Bursa
Çok Bulutlu
10.8°
Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri

Zaferden sonraki ilk buluşma

Siyaset , 08 Aralık 2020 Salı, 19:41

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yarın Azerbaycan'ı ziyaret edeceğini açıklayarak, ''Zaferden sonraki ilk buluşma olduğu için önemli'' ifadelerini kullandı.

Zaferden sonraki ilk buluşma

Çelik konuşmasında, Fransa'nın Yukarı Karabağ kararına da tepki gösterdi. ''Bu karar hukuki açıdan hükümsüzdür. Ama Fransa'daki devlet zihniyetini göstermesi bakımından manidardır'' ifadelerine yer verdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik AK Parti MYK'ya ilişkin basın toplantısı düzenledi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti teşkilatlarına hazine yardımlarından normal dönemde aktardıkları yüzde 30'luk payı pandemi nedeniyle yüzde 40'a çıkardıklarını belirterek, "Ödenmemiş bir ilçe ve il binası kirasıyla ilgili bir durum söz konusu değildir. Hiçbir AK Parti'de çalışan hiçbir kardeşimizin maaşının ödenmemesi diye bir şey söz konusu değildir" dedi.

TÜRK ASKERİNE KARABAĞ

Rusya ile Karabağ'daki ateşkesi denetlemek üzere kurulacak ortak gözlem merkezine ilişkin de açıklama yapan Çelik, ''Ateşkesi gözetleme görevi tarihi bir öneme sahiptir'' ifadelerini kullandı.

HUKUKA RİAYET ÖNEMLİ

Çelik'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: "Fransa açısından Türkiye karşıtlığı doğru bir politika değil, Fransa'yı giderek marjinal siyasete sıkıştıran yaklaşım. Fransa'nın aldığı bu karar sembolik bile olsa tamamen hakkın yerine gelmesi, hukukun tahakkuk etmesi karşısında provokatif bir karardır. Uluslararası hukuka riayet etmeyle ilgili ihlallerde en anormal ve agresif davranışları Fransa'dan görüyoruz. Fransa'nın yüzleşmesi gerekiyor. Avrupa demokrasisi, Türkiye'ye borçludur. Buna karşın Türkiye'ye yaptırım dili kullanmak tamamen akıl tutulmasıdır. Bu karar hukuki açıdan hükümsüzdür. Ama Fransa'daki devlet zihniyetini göstermesi bakımından manidardır. Avrupa Birliği açısından ilk 5 mesele olarak hangi meseleleri sayarsanız, Türkiye olmadan Avrupa Birliği'nin bunu yönetmesi mümkün değil. AB sağduyulu davranmalı. Sağduyulu davranırken de Türkiye ile diplomatik mekanizmaları çalıştırmalı. Yapmaması gereken yaptırım dili kullanmak''