Dün sabah bir yakınım arayıp, yaşadığı mağduriyeti paylaştı benimle. 

31 Ocak Çarşamba günü Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi Kardiyoloji Bölümüne haftalar öncesinden randevu almış. 

Doktoru EKO, BT Koroner Anjiyografi ve kan tahlili istemiş. Kan tahlili hemen alınmış, EKO için 29 Mart’a gün verilmiş.

BT Koroner Anjiyografi (Bilgisayarlı Tomografi Koroner Anjiyografi) yani sanal anjiyo için ise danışmadan kendisine aynen şöyle söylenmiş;

“Doktor hanım size cihazımızın arızalı olduğunu söylemiş miydi? Siz şöyle yapın, Mart sonunda şu numarayı arayın eğer cihaz o zamana düzelirse randevu almaya çalışın. Ama bilginiz olsun sırada bekleyen 1500 kişi var! İsterseniz özel hastane ya da cihazı olan başka hastanelere bir bakın…”

31 Ocak’taki randevularını ortalama üç hafta önceden almışlar. Şimdiden sonra tam iki ay sanal anjiyo randevusu almak için bekleyecekler. İki ay sonra 1500 kişi herhalde 2500 kişiye çıkar… 

Onca yığılmadan sonra en iyi ihtimalle üç ay sonrasına randevu alabilirlerse… 

Üç hafta randevusunu bekledi,

İki ay, randevudan sonraki randevu için randevu alabilmeyi bekledi.

3 ay sonrasına randevu alsa, ortalama 6 ay gibi bir zamanda tetkik süreci tamamlanacak hastanın. 

Bu bir çöküştür!

Bu konuya acilen bir çözüm bulunmalı.

Olayı yaşayan yakınım, kontrol için hastaneye gittiğinden belki de şanslıydı ancak yine de kalp beklemeye gelir mi? 

Sağlıkta da tıpkı eğitim gibi, olay ticarete döndüğünden beri sistemsizlikten dolayı çökmüş durumdayız. Bu nereye kadar devam eder bilemiyoruz. 

RAKAMLARLA SAĞLIK SİSTEMİ!

Sağlık Harcamalarında OECD ülkeleri arasında son sıralarda olduğumuzu hatırlatırım. 

Türkiye'nin kişi başına düşen cari sağlık harcaması sadece 1.827 dolar, bu da OECD ülkeleri arasında en düşük rakamlardan biri.

ABD, kişi başına 12.555 dolar ile en yüksek sağlık harcamasına sahip ülke olarak öne çıkıyor.

Türkiye'nin sağlık harcamalarının GSYH içindeki payı %4,3 ile OECD ortalamasının oldukça altında, ABD ise %16,6 ile en yüksek paya sahip.

Bu veriler, Türkiye'nin sağlık alanındaki sorunlarına dair çarpıcı bir resim çiziyor. OECD ülkeleri arasında geride kalmamız, sağlık harcamalarındaki yetersizlik ve plansızlık, vatandaşlar olarak yaşadığımız sıkıntıları anlamamıza yardımcı oluyor.

Bahsettiğim kişisel mağduriyetin arkasında çok büyük sistemsizlik ve sorunlar silsilesi var.

Sağlık hizmetinin anayasal bir hak olduğunu hatırlatarak, vatandaşların bu haklarının korunması gerekliliğinin altını çiziyorum!

Lütfen gereğini yapın ve insanlarımızın sağlığıyla oynamayın.