Bursa
Parçalı Bulutlu
14.3°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Selamünaleyküm… Biz geldik!

Bursaspor , 07 Temmuz 2020 Salı, 19:49

Kısa bir süre önce yayın hayatımıza merhaba dedik. Bu merhaba onurumuz ile gururumuz ile umarım uzun soluklu olur.

Selamünaleyküm… Biz geldik!
Yola çıkarken tarafsızların tarafı olmayı kendimize hedef bildik.

Bağımsız gazetecilik yapmak ve doğrunun kalemşörü olmak ana amacımızdır.

Allah bu yolda umarım bize bir yanlış yaptırmaz, umarım bizi vebal altına da sokmaz.

Bizim devlet kurumları ile işimiz ve maddi bir çıkar bağlantımız bugüne kadar olmadı.

Medya olarak da bağımsızlığımızı muhafaza etmek bizim için en önemlidir.

Bu nedenle belediyelerden ve kamu kurumlarından reklam adı altında her hangi bir maddi destek istemiyoruz.

Çünkü Bursa vicdanı adına habercilik yaparken kaygımızın içerisine para girsin istemiyoruz…

Bursa adına doğruyu yazmanın bedelini çok iyi biliyoruz.

Selamünaleyküm!

Çoklu BARO mu? B*klu BARO MU?

 Avukatlık mesleğinde 24. Yılını doldurmuş bir avukatım.

Bu nedenle Avukatlık Kanununda yapılacak değişiklikler hakkında birkaç cümle söylemenin hakkım ve haddim olduğunu düşünüyorum.

Baro oluşumları bir meslek kuruluşlarıdır. Görevleri avukatların mesleki problemleri ve özlük hakları ile ilgili problemlerin çözümleri için çalışmaktır.

Baroların işi siyaset değildir.

Siyaset yapmak isteyenler için siyasi partilerin adresleri bellidir. Barolar siyasi hırsları olanların sıçrama tahtası da değildir.

Ancak barolar yıllardır siyasetin içerisine gömüldüğü gibi barolar etrafında statükocu bir yapı hakim hale gelmiştir.

Kendinden olmayanı ötekileştiren iğrenç bir zihniyettir bu…

Bugün ülkemizde maddi imkânları en geniş meslek kuruluşu barolardır.

Bu imkânlar ise mesleğin gelişimi ve avukatların maddi problemlerinden çok belli bir zümrenin sefa sürmesi ve keyif çatması için kullanılmaktadır.

Çok kısa bir örnek vermem gerekir ise bundan iki sene önce Mardin’e gezmek için gittiğimde havaalanında bir çok genç avukat meslektaşım ile karşılaştım ve sohbet ettim.

Bu sohbet esnasında o hafta sonu Türkiye Barolar Birliğinin Mardin’de Genç Avukatlar Kurultayı düzenlediğini öğrendim. Güzel bir etkinlik olduğunu düşünerek mutlu oldum.

Ancak bu mutluluğum Genç Avukatlar Kurultayına Bursa Barosunun yönetim kurulu içerisinde bulunan yaşı 50’yi geçkin bir meslektaşın gezsin diye gönderildiğini gördüğümde sona erdi.

Bunun gibi örnekleri Türkiye genelinde çoğaltabilmek mümkün. Bu neden ile şu an ülke gündeminde yer alan bu konuyu ben statükocu bu zihniyetin saltanat savaşı olarak görüyorum.

Yine Bursa Barosundan devam etmek gerekirse yıllardır yüzleri değişmeyen bu kitlenin Yönetim Kurulu olarak kurdukları ortak whatsup guruplarında, avukatlar hakkında dedikodudan başka bir şey üretmediklerinin de avukatlar olarak hepimiz farkındayız.

Bugün barolar öyle bir hale gelmiştir ki baro kaleminde görevli memurlar dahi bizden daha fazla bu yapının sahibi haline gelmiştir.

Hatta bu sahiplenme duygusu  baroların kalemlerinde  o kadar hakimdir ki; işlem için gelen avukatı tersleme,, azarlama veya buralar bizden sorulur edası, kalem çalışanlarının mesleki hastalıkları haline gelmiştir.

