Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

STK'lardan çok sert Alaçatı Port tepkisi

Asayiş , 19 Nisan 2021 Pazartesi, 15:54

Alaçatı Port'ta inşa edilen 24 lüks villanın önüne tekne yanaştırabilmek için yapılan su kanalı derinleştirme ve genişletme faaliyetine meslek odalarının tepkisi artarak devam ediyor.

STK'lardan çok sert Alaçatı Port tepkisi

Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası İzmir Şubeleri, detaylı bir açıklama yaptı. Açıklamada, imar planında kıyı kenar çizgisinin belirsiz bırakılmasına değinilerek, şu anda yapılan her türlü uygulamanın suç teşkil ettiği belirtildi. "Sadece fıkralarda karşılaşabileceğiniz denizin kara olması durumu ne yazık ki Alaçatı'da gerçek olmaktadır" denildi.İzmir'in Çeşme ilçesinde Alaçatı Port mevkiinde, dere ile denizin birleştiği Karşıyaka Azmağı'nda başlatılan inşaat faaliyeti sürüyor. 4 bin 500 metrekarelik alanda inşa edilen 24 lüks villanın önüne teknelerin yanaştırılabilmesi için su kanalını derinleştirme ve genişletme işlemi yapılıyor.

Çeşme Belediyesi'nin, daha önce mahkeme tarafından iptal edilen kıyı kenar çizgisinin yeniden belirlenmesi yönünde başvuru olmaksızın inşaat ruhsatı verdiği öğrenildi. Su kanalının kazılması hakkında da İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan izin alındığı ortaya çıktı. Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası İzmir Şubeleri her iki iznin de böylesine bir faaliyet için yeterli dayanak oluşturamayacağını açıkladı.

DOĞAYA FİZİKİ MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ

Koruma kurulu ve belediye halen bir açıklama yapmazken, meslek odaları bugün bir açıklama daha yaparak çarpıcı detaylar verdi. Yazılı açıklamada, söz konusu alanda neresinin kara, neresinin deniz olduğunun imar planında belirsiz kaldığını vurguladı. Alaçatı Deresi ile denizin birleştiği noktada bulunan azmağın sulak alan olduğu görüntüler gözler önüne serildi ve imar planındaki belirsizliğe dayanılarak burasının kara kabul edilmesinin gülünç bir durum oluşturduğu ifade edildi. Bölgedeki hayvan türleri ve bitkiler hakkında ayrıntılı bilgi verildi. Su kanalı için iş makineleri ile doğaya müdahale etmenin kabul edilemez olduğu belirtildi.

PLANDA "NERESİ KARA, NERESİ DENİZ" BELİRSİZ

Alaçatı Liman bölgesinde mutlak çözüm bekleyen üç önemli sorun bulunduğunu belirten meslek odaları şu açıklamayı yaptı:

- Herhangi bir bölgede inşaat yapabilmek için uygulama imar planlarının yapılmış olması gerekir. Deniz kenarı bir alanda plan yapabilmek için denizin nerede başladığını bilmek ve kıyı kanununu uygulayabilmek için kıyı kenar çizgisini bilmek gerekir.

- Bahsi geçen bölgede kıyı kenar çizgisi iptal edilmiş ancak yeni çizgi oluşturulması için talepte bulunulmamıştır. Bu nedenle neresinin kara neresinin deniz olduğu belli değildir.

- Talepte bulunulmamasının sebebi ise herhalde iptal edilenden önceki kıyı kenar çizgisinin yürürlükte olması durumunda Alaçatı Port projesinin yapılamayacak olmasıdır. Alaçatı Port projesinde tekneler evlerin ön tarafına bağlanmaktadır. Yani sahil olması gereken yer evlerin ön bahçeleridir.

KIYI KENAR ÇİZGİSİ NEDEN 6 YILDIR BELİRLENMEDİ

- Sahil Şeridi, deniz ve tabii göllerin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alandır ve bu alanlar sadece kamusal yarar neticesinde tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenlenir. Bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiçbir yapı ve tesis yapılamaz.

- Alaçatı Port projesinde ise neresinin deniz neresinin kara olduğunu belirleyen kıyı kenar çizgisi çizilmediğinden denizin içine inşaat dahi yapıp burası aslında kara diyebilirsiniz.

- Sadece fıkralarda karşılaşabileceğiniz denizin kara olması durumu ne yazık ki Alaçatı'da gerçek olmaktadır.

- Alaçatı Mahallesi Liman bölgesinde geçmiş tarihlerde kıyı kenar çizgisi belirleme işleminin, özel çıkarlar için yürürlükte bulunan mevzuat ve kamu yararına açıkça aykırılığı nedeniyle İzmir 3.İdare Mahkemesinin E.2012/2133, K.2015/357 sayılı kararıyla iptal edildiği ve sonrasında yeni bir kıyı kenar çizgisi belirlenmediği tespit edilmiştir.

