Bursa
Çok Bulutlu
16.8°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Sorun onlarda değil, bizlerde

Bursaspor , 11 Eylül 2020 Cuma, 13:48

Sorun onlarda değil, bizlerde
Yaşımın yettiğince başlamak isterim yazıma. Çok değil en fazla 26 yıl geriye gidebilirim. Ondan öncesi için anca yaşı büyük abilerim, ablalarım anlatır bu durumları. Onlardan da duyduklarım vardır elbet ama şehir efsaneleri olmasın ben bildiklerimi yazayım.

İçim acıyor, daralıyor, bunalıyorum…

Çok değil daha birkaç yıl öncesinde Bursaspor’u bir düşünsenize...

Erkan Körüstan ve yönetiminden önceki yılları. Elbette vardır menajer oyunları ki Metin Korkmaz ilk rahmetli başkan Şampiyon İbrahim Yazıcı döneminde girdi o kulüpten içeriye. Ondan önce var mıydı başka birisi bilemem. Ben yaşadıklarım, gördüklerim ve canlı şahit olduklarım kadar bilirim Bursaspor’u.

O zamanlar evli değilim, çocuğum da yok. Evladıma bırakacağım bir Bursasporluluk hayalini kurduğum yıllar. Davraz, Antalya kamplarına hazırlık maçlarına gittiğimiz zamanlar. Dordmund, Roma, Werder Bremen gibi takımlarla oynuyorduk. Şimdi ise lig maçlarını Keçiören, Menemen ile yapıyoruz. Onları hakir gördüğümden değil yanlış anlaşılmasın. Sadece üzüntümü anlatmanın en basit hali olduğu için yazıyorum…

Atatürk Stadyumu'nda tribünde 2-0 mağlup olduğumuz zamanlar bile tribünden deli gibi destek verirdik. Bilirdik maç sonucu Bursaspor’a yazacak. Galip ayrılacak takım sahadan. Ayrılmasa da bizi rezil etmeyecek. Bunu oraya gelen herkes biliyordu. Fenerbahçe ile deplasmanda oynanan kupa maçı ve tribün buna en güzel örnektir. İç sahada oynadığımız Galatasaray kupa maçları ikisine de bakabilirsiniz. Daha sonra ne olduysa Bursaspor elimizden kayıp, gitti...

Önce Erkan Körüstan ve yönetimi geldi. Hemen arkasından Recep Bölükbaşı yönetimi. İki seçim kazanan Bölükbaşı ve ekibi ciddi işlere imza atsalar da borcu çıkararak görevi ibra olmadan Ali Ay ve ekibine devretti.

Ali Ay ve ekibi de kötü gidişe dur demek yerine, Bölükbaşı gibi devam etti. Netice aslında belliydi ve son sene bu da oldu Bursaspor küme düştü. Beraberinde hem gelir düştü, hem de itibar. Bu ilk değildi ama daha önce küme düşen Bursaspor’un borcu bu kadar çok değildi ve iki ileri, bir geri takım çıktı. Şimdi ise çıkar mı?

Bence bu sene de çıkamaz, daha kötü olmasak iyidir. Neticede o akşam Malatya deplasmanına gitmeye gönlü el vermeyen bir basın mensubu olarak eve gittiğimde oğlumun şu cümlesini hiç unutmayacağım “Baba hep senin yüzünden ağlıyorum” Neden diye sorduğumda “Arkadaşımın tuttuğu takım şampiyon oldu, biz artık onlarla oynayamayacakmışız. Biz başka lige düşmüşüz” bir baba olarak verilecek kısıtlı cevaplardan birisini verdim aslında klişe olacak ama

“Biz şampiyon takım tutmadık, tuttuğumuz takımı şampiyon yaptık. Sen görür müsün bilmem ama merak etme eski günlerine dönecek”

  Bunu söylerken armadan bahsettim. Kimse kötü düşünmez ama düşündürülür. Körüstan, Bölükbaşı, Ay, Mestan sorun onlarda değil, sorun bizlerde. Bu takım gün geçtikçe kötüye gidiyor ve biz hala daha birleşemiyoruz, birleşmek istemiyoruz. Bursaspor büyük bir şehrin, en büyük markası. Ancak son. Yıllarda marka değeri gittikçe düşüyor, düşmeye de devam ediyor. Bunun sebepleri belli, çözümleri de. Umarım biz sebep olmaktan çıkar, çözüm olma yolunda adımlar atarız. Yoksa bu işin sonu hiç iyi değil.