Bursa
Çok Bulutlu
13.7°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Merhaba

Bursa , 24 Ekim 2020 Cumartesi, 13:00

Merhaba
 

Bursa'nın yeni sesi, yeni nefesi 'www.lifebursa.com' 'adresinden selamlar.

Yeni yuvada , eski ve yeni dostlarla, önce okuyucularımıza ,sonra yazan ve yazdıranlara selam olsun.

Benimde bir köşem oldu sonunda.

Öncelikle, yeni tanıştığım dostları bilgilendireyim, 'Ben deniz' cennet kuşuyum "Gazeteci" değilim.
Geçimini bu işten sağlayan dostlar ve düşmanlar ile boy ölçüşme hadsizliği asla yapmayacağımdan emin olabilirsiniz ama olurda sürçü lisan edersek, şimdiden affola...

Eh, gelelim kent ve ülke gündemine...
Tanıyanlar bilir, şahsım karnabaharı hiç sevmez, sevmediği her şeyi de, karnabahar görür.
Olay basit. Yürüyen, uçan, yüzen, ekonomiden anlayan anlamayan, deprem, sel, orman, gıda uzmanlarını hep karnabahar görür..

Son 8 ay içinde, bir de COVID 19 uzmanları türedi ki, kulunuz her birini karnabahar görmekte...
Öyle ki, çıktığı üç kanalda beş ayrı fikir ortaya atıp, buna önce kendilerini inandırmış, uzmancıklardan gına geldi.
Bu yorumcular sanıyorum ki ülkenin başına gelen her felakette uzman olarak koşup geliyorlar
Galiba, telefonları da kulaklarına montaj edilmiş.
Küçük bir deprem olur, amcam, bir günde altı kanala çıkar.
Askeri operasyonda da , aynı amca, dört kanal ve beş gazetede.
Kim bu?
Deprem uzmanı mı?
Siyasetçi mi?
Asker mi?
Sivil mi?
Elbette, suç onda değil.
Suç, bu adamları 7/24 bir kenarda hazır tutanlarda.
Bir bakıyorsun, kadın programında oturmuş  akide şekerli hindi budu tarifi yapıyor.
Engel yok...
Neyse dediğimiz gibi bugün konu sağlık, haliyle hem ülke hem kent gündeminde de ilk sırayı alıyor
Sağlık Bakanı, Bursa'ya gelmişken birde dönüp baktık ki, yine suçlu biziz.
Eh, yani...
Bakanlık ve Devlet kurumları her şeyi öylesine dört, dörtlük yapmış ki...
İşte bizim terbiyesizliğimiz, inadına ölüyoruz.
Gıcıklık değil mi? Öleceğiz işte.
İstediğiniz kadar ceza yazın. İstediğimiz kadar ölürüz.
Doya doya ölürüz hem de...Öyle böyle değil.
Trafik için önlem alırlar, ısrarla yılda 7 bin ölürüz, kanser, pandemi umursamaz, ölürüz.
Gıcığız çünkü.
Sonuçta, ölmek için yaratılmadık mı?
Canımız nasıl isterse, öyle ölürüz.
Düğünde, havaya ateş ederken ölürüz, akıllara ziyan sebeplerden ölürüz.
Sağlam ölürüz.
İş cinayetlerinde ölürüz mesela.
Göstermelik önlemler için canımızı veririz, hiç düşünmeden.
Pandemi ne ki?
Herkes ölür.
Zaten, ceza dışında önleyici tedbir yok.
Sirk hayvanları gibi, döve döve, öğretmeye çalışıyorlar.
Sallandıracaksın, üç beş COVİD-19 virüsünü, bak bakalım, kimseye bulaşıyor mu?
Yakalanmıyor ki namussuz...
Yoksa, hiç dert değil...
Tak ters kelepçeyi, tık içeri, yasla 'Anayasal düzeni yıkma girişimi' yaftasını...
Bak bakalım, bir tane virüs kalıyor mu?
Suriyeli gibi dalıp, her yerini sarınca anlıyorsun tehlikeyi ama, ne gam...
O işini bitirip çöküyor ümüğüne.
Uzmanlar, 'uydur uydur söyle' yöntemi ile konuya çare arayadursun, konu her yere hızla bulaşıyor.
Sağlık çalışanları, TTB, bağırsın dursun, çözüm, yarım hekim de...