Bursa
Çok Bulutlu
21.5°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

İYİ Parti'den erken seçim çağrısı

Siyaset , 23 Kasım 2021 Salı, 17:58

İYİ Partili vekiller TBMM'de ekonomi gündemine dair açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti'den erken seçim çağrısı

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, "Türkiye cinnet mi geçiriyor? Evet, bir yönetim bunalımı var" derken, İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, "Derin fakirleşme olarak açıklanacak bu süreç tam bir Erdoğan maliyetidir" ifadelerini kullanarak erken seçim çağrısında bulundu.

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, TBMM Grup Başkanvekili Erhan Usta, Ankara Milletvekili ve eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ekonomi gündemine dair basın açıklamasında bulundu.

"BİR YÖNETİM BUNALIMI VAR"

Ekonomi gündemini değerlendiren Tatlıoğlu, "Geldiğimiz nokta adeta Türk ekonomisine bir saldırı, adeta Türkiye'nin uluslararası itibarına bir suikast girişimi izlenimi veren bu fotoğraf ve bu sürecin sonuçlarını bugünkü haliyle görüyoruz. Bize sorulan soru şu; Türkiye cinnet mi geçiriyor? Evet, bir yönetim bunalımı var. Ve Türkiye, bu tek adam yönetiminin ve iradesinin ezdiği kurumsal yapıdan sonra yaşadıklarımız, Türk ekonomisini yapısal tıkanma içerisinde debelendirmekte ve ekonomiyi ağır anemiden abondan duruma getirmiştir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün geldiğimiz noktada yaşananların arkasına bir felsefe koyma ve anlamlandırma gayreti olduğunu belirten Tatlıoğlu, "Bu da gerçekten bir zihni savrulmanın ürünüdür. Türkiye, bugün daha fazla faize teslim edilmiştir. Bugün daha fazla faizcilere teslim edilmektedir. Politika faizi yüzde 18 iken Türkiye'nin borçlanma faizleri 17,5, politika faizi 14 iken Türkiye'nin borçlanma faaliyetleri 22'ye çıkmıştır. Türkiye'nin düşmanları bugün daha çok sevinmekte, dostları daha fazla üzülmektedir" dedi.

"DERİN FAKİRLEŞME TAM BİR ERDOĞAN MALİYETİDİR"

Tatlıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

* Bu kuralsız davranış ve kurumları ezme Türkiye'nin riskini ve faizlerini yükseltmiştir. Bugün itibarıyla Türkiye'nin milli geliri 550 milyar dolara düşmüştür. Bir yüksek faiz, yüksek kur, yüksek enflasyon ve derin fakirleşme olarak açıklanacak bu süreç tam bir Erdoğan maliyetidir.

* Yapısal tıkanma, partili cumhurbaşkanlığının ortaya koyduğu bir Erdoğan maliyetidir. Türkiye, yönünü kaybetmiş bir binicinin olduğu sağlam at gibidir. At sağlamdır, ama binici yönünü kaybetmiş, zihni savrulma içerisindedir.

"BÜTÇE ANLAMINI YİTİRMİŞTİR"

* Buradan çıkış, siyasal iklim değişikliğini mecburi kılmaktadır. Türkiye'de bugün görüşmekte olduğumuz bütçe, 6 Eylül 2021'de ilan edildiği tarihte 211 milyar dolardı. Sayın Fuat Oktay'ın 20 Kasım tarihinde bütçeyi komisyona sunduğu tarihte 182 milyar dolara düştü.

* Bu bütçe, dün İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken sabahleyin 157 milyar dolar, akşam görüşme biterken 152 milyar dolara düştü. Bu bütçe bugün sabahleyin ise 143 milyara düştü. Şu saatlerde 135 milyar dolar.

* Bütçe anlamını yitirmiştir. Çerçevesini yitirmiştir. Bütçeyi çekmek ve yerine seçim takvimli, bütün parlamentonun ortak bir ekonomi programını koymak gerekir.

"BU BİR TERCİHTİR"

Durmuş Yılmaz ise konuşmasında şunları söyledi:

* Şu anda ulusal paramız Türk lirasında ciddi bir erimeyle karşı karşıyayız. Bu önemli sonuçlar getirdi ve getirmeye de devam edecek. An itibarıyla piyasanın işleyişi bozuldu. Fiyat oluşturulamıyor.

