Bursa
Parçalı Bulutlu
10.8°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v)'e "İman nedir?" diye sordular

Gündem , 24 Temmuz 2020 Cuma, 10:19

Ebû Hüreyre (r.a) şöyle buyurmuştur:

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v)'e "İman nedir?" diye sordular
“Birgün Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) insanların yanına çıkmış aralarında oturuyordu. Bir kişi geldi ve:

«‒Îmân nedir?» diye sordu.

Efendimiz (s.a.v):

«‒Îmân, Allah’a, meleklerine, Allah’a mülâkî olmaya (yani Allah’ın huzûrunda durup hesap vermeye ve amellerin karşılığını almaya), peygamberlerine ve öldükten sonra tekrar dirilmeye îmân etmendir.» buyurdular.

«‒Ya İslâm nedir?»

«‒İslâm, Allah’a kulluk edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmaman, namazı ikâme ve farz kılınmış zekâtı edâ etmen, Ramazan’da da oruç tutmantır.»

«‒Ya ihsân nedir?»

«‒Allah’a sanki O’nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Eğer sen Allah’ı görmüyorsan şüphesiz O seni görür.»

«‒Kıyamet ne zaman?»

«‒Bu meselede sorulan, sorandan daha âlim değildir. Ancak sana onun alâmetlerini haber vereyim: Ne zaman câriye, sâhibini yani efendisini doğurur, kim oldukları belirsiz siyah deve çobanları yüksek binâlar kurmakta birbirleriyle yarışa çıkarlarsa Kıyâmet iyice yaklaşmış demektir. Kıyâmetin tam olarak vakti, Allah’tan başka kimsenin bilemediği beş husustan biridir.»

Nebiyy-i Muhterem Efendimiz (s.a.v) bu sözlerinden sonra şu âyet-i kerîmeyi okudular:

«Kıyâmetin vakti hakkındaki ilim, şüphesiz Allah’a mahsustur. Yağmuru (istediği yere istediği vakitte) O yağdırır. Kadınların rahimlerindeki şeyleri O bilir. Hiç kimse yarın (hayır ve şer) ne yapacağını bilemez. Hiç kimse hangi toprakta öleceğini bilemez.» (Lokman, 34)

Bu cevaplardan sonra gelen kişi arkasına dönüp gitti. Allah Rasûlü (s.a.v):

«‒Onu geri çağırın!» buyurdular. Ancak ashâb-ı kirâm bütün aramalarına rağmen kimseyi göremediler. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v):

«‒O Cibrîl (a.s) idi, insanlara dinlerini öğretmek için geldi.» buyurdular.” (Buhârî, Îmân, 37)
İmân; Allah'ın kullarına ikrâmı, verdiği en değerli hazinedir. Iman etmek İslam binasına girmek için ilk şart ilk adımdır.
Bunun anahtarı da La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah Allah'tan başka ilah yoktur Hz Muhammed Aleyhisselam Allah'ın Rasulüdür ya da kelime-i şahâdeti söylemektir. Bu sözleri dil ile söylemek Kalb ile tasdik eylemek ve gereğini yerine getirmektir. Hepimiz iman ettiğimizi söylüyoruz. inandım demek yeterli midir ? Tabii ki yeterli değildir.inanan insanın Öncelikle içten, yürekten tereddüt etmeden, Allah'a ve birliğine Hz Muhammed Aleyhisselamın peygamber olduğuna ve onun getirdiklerini hiç şüphe duymadan dil ile ikrar Kalp ile tasdik etmesidir. İmân'da asla şüpheye yer yoktur. Imanımızın bizde son nefese kadar kalması için yapmamız gereken bazı kuralları göz ardı etmemek gerekir. mesela Allah Rasûlünün ve onun yolunda gidenlerin ışığında iman ve amel esaslarına öğrenmeliyiz. Rehberimiz olanı Kur'an'ın emirlerini ve yasaklarını Allah Resulü'nün tavsiyelerini şüphe duymadan işimize geleni alıp, işimize gelmeyeni arkamızı atmadan hayatınızda uygulamaya çalışmak.

Imanımızı koruyabilmek için, her biri zehir olan, imânı zayıflatmaya çürütmeye sebep olan günahlardan sakınmak, onun yerine güzel ameller ile takva ile yaşayarak imanımızı koruyabilmek en büyük nimettir.

İmân insanı ayakta tutan motivasyonunu yükselten moral kaynağıdır. Iman öyle bir şeydir ki kişinin başına ne gelirse gelsin imanın güzelliği ile Allah'a tevekkül eder teslimiyetle tahammül gösterir. isyandan da muhafaza eder.

İçimizdeki inancın dışımıza yansıması gerekir. Tek başına iman kıymetlidir Ama yeterli değildir. imanımızı bir çekirdek gibi görürsek onu sadece bir toprağa ekmek yeterli olmaz ona su ve güneş ışığı gerek Yoksa çürümeye mahkum olur. Peki imanı Salih amel yeterli midir, tabii ki değildir iman Salih amel ve Allah'ın bizi gördüğünü yaptıklarımızdan haberdar olduğunu unutmadan toplumsal kurallara adabı muaşeret e dikkat edersek o iman bize fayda verir imân ve islam'ın gayesi Yüce ahlakı sağlamaktır.

Tüm bu saydıklarımıza  dikkat etmek kullukta kalitedir. Imanımızın kuvvetini nasıl ölçeriz derseniz şu hususları göz önünde bulundurmak lazımdır? Allah anıldığı zaman kalbinde bir kıpırtı oluşmuyorsa, ölüm aklına geldiğinde Dünya zevklerinden ibadet ve taatlerinde tembellik gösteriyorsa, günahlardan sakınmayıp helâl ve haramı umursamıyorsa tevbe etmiyorsa imanın zayıflığına işarettir.