Evden çıkarken kartlarımın bulunduğu cüzdanımı almayı unutmuşum. 
Kimlik içinde olmasa önemli değil ama araç kullanıyoruz, her an gerekli olabilir.
Çaresiz geri döndüm.
Anahtarı yuvaya yerleştirdim, çevirdim, aynı anda iki ses birden çıktı. 
Kapı açılmış ama anahtarın yarısı içeride kalmıştı.
Sorun değil canım, nasıl olsa YouTube var, bulurum şimdi bir örnek vaka dedim!
Karşılaştığım sorunun benzerleri ve çözüm önerileri anında döküldü.
Evde bulabildiğim tüm gereçlerle çalışmaya başladım.
Görüntülerdeki nazlanmayan, sorunsuz anahtarlar yerine, sahibine benzeyen inatçı bir parçayla karşılaşmıştım.
Grekoromen güreşçiler gibi, alttan üstten giriştiğim tüm denemeler başarısızlıkla sonuçlandı.
Yenilgiyi kabullendim ve eve yakın bir konumdaki çilingiri aradım.
‘Abi uygunum hemen gelebilirim.’ dedi. 
Peki günahımız ne olur diye sordum.
‘Servis ücretim 400 lira, gerisine olay mahallinde bakarız.’ 
Bakmayalım ustacım, şimdilik böyle kalsın diyerek telefonu kapadım.
Epeyce bir düşündükten sonra aklıma birlikte çalıştığımız optisyenimiz geldi.
Sonuçta o da bir ustaydı ve yılların getirdiği el becerisine sahipti.
Doğru düşünmüşüm!
Geldi, kısa bir süre sonunda parçayı çıkardı ve sorun çözüldü.
Usta olmak böyle!

El emeği ile ilgili sektörlerde üst düzeylere gelebilmek kolay değil. 
Çok çalışmak, iyi gözlemci olmak, öğrenmeye sürekli açık olmak gerekiyor.
Kendilerini kanıtlayanlar ve düzenli servis verenler aldıklarını sonuna kadar hak ediyorlar.

Teknolojinin gelişmesiyle evlerimizde ve işyerlerimizde giderek daha fazla cihaz kullanmaya başladık.
Eskiden su, elektrik, basit yapı işleriyle az sayıda sıkıntı yaşarken, günümüzde; doğalgaz, telefon, mutfak, banyo, bahçe ve evlerdeki yapı gereçleriyle ilgili sorunlar eklendi yaşantımıza.
Doğal olarak bu konularda; iyi yetişmiş, sorunlarımızı zamanında çözebilecek, kaliteli ustalara gereksinim duyuyoruz sık sık.
Ancak beklentilerimiz çoğunlukla havada kalıyor ne yazık ki!

Ülkemizde sanayi kuruluşlarına yönelik ara eleman ya da özel servisler kurabilecek nitelikte eleman yetiştirilmesine öncülük eden gerek devlet, gerekse özel kuruluşlar bulunmakta.
Ailelerin, çocuklarını geleceğe yönlendirmek adına, yıllar sürecek zorlu bir üniversite süreci yerine, yaşama çok daha erken başlamalarını sağlayacak bu dalları seçmelerinin daha mantıklı ve akılcı olacağını düşünmüşümdür çoğunlukla. 

‘Ne iş olsa yaparım Abi’ dönemleri çok gerilerde kaldı artık!
İş bilenin, hakkını verenin olmalı her daim!