Bursa
Çok Bulutlu
14.1°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Salgında antibiyotik kullanımı nasıl olmalı?

Sağlık , 02 Mart 2021 Salı, 13:27

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında maske, hijyen ve kalabalık ortamdan kaçınılması gibi tedbirlerle üst solunum yolu enfeksiyonlarının azalması sonucu ağızdan antibiyotik kullanımının yüzde 20-50 düştüğü, öte yandan zatürre nedeniyle yatan hastalarda ise antibiyotik kullanımının arttığı belirtildi.

Salgında antibiyotik kullanımı nasıl olmalı?

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, AA muhabirine, Kovid-19 salgını sürecinde antibiyotik kullanım oranlarına ilişkin açıklama yaptı.

Türkiye'nin, uygunsuz ve aşırı antibiyotik kullanımı ve buna bağlı oluşan antibiyotik dirençli bakteri oranlarının en çok görüldüğü ülkelerin başında geldiğine dikkati çeken Balık, "Son yıllarda yapılan akılcı ilaç kampanyaları sayesinde, antibiyotik kullanma oranlarımız gerilese de hala Avrupa'da reçete başına düşen antibiyotik oranında ilk sıralardayız." diye konuştu.

Balık, Kovid-19 salgının, antibiyotik kullanım oranlarına da etki ettiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu yıl Kovid-19 salgını nedeniyle ilginç bir tablo ile karşılaştık. Antibiyotik kullanma trendlerimizde belirgin değişiklik olduğu görülüyor. Geçen yıl ile karşılaştırdığımızda, solunum yolu enfeksiyonlarında ağızdan en yaygın alınan antibiyotiklerin kullanım oranlarında önemli oranda düşüş oldu. Örneğin azitromisin, amoksilin/klavulonat, sefuroksim gibi antibiyotiklerde kutu bazında reçeteleme oranında düşüş ,yaklaşık yüzde 20-50 oldu. Bu durum, Kovid-19 dışındaki viral solunum yolu enfeksiyonlarının tüm dünyada çok azalmasına bağlı olarak gelişti."

Türkiye ve tüm dünyada, Kovid-19 salgını nedeniyle alınan maske, mesafe ve hijyen tedbirlerinin, yine aynı yolla bulaşan grip, nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarının büyük oranda azalmasına neden olduğunu kaydeden Balık, "Viral enfeksiyonları 2020 mart ayından beri nerdeyse hiç görülmediği için solunum yolu enfeksiyonlarında tercih edilen antibiyotiklerin oranı azalmıştır." dedi.

"Gereksiz ve yaygın antibiyotik kullanımı halinde bakteriler direnç kazanıyor"

Prof. Dr. Balık, Kovid-19 tedavisinin, tüm Türkiye'de Sağlık Bakanlığınca hazırlanan rehber doğrultusunda yapıldığını anlatarak, "Rehberde yer alan tedavi protokolü ile, salgının başından itibaren hekimlerin ayakta gelen, hafif belirtileri olan Kovid-19 vakalarına yanlışlıkla antibiyotik kullanmaları önlendi. Halbuki birçok ülkede salgın nedeniyle başta azitromisin etken madde içeren olmak üzere bu antibiyotiklerin kullanım oranlarında artış görülmüştür." bilgisini paylaştı.

"Türkiye'de hastanede yatan hastalarda geniş etkili antibiyotiklerin kullanılma oranı artmıştır. Bunun nedeni, Kovid-19'a bağlı yoğun bakımda yatan, ağır zatürresi olan vakalardaki artış ve Kovid-19 zatürresi nedeniyle yıpranan akciğerde kolayca bakteriyel enfeksiyon eklenme olasılığıdır." diyen Balık, hekimlerin kış aylarında viral solunum yolu enfeksiyonları artışına paralel antibiyotik yazma yanlışlığını devam ettirmemeleri gerektiğini söyledi.

Balık, antibiyotiklerin virüslerde etkili olmadığının altını çizerek, bu konuda toplumun bilinç düzeyinin artırılmasının önem taşıdığını ifade etti. Hekim bilgisi olmadan antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiğine işaret eden Balık, "Halkımız da antibiyotiklerin virüslere etkili olmadığını, ağrı ya da ateş gibi durumlarda işe yaramayacağını unutmamalı." uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Balık, gereksiz ve yaygın antibiyotik kullanımı halinde bakterilerin direnç kazanabildiğini belirterek, "Bu durumda hastalık, tedavi edilemez enfeksiyonlara yol açarak ölüm oranlarını artırmaktadır." dedi.

Balık, Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre, yanlış antibiyotik kullanımı ve direncin, en önemli ilk 10 sağlık sorunu içinde yer aldığını bildirdi.