Bursa
Çok Bulutlu
13.6°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Şehir efsanesi mi gerçek mi? Sosyal medyada herkesin bildiği sır

Gündem , 19 Ekim 2021 Salı, 09:12

"Az önce aramızda yemekten bahsederken internette karşıma yemek reklamı çıktı!" Bu cümledeki ürünü istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Neredeyse hemen her gün karşılaştığımız ancak üzerinde çok da düşünmediğimiz bu durumun arkasında ise ciddi bir tehlike yatıyor. Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır, "Özel sandığınız mesajlarınıza kadar tüm mesajlar inceliyor" derken, Siber Güvenlik Uzmanı Mehmet Caner Köroğlu ise "Uygulamalar gündemimizi takip edebiliyor" diye konuşuyor.

Şehir efsanesi mi gerçek mi? Sosyal medyada herkesin bildiği sır

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte satın alma alışkanlıklarımız da değişti. Değişen bu alışkanlıklar beraberinde reklam sektörüne de yenilikler getirdi. 'The Social Dilemma' (Sosyal İkilem) adlı belgeselde de ifade edildiği gibi, "Eğer bir uygulamayı kullanırken ücret ödemiyorsanız o uygulamadaki ürün sizsinizdir" ifadesi doğru mu? "Sosyal medya uygulamaları bizi nasıl takip ediyor?" sorusuna Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır, şöyle cevap verdi: "Sosyal medya mecraları ve web sitelerinde reklamlarla karşılaşmamızın çok fazla türü ve yöntemi olsa da temelde hepsi 'hedefleme' adını verdiğimiz yöntemle yapılıyor."

Reklamı veren, reklamı o mecrada yayına almadan önce kimin görebileceğini, kimleri hedeflediğini belirtmek zorunda diyen Bağtır, "Reklam verenin, ürünü alacak eğilimde olacak kişileri çok iyi tanımak zorunda" dedi. Siber Güvenlik Uzmanı Mehmet Caner Köroğlu ise, "Verilerin bu kadar paylaşılabildiği ortamda reklamların da davranışlarımıza, paylaşımlarımıza, gündemlerimize göre karşımıza çıktığını net bir şekilde söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.

GPS SİSTEMİYLE TAKİP EDİLİYOR

Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır, "Şu anda reklam yayıncılığı yapan mecralarda ülke, şehir hatta ilçe seçebilmek hatta o ilçede yaşayan 18-24 yaş aralığındaki belirli bir futbol takımını tutan erkekleri seçerek hedeflemek ve sadece bu kitleye reklam gösterebilmek mümkün" diyerek meselenin ne kadar ileriye gittiğini vurguladı.

Akıllı telefonlarda bulunan GPS sistemiyle dünya üzerindeki konumunuzu rahatlıkla belirleyebildiklerini ifade eden Bağtır, böylelikle sosyal medya mecralarının da konumumuzu tam olarak tespit ederek reklam hedeflemesinde veri olarak kullanıldığını söyledi. Aynı zamanda bu GPS sistemi sayesinde kimlerle görüştüğünüzün, en çok hangi arkadaşlarınızla vakit geçirdiğinizin bile takibinin yapıldığını belirten Bağtır, "Böylece reklam hedeflemelerinde arkadaşınızın dile getirdiği bir ürün bile karşınıza çıkabilir" diye konuştu.

'EN KARANLIK NOKTASI...'

"Sosyal medya reklamcılığının en karanlık noktasını ilgi alanları oluşturuyor" diyen Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır, ilgi alanlarının belirlenmesi için uygulama içinde özel sandığınız mesajlara kadar tüm detayların incelendiğini vurguladı. Bağtır, beğenilen gönderilerin, takip ettiğiniz sayfaların, yorumların, uygulama içinde satın alma davranışı gösterip göstermediğiniz gibi tüm detayların 'reklam hedeflemesinde' kullanıldığının altını çizdi.

'ŞEHİR EFSANESİ GİBİ'

"Yalnızca aklımızdan geçen bir ürün herhangi bir zamanda nasıl karşımıza çıkıyor?" sorusuna Siber Güvenlik Uzmanı Mehmet Caner Köroğlu, "Bu biraz şehir efsanesi gibi. Net bir cevabı yok. Ben bunların daha çok rastlantı veya potansiyel tahminler olduklarını düşünüyorum" derken, Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır ise, "Teknoloji, kullanıcıların bilgisayar, telefon ve tablet gibi internet erişimi olan akıllı cihazlarına 'çerez' adı verilen küçük kod parçaları bırakarak, site ziyaretleri ve satın alma davranışlarını takip etmeye başladı" cevabını verdi. Sözlerine, "Online alışveriş mağazalarından herhangi birinde incelediğiniz ürünün, reklam yayınlayan web sitelerde ve sosyal medya mecralarında tekrar karşınıza çıkmasının sebebi, çerezler yüzünden remarketing (yeniden pazarlama) listesine alınmanız" diyerek devam eden Bağtır, artık remarketing'in de kullanıcılar tarafından kanıksandığı için etkisini kaybettiğini söyledi.

