Bursa
Çok Bulutlu
21.2°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Turpun Büyüğü...

Siyaset , 21 Eylül 2020 Pazartesi, 12:55

Turpun Büyüğü...
CHP İstanbul İş Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun, 9 Eylül günü internet üzerinden gerçekleştirilen Taksim Toplantısı’nda yaptığı 1,5 saatlik konuşmada;

Atatürk’e atfen üç kez “Gazi Mustafa Kemal” ifadesini kullanması dikkat çekti.

Kaftancıoğlu’nun konuşmaları dikkatlice izlenir; zira daha önce Sosyal Medya’da yaptığı paylaşımlar, CHP’lilerin canını fazlasıyla sıkmıştır.

Hele de  “Ermeni soykırımı” iddiaları ile ilgili sözleri unutulacak gibi değildir.

Çoğu insanın gözünden kaçan bu konuşma üzerine, eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan, Kaftancıoğlu’na :”Atatürk adını kullanmamak tercihiniz mi?” diye sorunca, ortalık iyice karıştı.

Canan Hanımın Gürkan’a cevaben: “Bu şekilde ifade etmek, kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum” demesi pek çok kişiyi çileden çıkarttı.

Demek ki, bilinçli olarak Atatürk soyadını kullanmadı.

Atatürk soyadını bilerek kullanmayan Canan Hanıma, Genel Başkanı Kılıçdaroğlu sahip çıktı.

Yetmezmiş gibi bir de kendisine kesintisiz destek veren Sözcü gazetesine sitem etti:

"Türkiye'de milyonlarca çöp konteynerlerinden geçinirken özellikle belli bir medya grubunun çok öne çıkarmasını anlamış değilim" diyerek, Türkiye’nin gerçek gündemine dönülmesini istedi.

Kaftancıoğlu, 20 Eylül 2020 tarihli Cumhuriyet gazetesine verdiği mülakat ile tartışmaları şimdilik öteledi…

“Takiyye” kimseye özgülenmiş değil elbette!..

Bizim mahalleye de bulaştı!..

*

Türkiye, Canan Kaftancıoğlu’nun skandal sözlerini tartışırken, çamın büyüğünü asıl Kılıçdaroğlu devirdi!

Kemal Bey, 16 Eylül günü, İngiliz İstihbaratı MI6’nın PKK’ya yakın kuruluşu; başında Kerim Yıldız’ın bulunduğu Democratic Progress İnstitute(DPI) adlı kuruluşun toplantısına video konferansla katıldı.

Dikkatler Canan Kaftancıoğlu’nun üzerinde iken, Bay Kemal, topu doksana taktı; bu görüntülü toplantıda, “Kürtçe ana dilde eğitim”i savundu.

Hepimizi alıştıracak göreceksiniz!

“Ana dili öğrenme”ye kimsenin bir şey dediği yok!

Bu başka bir şey:

“Kürt meselesinde 2015 yılında “22 soru 22 cevap” şeklinde bir program açıkladık. Orada bir eksiğimiz vardı: Anadilde eğitim. Bu konuda konunun uzmanlarıyla, Kürt aydınlarının da katılımıyla değişik toplantılar yaptık. Dünyadaki uygulamaları inceledik. Çocuğun ilk iki veya üç okul yılında eğitimini asıl olarak anadilde yapması, paralel olarak resmi dili de öğrenmesi, üçüncü veya dördüncü sınıfta resmi dile geçmesi, bir çözüm yolu. Kürt meselesinin çözüm yeri, meclistir. Özellikle bu sorunun çözümünde aydınların desteğine çok ihtiyaç bulunuyor. Evet, bu sorunu biz çözeriz.”

Bu sözlerin tercümesi:

Kürt çocuklar, ilkokulun ilk üç sınıfında anadilleri Kürtçe ile eğitimi yapsınlar, bu arada Türkçe de öğrensinler şeklindedir.

Tıpkı, şimdiki Türkçe eğitimde yabancı dil olarak İngilizcenin öğretilmesi gibi…

Çocuklar, dördüncü sınıftan sonra resmi dille (Türkçe) eğitime devam etsinler.

İlk üç sınıfta anadilleri Kürtçe ile eğitim yapan çocukların, dördüncü sınıftan itibaren Türkçe eğitim yapmaları mümkün müdür?

Hiç örneği var mı dünyada?

Kimi kandırıyorsun Bay Kemal?

Bu öneri hayata geçirildiğinde, çocukların Türkçeyi yabancı bir dil gibi anlayıp kavrayamayacakları, dolayısıyla eğitimlerini Türkçe sürdüremeyecekleri son derece açıktır.

İşte o zaman turpun büyüğü heybeden çıkartılacaktır:

“Madem Türkçe öğrenemiyorlar, eğitimlerine Kürtçe devam etsinler” denecektir.

