Bursa
Çok Bulutlu
19.6°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Karamollaoğlu'ndan Erdoğan'a 'Gülelim mi ağlayalım mı?'

Siyaset , 04 Mart 2021 Perşembe, 16:37

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Erdoğan'ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı'nı değerlendirdi.

Karamollaoğlu'ndan Erdoğan'a 'Gülelim mi ağlayalım mı?'

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nu ziyaret etti.

Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen liderler basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI

"Cumhurbaşkanı Erdoğan katkı vermek isteyen tüm kesimleri 'Sivil anayasa çalışmasına destek vermesini bekliyoruz' dedi. Ak Parti'nin partilerinize böyle bir teması oldu mu? Sivil anayasa tartışmalarını nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna liderler şu yanıtları verdi:

Karamollaoğlu:

* Ak Parti'den ya da Sayın Cumhurbaşkanı'ndan bizimle böyle bir temasları olmadı. Böyle bir talep gelmedi. Ben son yaklaşımları, yani anayasa değişikliğini kanunlarda yapılan değişiklikleri kusura bakmasınlar ama şahsen önemsemiyorum.

* Kanunları değiştirmek yeri geldiği zaman gerekli ama esas olanı mevcut kanunlara uymak zihniyet değişmeden kanunların değişmesi hiçbir şey ifade etmiyor. Bugün 'anayasanın bazı maddelerine uymuyoruz' derseniz yeni değiştireceğiniz maddeye uyacak mısınız?

* Onun için zihniyetler ve yaklaşımlar değişmeden Türkiye sadece kanunlar ve anayasa değiştirmekle gidişatta bir değişiklik olacağı kanaatinde değilim.

Davutoğlu:

* İnsan Hakları Eylem Planının başarılı olabilmesi için bir; niyetiniz açık olacak, iki; samimi olacaksınız, üç; bunu eyleminizde göstereceksiniz. Yani ben ortada ne bir iyi niyet görüyorum ne samimiyet görüyorum ne de halde tavırda İnsan Hakları Eylem Planına uygun bir tavır görüyorum.

* Niyet gündem değiştirmek. Samimiyet olmadığının çok açık işareti. Bugün Türkiye'de yasaklar ortamının, korku ikliminin eseri sizsiniz, sorumlusu sizsiniz. Önce o korku iklimini dağıtın sonra İnsan Hakları Eylem Planından bahsedin.

* Genel Başkan Yardımcımız sokak ortasında siyasal terör ile yaralanıyor hastaneye kaldırılıyor. Kan kaybından hayati tehlike geçiriyor. Zanlıları 15 gün kalıyor içeride ve dışarı çıkarılıyorlar.

* Boğaziçi Üniversitesi'nde şu veya bu konuda sizinle farklı düşünen öğrenciler rektörle ilgili gösteri yapıyorlar terörist diye içeri alınıyorlar veya benzer uygulamalar.

* Şimdi böyle bir iklimde İnsan Hakları Eylem Planının samimiyetinden bahsedilebilir mi? Eylemde hiçbir şey görmüyoruz. İnsan hakları sözle değil davranışla, saygıyla, kutuplaşmaya karşı tavırla ortaya konur.

DAVUTOĞLU: BENİM BAŞBAKANLIK DÖNEMİMDE SUNDUĞUMLA BENZERLİKLER VAR

* Bu İnsan Hakları Eylem Planı diye açıklanan hususların şeffaflık dahil bir çok konusu benim başbakanlık döneminde açıkladığım ve o zaman da başbakanlığıma da mal olacak şekilde tepki gösterdikleri unsurlar.

* Reform dedikleri şeylerin ilkelerine bakın ve o günkü metinlerle karşılaştırın neredeyse copy paste (kopyala yapıştır) gibi benzerlikler göreceksiniz. Peki o zaman biz bu 5 yılı niye kaybettik?

* Ortada hiçbir şekilde insan haklarına saygı yok. Türkiye insan hakları karnesinde yüz kızartıcı bir yerdedir dünyada. En çok gazetecinin hapishanede olduğu, saldırganların mafya çetelerinin infaz yasasıyla dışarı çıkarıldığı bir yerde hangi insan haklarından bahsedebilirsiniz?

* Anayasa uzun dönem kamuoyunu meşgul etmek için elverişli bir şeydir. Cumhurbaşkanı, 'Biz darbe artığı anayasadan kurtulacağız' diyor.

* Net olarak söylesin, hangi maddeler darbe artığı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi varken ve o dokunulmaz iken Sayın Bahçeli sınırları çiziyor Anayasa'da neyin konuşulup neyin konuşulmayacağını.

* Sayın Erdoğan bir çerçeve oluşturmaya çalışıyor kendince sınırları da Bahçeli çiziyor. Sivil anayasa olacaksa önce düşünce özgürlüğünü, insan onurunu esas alacaksınız.

* Temel hukuk devleti kurallarını esas alacaksınız. Siyasi ahlakı öne çıkaracaksınız. 12 Eylül Anayasası'na biz temelden karşıyız. Darbeyle gelen anayasanın meşruiyeti olmaz.

* Bugünkü anayasa meşrudur o anlamda söylemiyorum. Toplumsal meşruiyeti kastediyorum. Var olan anayasayı tanımadığınızı söylüyorsunuz uygulamada... Sivil anayasanın hangi unsurlardan ibaret olacağını tanımlamaları lazım. Milleti başka gündemlerle oyalamamakta fayda var.

