Merhaba sevgili okurlar,

Yıl sonu adım adım yaklaşırken tahminler, beklentiler, yorumlar dört bir yanımızı sarıyor. Bazısını okuyorsun ülkede durduğum kabahat deyip yer bakıyorsun bereketli topraklardan bazısını okuyorsun otur oturduğun yerde hedef 2053 diyorsun.

Haliyle pembe gözlükleri takıp yahu görmüyor musun diyenler yöneten taraf.

Yazılarım da ekonomi yönetiminin daha yeni başladığını ve acı da olsa sürdürmesi gereken bir yolu olduğunu kendi kelimelerime sığınarak çok defa belirttim. Ama şimdi zurnanın o malum sesi çıkarmaya yakın dönemlerinden birine yaklaştık.

11 Aralık

Şu ana kadar reçetenin en acı ilaçlarını içen kadronun gözünü dört açarak bekleyeceği günlerden biri. Ekonomi yönetiminin seçime hazırlanan iktidar tarafı ile de karşı karşıya gelebileceği, iktidarında onu bekleyen seçim öncesinde ne yönde hareket edeceğini görebileceğimiz günlerden biri.

Anlamışsınızdır diye umuyorum. Evet 11 Aralık.

Neptün'ün arınma ve saflaşma etkilerinin başladığı 6 Aralıktan sonraki bütüncül bilincin iktidar üzerinde oluştuğu ve Merkür’deki etkilerin artık çekilmeye başlamadan önce azaldığını hissedeceğimiz gün. Ekonomi yönetiminin Merkür’ün çekilmesi ile etkilerinin yansıyacağı kararlarına retroların etkisini de içinde hisseden iktidarın ne diyeceğini göreceğiz.

Yok yahu…

Bildiğin asgari ücretin ilk toplantısı.

Merkür, Neptün ne yapar bilemem ama 7 milyona yakın insanın temel basamak olarak aldığı ücretin belirleneceği toplantıların ilki.

Emre neler söylüyor şaşkınlığını üzerinizden attıysanız devam edelim.

Kabul edin, önümüzde seçim olmasaydı bu kadar zorlayacak bir karar beklemiyordu iktidarı. Sayın Şimşek ekonominin dümeninde gayet rahat ilerleyebilirdi.

Enflasyona ezdirmeyeceğiz açıklamalarını da çok duymazdık. Aksine sabrın önemine vurgu yapan açıklamalar üste çıkardı.

Yılın bana kalsa seçime kadar neleri yaşayacağımızı gösteren en kritik günlerin başlangıcı. Bu toplantı ve sonrasını takdir edersiniz sadece asgari ücretliler değil, asgari ücret dışında zam bekleyecek olan diğer çalışanlarda merakla bekliyor. Ve sürecin sonunda alınan kararlar ekonomi yönetiminin sadece seçime odaklı mı yoksa daha planlı bir programın içinde olup olmadıklarının da göstergesi olacaktır. Gerçi artış ne olursa olsun vergi ile öyle ya da böyle geri toplanan bir bakiye var ama önemli olan alınan kararların süreçleri nasıl etkileyeceği.

Konuşulan rakamların alt sınırları yaklaşık on beş bin düzeyinde. Artış ve ücret zamlarına ilişkin hedef enflasyona göre hareket edileceğini Sayın Şimşek daha önce açıklamıştı hatırlarsınız.

Hedef enflasyon tamam da son yıllarda çok hedefe yakın isabet ettiremediğimizi düşünürsek ve kulaklarda hoş bir sada gibi duran enflasyona ezdirmeyeceğiz tınısını ne yapacağız?

Zor dostlar zor.

2024 yılına umut ve heyecanla hazırlanmak güzel de daha beteri olacağı korkusu sardı dört bir yanımı.

Amerika ve Avrupa’daki enflasyon beklentileri bile 2024 yılının ilk yarısından sonra düzelmeyi fiyatlarken biz ilk yarıyı bırak, seçim sonrasında neler olacak diye panik halinde yaşıyoruz.

Yatırım yapıp kazanmayı elimizdeki nasıl koruyacağımızı bilemediğimiz başka bir yıla hazır olun. Elbette değer kazanacak yatırım araçları var ama işimizden kazandığımızı koruyamıyoruz. Belki de işimizi koruyamayacağız.

Borsa da kazandığımıza seviniyorduk değil mi?

Meraklıları biliyordur. Son düzenleme ile borsa ve yatırım araçlarındaki vergi oranının %40 olarak uygulayabilme yetkisi Cumhurbaşkanına verildi. Uygulanmaz sadece yetki bu diyenleri duyuyorsunuzdur. Vergi gelirlerinin arttırılması ve TL’ye dönüşün çabalandığı bir dönemde sizce bu durum hayal mi yoksa hayalden biraz yakın mı?

Zamanın ruhu nasıl işleyecek çok yakında görmeye başlayacağız.

11 Aralık’tan itibaren.

He bir de 11 Aralık deyince aklıma geldi. La Liga’da Rayo Vallecano – Celta Vigo maçı var. Orta sıraların iyi maçlarından.

Borsayı falan bırak. Güzellik merkezi de açamadık.

Hazır bahisçiler bu kadar popülerken, düşünme asgari ücreti. Merkür’de geriliyor.

Bas parayı Vallecano ya.