O gün bunu DPI mı der yoksa Dersimli Kemal mi onu bilemem…

*

Benim gördüğüm Kemal Kılıçdaroğlu’nun küresel güçlerden aldığı görevi her koşulda yerine getirdiğidir.

Konteynerden çöp toplayan çocukları kamuflaj olarak kullanıyor.

O bakımdan takdir ederim kendilerini…

Yüzünden hiçbir şey anlayamazsınız, masum bir cemali vardır…

*

Başka bir konuya geçmiyoruz:

Erol Manisalı Hoca, Cumhuriyet’teki köşesinde, “ABD, AKP ve Gülen’i neden kapıştırdı?”  başlıklı bir makale yazdı.

Konumuzla doğrudan ilgilidir.

Manisalı, şu harika tespiti yaparak, kendi sorusunu yanıtladı:

“‘İranlaşma’ korkusu mu?

Öyle ya, Paris’te mekân tutan bir molla, İran’a döndüğünde İslamcı bir devlet kurarak ABD’nin çıkarlarına büyük zarar vermiş, hatta Çin’in küresel egemenliğine dolaylı yoldan katkı sağlamıştı.

Şimdi bir Recep Tayyip Erdoğan İslam (ve Arap) dünyasında fazla öne çıkarsa riskli olabilirdi! Zayıf da olsa Ankara’nın ileride “İranlaşma” olasılığı vardı. Tahran’ın bu hale geleceğini 1970’lerde kimse tahmin etmezdi.

İşte bu nedenle, Türkiye’deki “siyasal İslamcıları ikiye bölmenin”, riskleri ortadan kaldırmak için yararlı olacağı düşünüldü.”

ABD, AKP ile FETÖ’yü birbirine düşürdü ama her ikisini de elde tutmayı başaramadı.

AKP, Avrasya’ya doğru rota değiştirdi.

Bu yüzden, küresel güçlerin AKP’yi iktidardan düşürmek birinci işleri haline geldi…

*

Konumuzla ilgili bir haber daha göstermek istiyorum:

ABD merkezli düşünce kuruluşu Rand Corporation’in Türkiye Raporu’nu İngiliz haber ajansı BBC’den, 11 nolu dipnotu açarak öğrenelim.[11]

Bu raporda çok açık görülüyor ki; askeri darbelere hiç de yabancı olmayan Türk halkının aklına, bir askeri “darbe”  ile AKP’nin iktidardan uzaklaştırılabileceği olasılığı getiriliyor.

Öte taraftan, ABD Başkanlık Seçimlerinde yarışı önde götüren Biden de: "Başkan seçilirsem Erdoğan'ı darbeyle değil seçimle devireceğim, muhalefete destek vereceğim” ifadelerini kullanarak,  “darbe” seçeneğinin unutulmaması gerektiğine vurgu yapıyor.

Küresel güçler, son yıllarda darbeler yerine; “turuncu devrimler”, “yaratıcı yıkıcılık”, “sivil itaatsizlik” ve “varoluşçu kaos” gibi eylemlerle, hedef aldıkları ülkelerin rejimlerini istikrarsızlığa düşürülerek değiştirmeyi deniyorlar...

Bu tehditlere ilave olarak, Doğu Akdeniz’de gaz arayan Türkiye’ye karşı yapılan bütün askeri tatbikatlarda ABD’nin öncü rol oynadığını görüyoruz.

Erdoğan’ı rakiplerine kaptıran ABD; PKK ve FETÖ silahlarından ise umduğunu bulamadı.

Bu yüzden kendisine, Türkiye içerisinde yeni bir “ortak” yaratmaya çalışıyor.

Öyle anlaşılıyor ki, BOP Eş Başkanlığından ayrılan Erdoğan’ın yerine, Kemal Kılıçdaroğlu talip olmuştur.

Y-CHP’nin “İkinci Kürt Açılımı”na ABD’den daha hevesli görülmesinin başka ne anlamı olabilir.

*

Yakın geçmişte, Dersimli Kemal’in “Kürt açılımı” konusunda AKP’ye  “açık çek” verdiğini unutmadık.

Kılıçdaroğlu, eskiden beri terör sorununu “Kürt Sorunu” olarak kabul ettirmek ve TBMM çatısı altında çözmekten yanadır.

Böylece PKK’yı, Türkiye Cumhuriyeti ile muhatap yaparak meşrulaştıracaktır ve taraf haline getirecektir.

HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a, “şeref madalyası” takması, yerel yönetim seçimlerinde HDP’nin verdiği desteğin diyetini ödemek için değildir.

Egemenliğimizi tehlikeye atan İstanbul Sözleşmesi’ni ölümüne savunması da boşuna değildir..

İstanbul Sözleşmesi ile kurulan GREVIO örgütünün Değerlendirme Raporunda geçen “Kürt kadınlar”ifadesini ”etnik ayırımcılığın” çok ötesinde olmasına rağmen, görmezden gelinmesi manidardır.

