Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Paralel yapının tillah’ı sensin; kifayetsiz muhteris!

Sağlık , 25 Ekim 2020 Pazar, 15:24

Bursa’da görev yaptığı süre içerisinde beceriksiz uygulamaları ile Bursa’nın  sağlığını bozan hatta tehlikeye atan, Bursa gibi bir şehri part time zamanla yöneteceğini sanan zavallı Halim Ömer Kaşıkçı görevden alınınca beni paralel yapı görevden aldırdı diyerek çekip gitmiş.

Paralel yapının tillah’ı sensin; kifayetsiz muhteris!
Öncelikle lafa bakılır laf mı diye

Ardından söyleyen bakılır adam mı diye…

Bu muhteremde ikisi de yok!

Hangi tarikatın etkisiyle geldin bilmem ama egemenlere, iş adamlarına kuyruk sallayarak işmar ederek ancak üç beş ay görevde kalırsın.

Onun döneminde önce bir, ardından kötü gidiş artarak devam edince dört yazı daha yazdım…

Sevgili okurlarım hepsine daha önce görev yaptığım a gazete internet sayfalarında hala ulaşabilirsiniz ama özellikle ilkinden aldığım aşağıdaki “hoş geldiniz” bölümünü lütfen okuyunuz…

Sana baban bu kadar nasihat vermemiştir ama alacak kafa olmayınca neylesin Osman!

Tek satırında sana karşı art niyet gören beri gelsin hatta giden Özcan Akan’a dokundurma var.

Bak koçum!

COVİD 19 daha ülkemize gelmeden sana önlem al eğitim için hazırlık yap dedim, sen bunu yat uyu anladın, gereğini yaptın ve uyudun.

Sağlık Bakanı seni görevden almak için geç bile kalarak ve Bursa’ daki bu vahim tabloda sorumluluk aldı.

Sen kafaya aldığın üç beş vekille görevde kalacağını sandın ama Bursa’da bazen geç bile olsa hak yerini bulur.

Paralel yapının piyonu asıl sensin!

Bunun doğru olduğunu biraz düşünsen sen bile anlarsın.

Belli ki; hedefin benim ama o etiket bana yapışmaz.

Aşağıda 3 Şubat’ta sana yazdığım yazıdan bazı bölümleri aktardım, oku ve anlamaya çalış.

Anlayamazsan büyüklerine sor ki; doğru ve helal para kazanılan bir mesainin nasıl yapılacağını öğren.

3 Şubat yazılı köşe yazım…

“  Eski İl Sağlık Müdürümüz Özcan Akan’a sağlık yatırımlarından Bursa’ya ne kadar damlıyor diye sorar ve her zaman yetersiz olan yatak ve yoğun bakım sayısını eleştirirdik ama Allah’ı var telefonlarımız onu aradığında asla ulaşılamıyor sözünü duymazdık. Açamasa bile mutlaka dönerdi.

Mahkeme kadıya mülk değildir sözünün hükmü gereği bir gün geldi ve ardında hoş bir seda bırakarak makamını Dr. Halim Ömer Kaşıkçı’ya devrederek Sağlık Bakanlığı’ndaki yeni görevine yola çıktı.

Yeni İl Sağlık Müdürümüz Dr. Halim Ömer Kaşıkçı ile henüz tanışamadık. Önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı ile Bursa hakkındaki düşüncelerini ve hedeflerini açıklayacağını düşünüyorum.

Gerçi Özcan Müdürümüzü gönderirken, köşemizden emekleri için teşekkür edip yeni yaşamında başarılar dileyip... Halim Ömer Müdürümüze de hoş geldiniz demiştik.

Bu Halim Ömer Müdürümüze ikinci merhabamın nedeni aslında ilk Çin’de görülen ve dünyayı kasıp kavuran Coronavirüs  ile ilgilidir.

Çin’e giriş çıkışların kontrol altına alındığı, Çin’e uçak seferlerinin kaldırıldığı, Çin’den ithal edilen ürünlerin ülkelere sokulmadığı bir dönem yaşıyoruz.

Çin’de spor müsabakaları süresiz olarak erteleniyor, halk sokaklarda maske ile dolaşıyor ve toplu taşıma alanları sürekli dezenfekte ediliyor.

Dahası Corona Virüs’ün, ihracatta dünyayı eline alan Çin ekonomisini vurmak için üretildiği komplo senaryoları bile üretiliyor.

Ülkemizde de Çin’den gelenlere termal uygulaması yapıldığını hatta Çin’de yaşayan vatandaşlarımız için TSK’dan özel ambulans uçak gönderildiğini biliyoruz.

Sağlık Bakanlığı bu büyük soruna karşı alınan önlemleri sıkı tutuyor ama Bursa dahil birçok ilde bu konuda ciddi bir çalışma görememenin üzüntüsünü yaşıyorum.

Resmi olarak ülkemizde Corona Virüs vakası açıklanmadı. Dilerim ki olmaz ve açıklanmaz ama mevsim grip mevsimi olduğundan acil servisler tıka basa doluyor. Devlet hastaneleri değil, özel hastanelerde bile kuyrukları Ramazan pidesi kuyruklarını geçiyor.

Bir kıdemli hasta olarak en iyi ve ekonomik tedavi yönteminin tedbir olduğunu biliyorum.

Ben Bursa İl Sağlık Müdürlüğümüzün okullarda öğrencileri, toplu taşıma araçlarında afişlerle halkı bilinçlendirmesi gerekir diye düşünüyorum.

Halim Ömer Kaşıkçı müdürüm bu konuya bir el atın ve kampanya başlatın ki; Bursa artık sizi tanısın.

Raylı sistemlerde, belediye otobüslerinde, kafelerde millet ağzını kapamadan hapşırıyor, tıksırıyor, öksürüyor ve ortama adeta mikrop bombardımanı püskürtüyor. Elini ağzına götüren o elle sağa sola tutunuyor. Cenazelerde bile öpüşmeden selamlama yapılmıyor. Kendini çeken ayıplanıyor.

Bunları anlatacak ekibiniz donanımınız vardır. Büyükşehir’den de alacağınız destek ile billboard ve toplu taşıma araçlarının içlerini donatınız.

Başımız büyük derttedir ve Bursa’ya yapacağınız ilk ve en önemli hizmet bu olur..."

Okuduğunuz gibi bir Bursa sevdalısı olarak ondan taleplerimizi dile getirip görevlerini hatırlattığımız halde karpuz gibi yatınca eleştirdik ve  paralel yapı oluverdik.

Yazının tamamı :   http://www.agazete.com.tr/yazi/bursanin-sagligina-kim-bakiyor-4488.html