Sözün özü; Avukat’ a kendi hür iradesi ile mesleki konularda en çalışkan ve kararlı hareket eden baroyu tercih etme imkanının sunulmasını zaten başlı başına   demokratik bir yaklaşımdır. Bu tercihi doğru kullanacak kadar zekâya da hepimiz sahibiz. Kimsenin akıl hocalığına ihtiyacımız bulunmamaktadır.

Burhanettin Türkeş!

Ön yargılı olmak insan ruhu içerisinde en tehlikeli kanser çeşitlerinden birisidir. Ben bu konuda dün yapmış olduğum bir telefon konuşması sonrasında tekrar emin oldum.

Arayan kişi Burhanettin Türkeş’ti. Kendisi ile şimdiye kadar tanışmamıştık. Dolayısıyla karakter yapısı nedir hiç bilmiyordum.

Beni ise bilen bilir!

Keçi inadına ve deve kinine sahip, bazen ise nato-mermer, nato kafa bir adamımdır.

Yaklaşık 45 dakika süren konuşmada ben karşımda mert-civan, vatan sevdalısı, babacan bir insan gördüm.

Telefonda dahi olsa yaptığımız sohbetten ise çok büyük keyif aldım.

Medya konusunda benden çok daha fazla bilgi birikimi ve tecrübeye sahip bir insan olarak fikirlerini paylaştı.

Burhanettin Türkeş’i net bir insan olması ve düşüncelerini açık açık ifade etmesi nedeni ile  çok sevdim. Bir insanın dostu da düşmanı da delikanlı olmalı. Karşımda böyle birisi vardı ve tanışmaktan çok mutlu oldum.

Bizim de ağabeye ağabey diyebilen bir fıtratımız vardır.

Bize bir sitemi vardı.

LifeBursa’da yazılan bir köşe yazısında kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyordu.

Mevzu, Gökçen ailesi tarafından yıllardır üç on kuruşa belediyeden kiralanıp atıl bırakılan Sıcaksu mevkiindeki otopark ihalesiydi.

Bu ihale netice itibari ile herkese açık yapılmış bir ihale ve ihaleye yıllardır olduğu gibi Gökçen ailesi de giriyor.

Ancak bu sefer ihaleye katılan bir kurum daha var ve Burhanettin Ağabeyin Oğlu M. Tayyar Türkeş’in yöneticisi olduğu Karamanspor kulübü Derneği kurumsal kimlikle bu ihaleye katılıyor.

Kira ihalesini Gökçen ailesinden daha yüksek teklif verdikleri için Karamanspor Kulübü Derneği kazanıyor.

Bunun üzerine konu Gökçen ailesi tarafından yargıya da taşınıyor. Yargı süreci de Gökçen ailesi aleyhine neticeleniyor.

Dolayısı ile ihale sürecinde fiyat yükseltmeyen Gökçen ailesinin bu konuda bana göre söz söyleme hakkı bulunmamaktadır.

BURSASPOR NEREYE BAKIYOR? METİN KORKMAZ NEREYE  KOŞUYOR?

Şuan birçoğumuz eline hesap makinası almış, kalan maçların fikstürü üzerinden hesap kitap yapıyoruz.

Adana Demirspor-Altay maçında yaşanan hakem skandalı bu hesap-kitap işine kendimizi çokta fazla kaptırmamamız gerektiğini tokat gibi yüzümüze tekrar vurmuş vaziyette.

Bursaspor eğer ki (-3) puan cezası almamış olsaydı şu an hepimiz bambaşka hesaplar yapıyorduk.

Bu konuda hiç hazzetmediğim şeytanın avukatlığını yapmak istiyorum.

Hikâye Haziran 2019 tarihinde TFF tarafından ‘Kulüp Lisans ve Fair Play Talimatı’ nın yayınlanması ile başlıyor.

Bu talimat kulüplerin şu anki mali tablolarında yerine getirilmesi çok zor bir kısım şartlar ortaya koyuyor.

İddia ediyorum ki; Türkiye’de bu talimat şartlarında puan cezası almayacak kulüp bulunmamaktadır.

Diğer kulüpler, üzerinde oynanmış ve piyasa jargonunda ‘Makyajlı Bilanço’ olarak tabir edilen bilançolarını TFF’ ye gönderirken, biz ise Mayıs sonu itibari ile yeni bir yönetim seçiyoruz.