Bir bakıma,  gelecekte yapılması planlanan önemli işlerin ön hazırlığıdır.

Y-CHP’nin bu konulara yanaşmaması, konteynerden çöp toplayan çocukların gündemi doldurmasından olabilir mi?.

*

Bay Kemal, Türkiye, İran, Irak ve Suriye toprakları üzerinde kurulması planlanan “Bağımsız Kürdistan”ın (İkinci İsrail) kuruluşunda görev almış küresel güçlerin bir elemanıdır.

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile gizli-açık ittifak yapması, bunun en çarpıcı kanıtıdır.

Eşi Selvi Hanımı, Demirtaş’ın eşi Başak Hanım ile birlikte tiyatroya göndermesi, “kadın dayanışması”nın çok ötesinde bir etkinliktir.

CHP seçmeninin iradesine saygı duymayan Dersimli Kemal’in, kayyum atanan belediyelerin avukatlığını yapması, halkın iradesine duyduğu saygıdan olamaz.

Sürekli “seçimle gelenlerin seçimle gitmesi” fikrini tekrar etmesi, teröristlere kalkan oluşturma çabasındandır…

ABD’nin arayıp da bulamadığı kaftan Kemal Kılıçdaroğlu’dur ve o hala Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturmaktadır…

*

Ana Muhalefet partisinin başında, temsil ettiği ideolojiye ihanet eden, işbirlikçi bir adam oturursa, AKP’yi iktidardan düşürmek mümkün olabilir mi?

İktidar olmadığı halde, muhalefette iken bile oy kaybeden [14]bir lider, dünyanın hiçbir yerinde partisinin başında durabilir mi?

Seçmenin partiye küsmesi bir yana, on binlerce CHP üyesi partiden istifa edip ayrılması karşısında; Bay Kemal ile işgal mangasında görevli arkadaşları oralı bile değiller…

AKP’nin son yerel seçimlerdeki başarısızlığını, Y-CHP’nin “başarısı” olarak yutturmayı başaran KK, bir dönem daha CHP Genel Başkanlığına seçilmekle, sadece partililere zaman kaybettirmiş olmuyor; aynı zamanda Türkiye’ye güvenlik sorunu da yaratıyor…

AKP gibi bu ülkeyi kötü yöneten bir iktidarı, Y-CHP ile düşürmek bu nedenlerle imkânsız hale gelmiştir.

9 yılda 9 seçim kaybettiği halde, koltuğunda oturmaya ısrarlı ve yüzsüz ve pişkin bir siyasetçi, dünya siyaset tarihinde hiç görülmemiştir...

Tekrarlamaktan dilimde tüy bitse de söylemeye devam edeceğim:

CHP’deki “10 Aralık Hareketi”nin  işgali kırılmadan, AKP iktidardan düşürülemez!..

Av. Cemil Can

[1]https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/chpde-ataturk-tartismasi-milletvekillerinden-canan-kaftanciogluna-sert-tepki-6037001/

[2]https://www.google.com/search?q=kaftanc%C4%B1o%C4%9Flunun+tweetleri&client=firefox-b-d&sxsrf=ALeKk03Uec8iL1AWfzbdGVYW6vtr6lVpgA:1600601811940&source=lnms&tbm=

isch&sa=X&ved=2ahUKEwjjurWz0vfrAhVJUBUIHQnPAIoQ_AUoAXoECAwQAw&biw=1440&bih=758

[3]https://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/iste-chp-istanbul-il-baskani-canan-kaftancioglunun-skandal-tweetleri

[4] https://www.veryansintv.com/canan-kaftancioglu-ataturk-demeyi-tercih-etmiyormus

[5] https://www.haberler.com/kemal-kilicdaroglu-na-canli-yayinda-canan-13602266-haberi/

[6]https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/suskunlugunu-cumhuriyete-bozan-kaftanciogluna-gore-chp-ic-tartismalarla-bogulmak-isteniyor-basaramayacaklar-1767379

[7]https://www.aydinlik.com.tr/haber/ingiliz-istihbaratinin-denetimindeki-pkk-ya-yakin-kurulusla-acilim-toplantisi-218699

[8] https://www.democraticprogress.org/

[9] https://www.posta.com.tr/yazarlar/oral-calislar/kilicdaroglu-ile-beyin-firtinasi-2277670

[10] https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/erol-manisali/abd-akp-ve-guleni-neden-kapistirdi-1766066

[11] https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51552464

[12]  https://odatv4.com/erdogani-darbeyle-degil-secimle-devirecegim-15082003.html

[13] https://chp-muhalefethareketi.biz.tr/2020/08/10/istanbul-sozlesmesi-yasatmaz/

[14]https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/metropollun-son-anketinde-carpici-sonuclar-akp-ve-mhp-6043740/

[15]https://www.aydinlik.com.tr/haber/yarkadas-parti-ilkelerinden-uzaklastikca-uye-kaybediyoruz-218475