Bursa
Çok Bulutlu
20.7°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Sahipsiz Bursaspor’dan bu kadar !

Bursaspor , 27 Temmuz 2020 Pazartesi, 11:21

Sezon başındaki yönetim krizinin ardından transfer tahtasının açılmaması ve sonunda üç puanımızın TFF tarafından GASP edilmesi ile infazımız gerçekleşmişti.

Sahipsiz Bursaspor’dan bu kadar !
Neden GASP diyorum?

Süper Lig’de UEFA’nın tespitlerine rağmen her şey tertemiz diyen TFF, 1.nci Lig’de iki gariban takım buldu ve onların tepesine çöktü.

Çünkü bu iki takımın hükümette, TFF’ de hakkını arayacak masaya yumruğunu vuracak tek bir adamı olmadı.

İyi günlerde ben varım diye gözükenler belli ki o makamların karşısına gittiklerinde kedi gibi miyavlamasından başka işe yaramıyorlar.

BŞB nin katkılarıyla tahta açıldı ama kasada futbolcu alacak para yoktu.

TFF Yönetim Kurulunda adamımız var diyenler!

Onu oraya hangi pazarlıklarla gönderdiniz.

Oraya gönderdiğiniz adam falan da değil bunu iyi biliniz.

Bilgi, birikim, CV olarak oradan daha çok 4 Levent’e yakışır ama babacığının oğlu olarak oralarda dolanıyor.

Rahmetli İbrahim Yazıcı başkandan sonra gelen ihanetin beşibiryerdeleri olan Körüstan, Bölükbaşı, Ali Ay, Mustafa Çağlar ve 1060 siyasi figüran sayesinde Bursaspor’un geleceği karartılmıştı.

Bu sene düşmeyelim yeter diye yazarak sezona başlamıştım ama Bursaspor’un tarihi geçmişinin gücü ile zirveye doğru yürümeye başladığımızda ilk kez ve büyük bir keyifle yanılmak istiyorum demiştim.

Adını ilk kez duyduğum Yalçın Koşukavak transfer yasağı olduğundan lige gençlerle başlamış ve aldığı sonuçlarla yüzümüzü güldürüyordu.

Tahta açıldığı anda bu takıma lazım olmayan herkes alınarak takımın kimyası bozuldu ve koşan takım, yatan takıma dönüştü.

Yine de zirve yarışının içinde hatta -3 iade edilse ilk ikide iken Yalçın Koşukavak gönderildi ve tarihe ikinci Mesut Bakkal vakası olarak geçecek olan Deli İbrahim dönemi yaşandı.

Galibiyetsiz geçen altı hafta sonunda o da gönderilerek İrfan Buz ile anlaşıldı.

İrfan Buz üçte üç yapınca ilk iki şansımız epeyi güçlendi ama rakipler gerekli siyasi, hakem operasyonlarını yaparak işi bağlamışlardı.

Şimdi bütün faturanın İrfan Buz’a kesilmesini şaşkınlıkla takip ediyorum.

Gelelim play off maçına…

Adana Demirspor ile ilk maçı sahamızda oynadık ve 0-0 berabere kalmamıza rağmen oynadığımız oyun beni çok umutlandırdı.

Bu düşüncemi sosyal medyadan da paylaştım.

Oyun sahada oynanır ve kazanırız dedim.

Hayatımda çok önemli ve değerli yeri olan bir ağabeyim aradı

Turu geçeriz diye yazıyorsun Ben umudumu kestim ve tansiyonumu düzene soktum ama senin tespitlerine çok inanıyorum bana gaz verme bana koltuk tepelerinde zıplayarak maç izletme” dedi.

“İlker Ağabey rahat ol bu turu geçeriz” diye cevap verdim.

Ama…

Ben daha yola çıkmadan istikrarsızlık sembolü arızalı Özer Hurmacı tarafından sırtımızdan hançerlendiğimizi bilmiyordum ki!

Bizim Mustafa Çağlar efendi koylarda gezerken VAR ın ayarlandığını düşünmemiştim ki!

0-0 iken lehimize verilse kimsenin itiraz edemeyeceği bir penaltı pozisyonunda VAR a davet edilmeyen hakem, 50 cm den net gördüğü  sekerek ele çarpan pozisyona devam derken, VAR ın görüntüleri izle operasyonu ile talimatla penaltı çalarak emeğimizin çalınacağını bilemezdim ki!

O kırılma anına kadar sahada daha iyi oynadık ve tur bize yakın gidiyordu ama çalıntı altıncı penaltı ile enerjimiz bitti.

Senin de tansiyon dengeni bozduğum için özür dilerim İlker Ağabey ama böyle geçerli mazeretlerim var.

O saatten sonra kimin girip çıktığı önemli değildi.

Çoğunun gözünden kaçtı ama ilk açıklanan “on bir”  de Seleznov vardı ve Kubilay yedekti. Son anda değiştirildi.

Finale gelen penaltı hırsızı Adana Demirspor umarım çıkamaz, çıksa da kalamaz.

24 saatte başına bunlar gelen bir takımın başında bir de Mesut Mestan varsa bu sonuç elbette kaçınılmaz olacaktı.

Canım çok yanıyor ve seneye borç yükü ve gelir yokluğu ile daha da umutsuz bakıyorum.

Bu tabloda dahli olan kim varsa….!