyorsa davara gidiyoruz. Bunların dışında çocuk bakımı, bulaşık, yemek, çamaşır derken bir bakmışız akşam olmuş. Boş kalıp sıkılmaya vaktiniz olmuyor. Alışığız bunlara, bize zor gelmiyor. Yıllardır bu şekilde yaşıyoruz. Bu böyle de devam edecek. Bizim yaşantımız bu. Okula devam etmek istedim ama bazı şeyler istemekle olmuyor. 'Hadi okuyalım' demekle de hemen okuyamıyorsunuz."

ÖĞRETMEN OLACAKTI

"Konya Necmettin Erkan Üniversitesi'nde Edebiyat Öğretmenliği okuyordum. Birinci sınıf bittikten sonra yaz tatilinde evlendim ve evlendikten sonra hamile kalınca okula devam edemedim. Evlendikten kısa bir süre de eşimi kaybettim. Onun ailesi de bizim gibi Yörük. Eşimi kaybedince ben kızım Berra'yla birlikte ailemin yanına geldim ve hayatım burada devam ediyor. Eğitim hayatımda elime geçen bir şey belki olmadı ama benim 2,5 yaşında bir kızım var. Daha fazla çalışıp çabalayıp onun eğitimi için bir şeyler yapabilirim. Bölümüm devam zorunluğu olan bir bölüm olduğundan kaydım silinmiş. Yeniden ders çalışıp sınava hazırlanmayı düşündüm ama o da olmadı. Burada hayat, keçi otlatıp, yemek pişirmek değil sadece. Önceden keçi otlatmaya gittiğimde ders çalışıyordum ama şimdi ilgilenmem gereken bir kızım var. Buna engel şey kesinlikle kızım değil. Gün boyu iş yaptığımız için akşam da o yorgunlukla ders çalışılmıyor. Bu hayatın içinde okuma düşüncem de böylelikle törpülenip gitti."

'MUTLULUK ÇOK BASİT'

"Sağlığınız yerindeyse ve hayatınızı devam ettirebilecek bir geliriniz varsa gerisi çok da önemli değil. Elim, kolum sağlam. Vücudumda bir eksiğim yok, bunlar önemli şeyler insan için. Bunun yanı sıra elimin altında temel ihtiyaçlarım olsun, sevdiğim insanlar da yanımda olsun ve çalışabileceğim bir işim olsun yeter. Benim hayat felsefem bu. 'Şu kadar kazanayım, bu kadar kazanayım' diye bir hayat düşüncem olmadı. Bu hayattan uçar kaçar bir beklentim de yok. Mutluluk benim için çok basit, abartmamak lazım. Yaşadığım hayat bu ve ben hayatımda bu şekilde mutluyum. İnsanlar milyarlık tatil harcamaları yapıyor, şaşıyorum. Tercih meselesi, kesinlikle onları eleştirdiğimden değil ama benim için en güzel tatil sevdiklerimin yanımda olması. Biten ve akıp giden bir zamanın içindeyiz. Olmayanı düşünüp mutsuz olacağıma elimdeki mutlu olmaya bakıyorum."

"ÜRETEN İNSAN TEDİRGİN OLMAMALI"

Üreten insanın tedirgin olmaması gerektiğini belirten Yörük Özgül Candan "Elbette değişen ekonomi bizlerin de hayatını olumsuz etkiliyor. Geçen yıl 100 TL'ye aldığımız yemi bu yıl 150 TL'ye almak zorunda kaldık. Ekonomi dağdaki hayvancıyı da köydeki çiftçiyi de vurdu. Ancak bizim şöyle bir şansımız var; üretiyoruz ve işsiz kalma durumuz yok. Birinin bizi işten çıkaracağı endişesi yaşamıyoruz. Ben bu hayvancılığı yaptığım sürece, hayvanlara baktığım müddetçe gelirim bir şekilde iyi kötü devam eder. İşsiz kalırım düşüncesi içine girmiyoruz. Tek sıkıntımız tarımsal ürünlere yapılan aşırı zamlar" diye konuştu.

'TEK ENDİŞEM ÇOCUĞUMUN EĞİTİMİ'

Konargöçerlerin en büyük sıkıntısının eğitime erişmek olduğuna dikkat çeken Özgül Candan, "Yerleşim yerine yakın bir yoldaysanız servis çocukları alıyor. Bu da yeni oldu, eskiden bu da yoktu. Ancak biz hayvancılıkla uğraştığımız için dağlardayız, yerleşim yerine yakın değiliz. Servis için yola yakın olmamamız gerekiyor. O da hayvancılığa uymuyor. Bu hayattaki ileriye dönük tek tedirginliğim çocuğumun eğitimi. Tek düşündüğüm bu. Okumak kadar güzel bir şey var mı? İlla okuyup da bir mesleği olsun demiyorum. Toplumun içinde yetişsin, görsün oradaki yaşamı da. İnsanların nasıl farklı farklı düşüncelerinin olduğunu bilsin. Dağda hayatı burada öğreniyor ancak hayat sadece dağda gördüklerinden ibaret değil. Dışarıdaki hayatı da eğitim hayatında öğreniyor. Farklılıkları eğitim hayatı boyunca kavrıyor. Değişen ve gelişen her şeyi öğrenmesini istiyorum" dedi.

SON KONARGÖÇER YÖRÜKLER

Candan, Türkiye'nin son konargöçer Yörükleri olan Sarıkeçili Yörüklerinden...

Sarıkeçili Yörükleri, yılın sekiz ayını dağda ve yaylada geçirirken dört ayını da göç yollarında geçiyor. Yıllardır bu şekilde hayatını sürdüren bu Yörükler, yazı Konya'nın Hadim, Bozkır, Seydişehir, Ahırlı ilçelerindeki yaylalarda, kışı da Mersin'in Gülnar, Silifke ve Aydıncık ilçelerinde geçiriyorlar.

MİLLİYET