'MESAJLARI OKUMAK VE SES KAYITLARINI DİNLEMEKTEN ÖTEYE GEÇTİLER'

Bundan dolayı satın alma kararlarını etkilemenin çok daha tehlikeli boyutlara gittiğini söyleyen Serdar Bağtır, büyük reklam yayıncısı olan firmaların sadece reklam göstermekten değil, reklamlarının işe yaramasından para kazandıklarını da belirtti. "Büyük reklam yayıncıları bu gelirlerini kaybetmemek için her yolu denemeye kararlılar" diyen Bağtır, özel mesajları okumak, ses kayıtlarını dinlemekten daha öte bir duruma geçildiğinin de altını çizdi.

Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır, cep telefonlarının içinde bulunan sesli asistanların herhangi bir tuşa basmadan da sadece adı söylendiğinde harekete geçer hale geldiğini ve bu iki teknolojinin bizlere ücretsiz yeni özellikler sunduğunu fakat arka tarafta 'speech recognition' (konuşmayı metinleştirme) teknolojisini geliştirdiklerini ifade etti. Şu anda bazı programatik reklam modelleri, reklam verenlerin sadece sosyal medya ve web sitesi reklamlarını değil, e-mail ve SMS (kısa mesaj) yöntemlerini de aynı havuzda tutuyor. Bağtır, "Speech recognition telefonlarınızı 24 saat dinliyor, siz evinizin salonunda otururken eşinize bir ürünü almak istediğinizi söylüyorsunuz. Söyledikleriniz uzak bir bilgisayarda dikte edilerek reklam havuzuna gönderiliyor ve sizi ilgili alanın hedef kitlesine ekliyor. Siz daha anlatımınızı bitiremeden cep telefonunuza o ürünle ilgili SMS geliyor" açıklamasını yaptı.

'GOOGLE VE FACEBOOK SİZİ MUTLAKA TAKİP EDİYOR'

Aynı zamanda "Ne yaparsanız yapın Google ve Facebook sizi mutlaka takip ediyor" diyen Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır, "E-ticaret siteleri ve uygulamaları, web siteler, diğer mobil uygulamalar kendi kullanıcılarının hareketlerini izlemesi için bu büyük ikiliye yani Facebook ve Google'a izin veriyor" dedi.

'ANAHTAR KELİME ANONİMLİK'

"Biz kullanıcıların büyük reklam şirketlerinin hedefi olmaktan kurtulmasının bir yolu var mı?" sorusuna Siber Güvenlik Uzmanı Mehmet Caner Köroğlu, "Son kullanıcı sözleşmelerini net bir şekilde okumak lazım. Bu verileri işlemeye yönelik gerekli izni verdiğimizi görebiliriz. Burada anonimlik üzerine birçok ipucu verebiliriz" cevabını verdi. Köroğlu, insanların kullandıkları uygulamaların, işletim sistemlerinin veya servislerinin gizlilik ayarlarına göz atmalarının önemli olduğunu ve anahtar kelimenin 'anonimlik' olduğunu belirtti.

İMKANSIZ AMA AKILLI TELEFON VE BİLGİSAYAR KULLANMAMAK TEK YOLU

Serdar Bağtır ise son kullanıcı sözleşmeleri konusunda Siber Güvenlik Uzmanı Köroğlu ile hemfikir. "Uygulama mikrofona erişebilsin mi?', 'Uygulama tüm resimlerini görebilir, uygulama sana bildirimler yollayabilir' gibi seçenekleri onaylayarak geçiyoruz. Böylece tüm kapıları ardına kadar açmış oluyoruz" diyen Bağtır, bunu farkında olmadan yaptığımızın da altını çizdi.

Sosyal Medya Uzmanı Serdar Bağtır sözlerini, "Bugün Türkiye'den bazı e-ticaret sitelerinin aylık 7-10 milyon TL bütçe ile bu reklam yayıncılarına reklam verdiklerini düşünürseniz, dünya çapında nasıl bir gelir ettiklerini tahmin edebilirsiniz. Dolayısıyla şu an bir kullanıcının, kullanıcı gizliliği sağlayabilmesinin tek yolu, akıllı telefon ve bilgisayar kullanmamak gibi imkansız bir yöntem olabilir" diyerek sözlerini noktaladı. (Fazilet Şenol / Milliyet.com.tr)