Gerçek Gündem'in haberine göre; İngiltere, yasadışı göçü engellemek için yaz aylarında Türkiye'yle yeni bir anlaşma imzalama çalışmalarına başladı. Daha önce "mültecileri uzak tutması" için Türkiye'ye 3 milyon sterlin gönderen İngiltere, yeni anlaşmayla yasadışı göçle ülkesine gelenleri daha hızlı geri gönderme çabasındaydı.

Ancak İngiltere'deki Muhafazakar Parti iktidarının Ankara ile anlaşma beklentileri şimdilik suya düştü.

İngiltere'nin önemli gazetelerinden The Times'ın haberine göre; İngiliz Başbakan Rishi Sunak'ın göç teknelerini durdurma çabasının önemli bir parçası, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin "Türkiye'deki insan hakları endişeleri nedeniyle göçmenleri geri göndermek için güvenli bir ülke olmadığı" açıklamasının ardından çöktü.

Muhafazakar hükümet, küçük teknelerle İngiltere'ye yasadışı yollardan gelen Türklerin sayısındaki artışın ardından Ankara ile bir göçmen geri gönderme anlaşması yapmayı umuyordu.

Geçtiğimiz yıl bu yolla gelen üç bin Türk vatandaşı, toplam göçmenler arasında üçüncü sıradaydı ve bir önceki yıla göre yüzde 162'lik bir artış gösterdi.

Türkiye ile yapılacak anlaşmanın, yasa dışı yollarla İngiltere'ye giriş yapan vatandaşlarının sayısını önemli ölçüde azaltan Arnavutluk ile yapılan anlaşmayla aynı içerikte olması planlanıyordu.

Zelenski cephe hattını ziyaret etti Zelenski cephe hattını ziyaret etti

"TÜRKİYE GÜVENLİ DEĞİL, YARGI BAĞIMSIZLIĞI YOK"

İngiltere İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan bir inceleme sonucunda Türkiye "'genel olarak güvenli' olma kriterlerini karşılamayan bir devlet" olarak tanımlandı.

İncelemede, Türkiye'deki vakalara ilişkin daha önce yapılan analizlerin, İngiltere'deki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sığınma vakalarının yüzde 99'unun 'devlet korkusuna' dayandığı tespiti yapıldı.

The Times'ın haberinde bu kişilerin çoğunluğunun Türkiye'deki rejimin siyasi muhalifleri olduğu belirtildi.

İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın değerlendirmesinde, Türkiye hükümetinin terörle mücadele yasalarını "aşırı hevesli" bir şekilde uygulaması eleştirildi, yargının bağımsızlığı ve özellikle siyasi davalarda adil yargılamanın sağlanması konusundaki endişeler dile getirildi.