Bursa
Parçalı Bulutlu
20.6°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Karamollaoğlu: Milletin iliğini sömürüyorsunuz

Siyaset , 31 Mart 2021 Çarşamba, 16:01

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Kanal İstanbul Projesi'ne devlet garantisi verilmesine sert tepki gösterdi. Karamollaoğlu, "Milletin iliğini sömürüyorsunuz! Kanal İstanbul'a devlet garantisi verilirse bu vebalin altından siz değil sülaleniz kalkamaz?" dedi.

Karamollaoğlu: Milletin iliğini sömürüyorsunuz

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Merkez Bankası başkanlarının kısa aralıklarla değiştirilmesinin ekonomiye büyük ölçüde zarar verdiğini ifade eden Karamollaoğlu, Kanal İstanbul Projesi'ne devlet garantisi verilmesini de eleştirdi.

"20 SENEYİ BİZ 2 SENEDE KAT ETTİK"

Türkiye ekonomisinin her geçen gün kötüye gittiğini ifade eden Karamollaoğlu, "Ekonomide neredeyse elle tutulur bir şey kalmadı. Sayın Cumhurbaşkanı problemi hep Merkez Bankası'nda da değil Merkez Bankası başkanlarında arıyor. Son 2 senede 4 Merkez Bankası başkanı gördü bu ülke. Uluslararası sahada da kabul edilen bir norm var. Bir Merkez Bankası başkanı görevinde en az 5 sene kalır.

Yani 20 seneyi biz 2 senede kat ettik. Kabahat Merkez Bankası başkanlarında değil Merkez Bankası başkanları kendi hallerine bırakılsaydı inanıyorum ki Türkiye'nin ekonomisi bugünkünden çok daha kötü olmazdı. Siz Merkez Bankası başkanlarını sürekli değiştirirseniz istikrar kalmaz. Cumhurbaşkanı makamını sürekli muhafaza etmesi, istikrarın işareti değil tam tersi her konuya el atıp burayı da ben düzeltirim demesi istikrarsızlığın ta kendisidir" diye konuştu.

"DİKTA MAHİYETİNDE BİR BAŞKANLIK SİSTEMİ"

Karamollaoğlu şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı başkanlık sistemine geçmeden önce, 'Bana güvenin, ben geleceğim düzelteceğim Türk tipi başkanlık sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok. Nasıl bir başkanlık sistemiymiş? Dikta mahiyetinde bir başkanlık sistemi. Denetlenemeyen, sorgulanamayan, hesaba çekilemeyen bir başkanlık sistemi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir başkanlık sistemi yok. Benzerleri Rusya'da vardı geçmişte, Çin'de de vardı kısmen ama Rusya çöktü,Çin şeklini değiştirdi."

"BU VEBALİN ALTINDAN SİZ DEĞİL SÜLALENİZ KALKAMAZ?"

Karamollaoğlu, "Ekonominin yapısını düzeltebilmek için hiçbir adım yok. Bu şartlar altında bu mantıkla yatırım da yapılmaz bu ülkede. Şimdi Kanal İstanbul geliyor. Kanal İstanbul çok ama çok verimli, bize milyarlar kazandıracak bir proje diye takdim ediliyordu garanti gündeme geldi. Biz, verilen garantilerin ne manaya geldiğini; köprülerde, otoyollarda, tünellerde ve havaalanlarında gördük. Milletin iliğini sömürüyorsunuz! Kanal İstanbul'a devlet garantisi verilirse bu vebalin altından siz değil sülaleniz kalkamaz?

Dış politikada savruluyoruz yine ekonomide olduğu gibi. Hiçbir istikrarlı politikamız yok. Ne biz NATO'nun yanında dik durabiliyoruz ne de NATO bizim yanımızda. ABD bizim müttefikimiz mi değil mi? Belli değil. Rusya ile durumumuz belli değil, bir kavgalıyız bir barışık hale geliyoruz" diye konuştu.

BEN BU HAKİMLERİN KARŞISINA ÇIKMAK İSTEMEM

Temel Karamollaoğlu, 31 Mart Yerel Seçimleri'nde Saadet Partisi'ne yönelik açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya cevap veren iki parti üyesine hakaret suçlamasıyla para cezası verilmesine tepki gösterdi. Karamollaoğlu, Soylu'nun yerel seçimlerdeki iddialarını hatırlatarak şunları söyledi:

"Bizim bazı parti mensuplarımız cezalandırıldı. 31 Mart seçimlerine giderken herkesin gözü önünde Sayın İçişleri Bakanı bizi PKK'yla işbirliği yapmakla suçladı. Resmen 'anlaşma imzaladı Temel Karamollaoğlu' dedi. Sonra da seçimlere giderken Cumhurbaşkanı İstanbul seçimlerinden önce söyleyince telefon açmak mecburiyetinde kaldı. Çünkü seçimlerden sonra gittim pasaportumu alamadım. Karşısında terör yazmışlar. Birisi yaz demiş. Bu patlayınca elleri ayakları birbirlerine tutuştu. 2 gün içinde pasaportumu verdiler. Allah'tan korkun. Hiç mi vicdanınız yok, hiç mi utanma duygunuz yok? Bu gelişmeler karşısında parti mensubu 2 kardeşimiz 'bu yalan' dedi. 'Eğer böyle bir anlaşma varsa Allah bu anlaşmayı yapanların belasını versin' dedi.

Maalesef onlara cevap Sayın Soylu'dan geldi. Mahkeme parti mensuplarımıza ceza verdi. Ben bu hakimlerin karşısına çıkmak istemem. Ben bunların vicdanı olduğuna, adil olduğuna inanmıyorum. Bunların tepesinde bazı yetkililer var. Hakkımı helal etmiyorum. İmzaladı diyor, bu imzayı getirmeyen şerefsizdir. Bu ülke bunlarla yaşanamaz hale getiriliyor. Devir değişecek bir gün, siz de bir gün hakimler huzuruna çıkacaksınız."