Bursa
Çok Bulutlu
16.6°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Kumar!

Magazin , 25 Eylül 2020 Cuma, 11:20

Kumar!
Televizyon ve Radyolarda pop müziğin ve popüler kimliğin zirveye çıktığı programlar zirveye çıkmıştı.

Adına “Beste yapmak” denilen muhteşem yeteneğin yerini içine binbir ruhsuz ritim yüklenen programların oluşturduğu içine söz yazılan şarkılar almıştı.

Dijital müziğin en popüler ismi Serdar Ortaç idi.

Bir radyo programında  DJ  olan Serdar Ortaç ritim kutusu düğmesine basarak oluşturduğu aynı seslere farklı sözler yazarak bir anda müzik dünyasının en pahalı ve aranan bestecisi(!) oluverdi.

Simitçi fırını gibi her gün çıkardığı besteleri kapış kapış giderken kazandığı paraların hesabını bilmiyordu.

Bir gün kötü sesine rağmen her sabah bir yıldızın(!) doğduğu müzik dünyasında  ben de şarkı söyleyeceğim dedi ve Japon lakabı ile İlknur Soydaş’ın göbeğinden zeytin yediği karabiberim şarkısı ile listeleri alt üst ederek ününe ün, servetine servet kattı.

O dönemde kazanılan paraların hesabı olmadığı için harcamak için yer bulamayan popüler kültürün malları milyonuna tavla atmakla başlayan kumar hastalığının müptelası oldular.

Kumar aslında sosyal bir ayıp kişisel hastalık olduğundan gizli kapaklı oynanır ama bunlar nasıl oynadıklarını ve ne  kadar kaybettiklerini gururla anlatmaya başladılar.

Ben gibi düşünen bazı çağdışı kafalar bu değirmenin suyu kesilince iflahınız da kesilecek, yarınınızı düşünün dediğinde ekranlara çıkıp  “ben kazanıyorum ben oynuyorum size ne” diye afra tafra yaparlardı.

Kıbrıs’a kumar seferleri düzenleniyor, adanın ekonomisini üç beş şarkıcı ayakta tutuyor gibiydi.

Bunların başında ise Mehmet Ali Erbil ile Serdar Ortaç geliyordu.

Çarkı Felek Memedali beeeyy yayın sezonunda büyük paralar kazandığından ve de eski eşlerine  para vermek zorunda olduğundan kenarına bir şeyler ayırmak zorundaydı ama Serdar Ortaç besili kaz gibi yolunup geri dönerken magazin programı ekranlarına malzeme olmaktan gurur duyuyordu.

Hem kime neydi canım!

Kendi kazanıyor kendisi yiyordu.

Bence de öyle ama Koronavirüs nedeniyle işleri iptal olduğu için zor günler geçirdiğini söyleyen Serdar Ortaç, eski eşi Chloe Loughnan'ın nafakasını ödeyemeyince "Canımı mı alacak, çalışıp ödeyeceğim" demekle kalmadı.



Eh o da özel hayatı bizi pek ilgilendirmez diye düşünürken arkasından “. Bir devlete vergi borcum var. Yapılandırmaya alacaklar. Bankaya borcum var, onları da yapılandıracaklar. Canımı mı alacak? Başka çaremiz yok. Çalışacağız, insanları eğlendireceğiz, kazanıp ödeyeceğiz." deyince olmadı.

Cahide Sonku’ nun hayatını okuyun.

Bir yıldızın nasıl büyüyüp yanına yaklaşan herkesi yakan güneşe dönüştüğünü iyi okuyun.

Ayakkabısından şampanya içmek isteyen dönemin en zengin ve ünlü erkeklerinin sırada olduğunu öğrenin.

Ona aşkla dokunan herkesi yaktıktan sonra kendini yaktı ve o muhteşem kadın küle dönerek Beyoğlu’ nun arka sokaklarında can verdi.

Bir dönemin efsane kadını gurur ve kibrin esiri olarak kendisi  ile kumar oynadı kendi kaybetti ama Serdar Ortaç vergilerini ödemeyerek bizim paramızla kumar oynayıp kaybetmiştir.

Kumar oynamamak lazım!

Dostluklarımızla ve paramızla kumar oynayacağımıza onları zor günler için biriktirelim.

Özellikle dost biriktirirseniz, inanın "bir gün lazım olur diye" den çok daha fazlasını kazanırsınız.