O kaos ortamında kulüp profesyonellerince başkan ve yönetim yeterince aydınlatılmıyor.

Kulübün bilançosu ise profesyoneller tarafından mevcut hali ile TFF ’ye gönderiliyor.

Netice de TFF tarafından kulübe gönderilen yazı ile 60 günlük ek bir süre veriliyor ve futbolcu eskilerine olan borçların kapatılması aksi takdirde puan silme cezası uygulanacağı ifade ediliyor.

Başkan Mesut Mestan bir anda bu konuyu kucağında buluyor.

Yukarıda Allah var bu konuda kulüpten alacağı olan futbolcular ile görüşüyor hatta bir kısmını ikna ediyor. Ancak ölümüne inat eden ve ikna olmayan bir gurup var ve şeytan’ın avukatlığı da tam burada başlıyor.

Hepimizin bildiği gibi Ali Ay’ın başkanlığında ve özellikle Ali Ay tarafından transferlerde tek yetkili kılınan Yüksel Çolak zamanında Bursaspor’un transfer ettiği futbolcuların çok büyük bir kısmı doğrudan veya dolaylı olarak Menajer Metin Korkmaz’a bağlı isimlerden oluşuyor.

Metin Korkmaz ise kişisel CV’ sine Adana Demirspor idari menajerliğini eklemiş yani resmi olarak bu kulüpte görev alan bir kişidir.

Hatta bomba gibi bir iddia ortaya atıyorum Başkan Mesut Mestan, Metin Korkmaz’la ona bağlı futbolcuların ikna edilmesine yardımcı olması için İstanbul’da buluşuyor.

Bu yemekte Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak’ta bizzat hazır bulunuyor.

Netice itibari ile bir kısım futbolcular ikna edilemiyor ve Bursaspor (-3) puanı hanesinde görüyor.

Bu puan silme olayı olmasaydı puan durumunun ne olacağını ise hepimiz biliyoruz.

Şu an olmasa bile Başkan Mesut Mestan’ ın lig bitiminde bu süreci ve yaşananları şeffaf bir şekilde Bursa ile paylaşması gerektiğini düşünüyorum.

Konunun avukatlığını yapmaya devam edecek olur isek; Adana Demirspor daha düne kadar batık bir kulüptür. Hatta kulübün borçlarına kefil olduğu ve bu neden ile iflas ettiği için eski başkanlarından rahmetli Bekir Çınar intihar etmiştir.

Adana Demirspor’un bilançosunda sözleşmesi sona ermiş eski futbolcularına borç gözükmemesi imkânsız ötesi bir durumdur.

‘Kulüp Lisans ve Fair Play Talimatı’ nı konunun anlaşılması için biraz daha irdelemek gerekmektedir.

Bu talimata göre alacağı olan bir futbolcunun kulübü TFF veya FİFA’ya şikayet etmesi gerekmiyor.

Bu şikâyetlerin neticeleri ayrı yaptırım doğuruyor. Talimatnameye göre Kulübün futbolcusuna eskiden gelen borcunun olması ve bilanço içerisinde bu borcun gözükmesi yeterli oluyor.

Bu konuda kulübe ek süre veriliyor ve süre içerisinde futbolcudan ibraname alınmaz ve TFF’ye iletilmez ise puan silme cezası uygulanıyor.

Şahsi düşünceme göre yine tekrar ediyorum ki; mevcut talimatnameye göre ülkemizde puan silme cezası almayacak kulüp bulunmamaktadır.

Bu nedenle Bursaspor tarafından acil bir şekilde TFF’ye ihbar ve itirazda bulunulmalı ve diğer kulüplerin gönderdikleri bilançolar üzerinde oynama olup olmadığı, gerçeği yansıtıp yansıtmadığı  hususlarında ise  TFF tarafından bağımsız denetim kuruluşlarına inceleme yaptırılmalıdır.

Son söz; Gerek ligin bitimine iki maç kaldı deyin, gerek ise son beş maç deyin ne olursa olsun!

Bursaspor proje takımlarına inat!

Onların maddi imkânlarına inat!

Türk Futbolunu kirleten yancı, kolpacı tiplerin tüm ayak oyunlarına inat!

Bu sene ait olduğu Süper Lig’e çıkacaktır.

Hepinize saygı ve sevgilerimle…