* Adeta reel ekonomi, bolluk içinde yokluk yaşıyor. Çünkü fiyat yapılamıyor. Satılan malların yerine nasıl konulacağı konusunda bir bilgi yok. Herkes endişeli. Dolayısıyla buradan nasıl çıkılabilir sorusu soruluyor.

* Bunun cevabı; elbette durdurulabilir. Ama şu andaki meydana gelen olay nedir onu anlamak lazım. Bu bir yanlış politika sonucu ortaya mı çıkmış? Yoksa bilinçli bir tercih sonucu mu ortaya çıkmış? Dün sayın cumhurbaşkanının yaptığı açıklamalar çerçevesinde şu anda Türk lirasının üzerindeki baskı ve erimesiyle ilgili olarak ülkeyi yönetenlerin zihninde herhangi bir endişe olmadığı görülüyor. Bu bir tercihtir.

* Dolayısıyla buradan çıkılabilmesi için her şeyden önce bu tercihin değiştirilmesi gerekir. Millete çıkılıp 'Biz şurada yanlış politikayı uyguladık' denilebilmesi gerekir. Bu an itibarıyla böyle bir şey söz konusu değil. Türkiye'deki para politikası eylül ayından itibaren makas değiştirmiştir.

* Bugün gelinen noktada bu makas değiştirme bir tercihtir. Bize göre çok büyük bir yanlıştır. Ama karar alıcılar nezdinde herhangi bir yanlışlığı yoktur. O nedenle bunun düzeltilmesi mümkün değildir. Önce kararın yanlış olduğu kabul edilip, kamuoyuyla iletişime geçilecek ve ancak ondan sonra bu gerekli tedbirler alınarak yapılabilir.

"ERDOĞAN GEMİLERİ YAKMIŞTIR"

* Sayın Cumhurbaşkanımızın dün söylediği ve yaptığı açıklamalar çerçevesinde, Sayın Cumhurbaşkanı artık geri dönülemez bir şekilde gemileri yakmıştır. Bugün yeni bir para politikası ve ekonomi politikası uygulamasıdır. Bu politika değişikliğinden elde edilecek, umulan sonuç alıncaya kadar devam edecektir.

* Şu anda haziran ayının sıcağında kalmış kartopu gibi eriyen Türk lirasının önemli sonuçları doğdu ve doğmaya devam edecek. Bu durdurulabilir. Bunun için tecrübe var. Birikim var. Fakat bunun için siyasi otoritede irade yok ve tercihi bu yönde.

ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI

"Biz bu işin tersine çevrilebileceğine inanıyoruz" diyen Durmuş, "Yapılması gereken şey bu kararı millete verdirmek ve sandığı tez zamanda milletin önüne koymaktır" çağrısında bulundu.

"ENFLASYON EN AZ YÜZDE 30 OLACAK"

İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Erhan Usta ise şöyle konuştu:

* Yeni bir makro çerçevenin toplumla paylaşılması gerekir. Artık enflasyonu en az yüzde 30 yazmak gerekir. Bu gidişat devam ederse Türkiye bunu asgari olarak görecektir. Bu şartlar altında ekonomide istikrar kazandırmak mümkün olmayacağı için ekonomik büyümeden bahsetmek 2022 yılı için mümkün olmayacaktır.

* Şu anda geldiğimiz noktada dış borçlar 5,9 trilyon liraya çıktı. Yılbaşından bu yana TL'nin değer kaybetmesinden dolayı 2,7 trilyon lira bizim dış borçlarımızın TL karşılığı arttı. 2020 yılında 84 milyon insandan topladığımız vergi 1 trilyon lira.

* 84 milyondan topladığımız 1 trilyon liranın 2,7 katı kadar yılbaşından bu yana kadar dış borçlarımızın TL karşılığı arttı. Bu bir iflas senaryosudur. Bu gidişatın bu şekilde sürdürülmesi mümkün değildir.

"MERKEZ BANKASI'NIN TABUTUNA SON ÇİVİ ÇAKILDI"

Usta, "Merkez Bankası'nın bağımsızlığı tartışılmayacak kadar ortadadır. Merkez Bankası bağımsız değildir. Merkez Bankası'na müdahale edilmelidir. Bağımsızlığı sadece kağıt üzerinde kalmış bir şeydir. Zaten çoktan Merkez Bankası'nın tabutuna son çivi çakıldı" dedi.