Bursa
Çok Bulutlu
14.2°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Türkiye'nin önemli günleri

Siyaset , 23 Eylül 2020 Çarşamba, 10:00

65 yıla yakın bir süre içinde yaşadığım Türk siyaseti, ülkenin sıkıntılı günlerinde, hep el ele vermesini bilmiştir.

Türkiye'nin önemli günleri
Menderes de, İsmet Paşa da, Demirel de, Ecevit de kötü günlerde bir araya gelmişlerdir.

Şimdi de yurdumuz tehdit altındadır.

Salgın:
Bütün insanlığı tehdit eden salgının başlangıcında muhalefetin de takdirini kazanan Sağlık Bakanlığı ve baskı altında kaldığı düşünülen Bilim Kurulu inanırlığını kaybetmiştir.

Bunun için, Bilim Kuruluna, Mecliste temsil edilen partiler tarafından tavsiye edilen bilim adamları da dahil edilmelidir.

O zaman rakamların dili, daha doğru anlaşılır; alınan tedbirlerin gereği daha kabul edilebilirlik kazanır.

Doğu Akdeniz:
Fransa ve işbirlikçileri, meseleyi Avrupa Birliği ve Türkiye platformundan, Avrupa Birliği ve Tayyip bey nefreti platformuna taşımaya çalışarak Türk İç Politikasına istikamet vermeye gayret etmektedirler.

Muhalefet bu tuzağa düşerek, “Tayyip bey nefreti” ile, Fransa ve Yunanistan eksenine kaymamalıdır.

Ülkece bu tuzağa düşmemek ve Doğu Akdeniz’deki ulusal haklarımızı korumak için, önce, derhal Dışişleri Bakanı muhalefet liderlerini ziyaret edip, bilgi sunmalı; sonra da, muhalefet liderleri Cumhurbaşkanlığı Makamına davet edilmeli, bir yuvarlak masanın etrafında oturulmalı, askerî, malî ve siyasî açıklamalar kendilerine sunulmalı, daha sonra da, bütün dünyaya millî meselelerde, iç kavgaları derhal erteleyebileceğimiz mesajı verilmelidir.

Ekonomik Durum:
Türk ekonomisi, büyümeye paralel yapısal düzenlemeleri zamanında yapılamadığı, Merkez Bankasının tam bağımsızlığına inanılmadığı ve israf temayülü kırılamadığı için, iç ve dış piyasalarda güvenirliğini kaybetmiştir.

Daha önce Hükümet veya Cumhurbaşkanlığı ile Merkez Bankası’nın ekonomik tedbirler konusundaki anlaşmazlıkları kamuoyunda paylaşılırdı.
Bu tartışmalar, şimdi, kamu oyu önünde yapılmadığı için; Merkez Bankası Başkanımız, bütün meziyetlerine ve iyi niyetine rağmen artık, Cumhurbaşkanlığından veya Maliye Başkanlığından aldığı talimatları sessizce tatbik eden bir memur gibi algılanmakta, bu sebeple Merkez Bankasınca alınan tedbirler, Maliye Bakanımızın bütün iddialarının aksine, iç ve dış piyasalarda gerekli güveni kazanamamaktadır.

Biliyoruz ki, Sayın Maliye Bakanımız, maalesef, sadece bilgisi, mazisi ve başarı ile değil; Sayın Cumhurbaşkanlığımıza yakınlığı ile öne çıktığından ve bu algı kırılamadığından iç ve dış mali piyasalarda, gerektiği kadar takdir görmemektedir.

Kendisinin bu görevden ayrılarak, piyasalara güven verecek bir ismin bu bakanlığa getirilmesi daha doğru olacaktır.
Kendisinin Sayın Cumhurbaşkanımızca takdir edilen meziyetleri, artık bakanlıklar üstü bir karakter alan ve Cumhurbaşkanlığı ofisinde şekillenen Daire Başkanlıklarından birine tayini de, hizmete sokulabilinir.