Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Şeb-i Arus selamıyla

Gündem , 17 Aralık 2020 Perşembe, 20:50

Mevlana, ölüm yıl dönümü nedeniyle düzenlenen, Şeb-i Arus törenleriyle anıldı. Pandemi nedeniyle seyircisiz gerçekleştirilen törene TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Esroy da katıldı.

Şeb-i Arus selamıyla

30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan'ın Belh şehrinde dünyaya gelen Mevlana, 17 Aralık 1273 tarihinde Konya'da vefat etti. Mevlana, ölüm gününü yeniden doğuş, sevdiğine yani Allah'ına kavuşmak olarak kabul ediyordu. Öldüğü güne 'düğün gecesi' anlamına gelen 'Şeb-i Arus' dediği içinde Mevlevilikte, Mevlana'nın öldüğü gün 'Şeb-i Arus' olarak kabul edildi. Mevlana'nın ölüm yıl dönümlerinde 'Vuslat' (Sevgiliye kavuşma) törenleri düzenleniyor. Bu yıl düzenlenen 'Hz. Mevlana'nın 74'üncü Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri, bugün Mevlana Müzesi'nde sandukasının başında Gülbank duasıyla başladı. Ardından Mevlana Kültür Merkezi'nde sema törenine geçildi. Pandemi nedeniyle 1 saat sınırlamasıyla seyircisiz gerçekleştirilen törene TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Mevlana'nın 22'nci kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru katıldı. 35 yabancı medya çalışanının da takip ettiği program, televizyon kanallarından Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün sosyal medya hesaplarından canlı yayınlandı.

BİZDE UMUTSUZLUK YOKTUR

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise Mevlana'nın bizlere miras olarak benzersiz bir hayat bıraktığını söyledi. Ersoy, ''Bugün dünyaya baktığımızda nice insanın kendilerine iyilik getirdiklerini söyleyenlerin elinde kötülükle tanıştığını görüyoruz. Adına demokrasi deyin, özgürlük deyin, medeniyet deyin; dün ve bugün güzel sözlerin arkasına kötü niyetlerin saklanabildiğini yaşayarak öğrendik. Demek ki iyiliği doğru yerde doğru şekilde ve doğru kişilerde aramak da bir meziyettir. Üstelik yanlış ile doğrunun nice örneği, başı ve sonuyla karşımızda dururken girdiğimiz yanlış yolun mesuliyetini de üstlenmek zorundayız. Tercihi yapan bizken sonuç için başkasını suçlayamayız. İşte bu yüzden Mevlana'ya dönüyoruz. Onu anlamaya, anlatmaya ve yaşamaya çalışıyoruz. Kendi içimizden iyilik aramış ve bulmuş, sayısız insana da buldurmuş bir rehber varken ona başvurmaktan daha doğalı ve doğrusu yoktur. Şunu da unutmayalım yanlış yapmak insana mahsustur. Beşeriz, öyle ya da böyle yoldan şaşıyoruz. Ama bizim değerlerimizde umutsuzluk yoktur. Bu dergâha her gelişimizde biliriz ki kapı daima açık. Yeter ki gönlümüze kilit vurmayalım, içeriye girmekten çekinmeyelim" diye konuştu.