Denizin ortasından geçip iki yakayı birbirine bağlayan kısım iptal edilmiş olmasına rağmen kıyı kenar çizgisi neden altı yıldır belirlenmemiştir. İlgili idareler neden tespit talebinde bulunmamışlardır.

ŞU ANDAKİ HER TÜRLÜ UYGULAMA SUÇTUR

- Söz konusu alanda "kıyı kenar çizgisi" belirlenmeden yapılacak her türlü uygulama, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği'ne aykırıdır ve suç unsuru taşımaktadır.

- Güncel durumda; Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 5. Maddesi'nde düzenlenen "Kıyılardan kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez. Kıyılarda kıyıyı değiştirecek boyutta ve kıyının doğal yapısını bozacak nitelikte kazı yapılamaz. Valilikçe uygun görülmesi ve yazılı izin verilmesi halinde Valilik denetiminde kıyının doğal yapısını değiştirmeyecek boyut ve nitelikte yapılacak kazı işlemi izin şartlarına bağlıdır. İzin şartlarına aykırı işlem yapılması halinde verilen izin iptal edilir ve cezai işlem yapılır" hükmü uyarınca, kıyının doğal yapısında geri dönülmesi mümkün olmayan zarara neden olacak işlemlerin hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceği açıktır.

- Güncel durumda 3. Derece Doğal Sit Alanı olan bölgede 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında doğal sit alanlarına ilişkin karar oluşturma yetkisi bulunan İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'ndan alınan izin, Kıyı Kanunu kapsamında kalan bu alana yapılacak fiziki müdahaleler için yeterli midir?

VİLLALARIN ÖNÜNE TEKNE YANAŞTIRMA YÖNTEMİ

- İkinci önemli konu ise proje kapsamında yapılan evlerin önüne kadar tekneler ile gelinebilmesidir. Marinalar ülkeye giriş sınır ve gümrük kapılarıdır. Elbette limanlar yönetmeliği kapsamında değerlendirilmektedirler. Bu yönetmeliğe göre yabancı bayraklı yatların, "sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli yat limanları ile yat çekek yerlerine kışlama, bakım ve onarım amacıyla bırakılabilmesi" koşulu vardır. Bu durumda Alaçatı Port alanında kışlayacak yabancı bayraklı tekneler konusunda nasıl bir yöntem izlenecektir?

ALANDA 154 KUŞ TÜRÜ YAŞIYOR

- Alaçatı Önemli Doğa Alanı (ÖDA) nesli tehlike altında olan birçok kuş türünü barındırmakta olup, bugüne kadar alanı aktif olarak kullanan, üreyen, beslenen ve göç güzergahı üzerinde mola ya da konaklama amaçlı olarak kullanan 154 kuş türü belgelenmiştir.

- Yelpazekuyruk, uzunbacak, akçacılıbıt, küçük akbalıkçıl, angıt, kızıl kiraz kuşu, tepeli toygar, alakarga, maskeli ötleğen, kara boğazlı ötleğen, kara tavuk ve benzeri kuşlar bu alanı üreme amaçlı olarak kullanmaktadır.

- Öte yandan alan göç dönemlerinde altın yağmurcun, gümüş yağmurcun, boz alamecek, kara çaylak, kıyı çamur çulluğu, büyük kumkuşu, ak kumkuşu, sürmeli kumkuşu gibi nadir kuş türlerine ev sahipliği yapmaktadır

- Aynı zamanda büyük memeliler için büyük önem taşıyan alan, sırtlan ve karakulağın Ege Bölgesi'nde yaşadığı nadir alanlardan biri olarak bilinmekte olup, alanda sıklıkla tilki, çakal ve gelincik gibi memelilere rastlanır.

- Alaçatı Halici'nin doğusundan Sığacık'a kadar uzanan kıyılar, Akdeniz fokunun (Monachus monachus) korunması için öncelikli alanlardan biridir ve bu kıyı şeridi 2004 yılında Akdeniz fokunun Türkiye'de korunması için öncelikli beş alan arasına dahil edilmiştir. Bu kıyılar, aynı zamanda düzenli yelkovan kuşu geçiş güzergahı içindedir.

- Bahsi geçen bu üç önemli olgu nedeni ile alanda en kısa zamanda kıyı kenar çizgisi belirlenmeli, kıyı kenar çizgisi belirlenmeden hiçbir faaliyete izin verilememeli, lisansüstü çalışmalarla tespiti yapılan endemik/endemik olmayan flora ve faunaya sahip alanın; toplum ve doğa yararı doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken sermayenin talepleri doğrultusunda müdahaleye uğramasının önüne geçilmelidir.

Gökmen ULU / SÖZCÜ