DAVUTOĞLU'NDAN FEZLEKE YORUMU

* O gün bütün muhalefet partileri HDP de dahil CHP de dahil, dokunulmazlıkların kaldırılması görüşünü ifade ediyorlardı. Bazı çevreler ise sadece bir partiye dönük olarak dokunulmazlığın kaldırılması talebinde bulunuyorlardı.

* Muhalefetin de görüşlerini göz önünde alarak, onların da mutabık kaldıkları çerçeve olarak tek bir partiye ve tek bir partinin vekillerine karşı dokunulmazlıkların kaldırılmasını doğru görmediğimi ifade ettim. Bütün dokunulmazlıklar, kürsü dokunulmazlığı hariç, kaldırmaya varız dedim, kaldırdık.

* O günkü muhalefet partileri de bunu talep ediyorlardı. Şu anda da aynı kanaatteyim. Kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekillerinin diğer vatandaşlardan bir farklı olmaması gerektiğini düşünüyorum.

* Bugünkü fezlekeler ise, ilkesel bir çerçeveden bakılarak gelmiş fezlekeler değil. Hukuki boyutundan daha çok siyaseti dizayn etme çabası... Bu bir siyaset mühendisliği. Biz parti olarak kendimizle ilgili de her türlü Meclis soruşturmasına açığız.

* Burada hukuki süreçlerden daha çok temiz siyaset anlayışından, teröre karşı mücadeleden daha çok siyaseti dizayn etme çabası var. Fezlekelerin temel amacı siyaseti dizayn etme çabası olduğu için tutumumuz açıktır. Kimse siyaseti bu yolla dizayn etme çabasına giremez, biz buna karşı çıkarız.

"KİMİ KİME ŞİKAYET EDİYORSUNUZ?"

"Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 'demokrasi açığı varsa bütçe açığı olur. Hukukun olmadığı yere yatırımcı gelmez' dedi bu cümleleri nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna ise liderler şu yanıtları verdiler:

Karamollaoğlu:

* Bugünkü durumu güzel tarif etmiş. Kendilerine teşekkür ederim bu kadar açık ve net konuştuğu için.

Davutoğlu:

* Aynen bu ifadeyi kullandığım onlarca konuşmam var. Özgürlük açığının olduğu yerde demokrasi olmaz, demokrasi açığının olduğu yerde yatırım gelmez. Herhalde çok geç fark ediyorlar bazı gerçekleri. Fark etmeleri iyidir.

* Fakat Adalet Bakanı'nın diliyle Sayın İçişleri Bakanı'nın dili, her birinin diliyle Sayın Cumhurbaşkanı'nın dili bir yerde buluşmak zorunda. Buluşamıyorlar bir türlü. Bu doğru bir tespittir ama bu demokrasi açığının sorumlusu Adalet Bakanı'n da içinde olduğu bugünkü iktidardır.

* Bütçe açığı kimin eseri? Hazine ve Maliye Bakanının eseri. Demokrasi açığı Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın eseri temelde hepsinin toplamı da Cumhurbaşkanı'nın eseri. Kimi kime şikayet ediyorsunuz?

"BÜTÜN ÇABA MECLİS'E DİĞER PARTİLER GİREMESİN"

Bir gazetecinin, "Numan Kurtulmuş seçim barajının bir anlamı kalmadığını ifade etti bunu nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna Karamollaoğlu, "Bir fikir kesinleşmeden üzerine çok fazla şey söylemeyi ben doğru bulmuyorum. Bütün çaba Meclis'e diğer partiler giremesin. Daha azı girmesi için bir yönünü önleyemezsek öbür yönünü önleyelim çabası. Ama neticede bu tuzaklar kurulur bugünkü iktidar kendi kazdığı çukura kendisi düşer diye düşünüyorum" derken Davutoğlu ise şu yanıtı verdi:

"Sayın Kurtulmuş da dahil AK Parti yöneticileri bir fikir beyan ettiğinde ben genelde 24 saat beklemeyi uygun görürüm çünkü mutlaka Sayın Bahçeli'den o fikir karşısında yeni bir ayar gelir ona göre pozisyonları daha netleşir diye düşünüyorum. Sayın Kurtulmuş'un önceki ifadelerinden sonra nasıl bir ayar gördüğünü hepimiz biliriz dolayısıyla bir görelim tabloyu"

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirleri geliştiriyoruz" sözlerini değerlendiren liderler şunları söyledi:

Karamollaoğlu:

* Gülelim mi ağlayalım mı? Diyorum ben. Yani 'şuandaki basın özgürlüğü yeterli değil biraz daha açalım mı?' demek istiyor yoksa 'bugün elimizde bizim karşımıza çıkacakları cezalandıracak kafi imkanlar yok bunu biraz daha geliştirelim mi?' diyor tam söylediğinin tersi. Bekleyip göreceğiz.

Davutoğlu:

* Basın özgürlüğü alanını genişletelim dediğine göre Sayın Cumhurbaşkanı hapishanede olan gazetecilerin açık görüş saati biraz arttırılacak herhalde yoksa başka şey yok. Türkiye dünyada en fazla tutuklu gazetecilerin olduğu ülkelerden biriyse bunu sebeplerini araştırmak gerekir.

SÖZCÜ