Kendi taç giyme töreninde Roma Baş Piskoposu Hıristiyan dünyasının dini lideri sayılan Papa’yı ayağına getiren, tarihin en ünlü komutanlarından olan, Fransa'ya bağlı bir ada Korsika’da 1769 yılında aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, askerde topçu mühendisliği yapmış ve katıldığı savaşlarda düşmanlarına karşı bunun sayesinde avantaj sağlayan, bu nedenle savaşlarda, aldığı kararlar ve başarılar sayesinde daha 30'larına gelmeden general olmuş, Avusturya Rusya, İspanya, Almanya, Mısır cephelerinde savaşmış, hakkında çokça film, belgesel çekilmiş bu kişi, Napolyon Bonapart.

npl

Kazandığı başarıların yanında sadece 3 kez yenilmiştir.

Hatta Napolyon son yenilgisini, bir Osmanlı komutanı olan ‘Cezzar’ lakaplı Ahmet Paşa’dan almıştır.

İnsanlığa birçok katkı sağlamış, özellikle Mısır seferinde; savaştığı süre boyunca yanında getirmiş olduğu birçok bilim adamı ile oranın iklimini, bitkilerini, orada yaşayan hayvanları incelemiş, onları resmettirmiştir.

Sfenks’in önünde Mısır'a getirmiş olduğu gravür sanatçılarına kendini çizdirmiş, Mısır’ın haritasını çıkarttırmış, Mısır yazıtlarını deşifre ettirmeye, Nil Nehri’nin kaynağını bulmaya çalışmıştır.

Mısır‘ın tarih sahnesindeki önemini arttırarak, günümüzde Mısır‘ın sahip olduğu kültürel, bilimsel değerleri daha net kavramamıza yardımcı olmuştur.

Napolyon ile alakalı belgeseller, savaşlarını anlatan filmler daha önce de yapılmıştı. Son olarak 2024’e girerken hayatını kronolojik sırayla anlatan, ‘Napolyon’ adlı Hollywood yapımı bir film vizyona girdi.

WhatsApp Image 2023-12-01 at 17.50.23 (1)

Fakat filmin izlenmesi, gişede güzel iş yapması yapımcılar için daha önemli olduğundan filmde bazı olaylar abartılmış, bazı olaylar çarptırılmış, magazinsel yönleri biraz fazlalaştırılmıştır.

Tarihi bir film olduğu için, filmin ritmi zaman zaman düşüyor ancak savaş sahneleri ile bu ritim dengelenmiş.
Ayrıca, Napolyon ile alakalı biraz bilgi sahibi olup, filmi izlerseniz bence daha büyük keyif alırsınız. Ben filmi beğendim.

Filmlerinin, belgesellerinin yanına, doğru mudur bilinmez ama anlata anlata efsaneleşmiş, güzel bir Napolyon hikayesi de ben anlatayım.

İspanya savaşında İspanya’yı yenilgiye uğratan Napolyon ile ona esir düşen İspanya Kralı ile arasında şöyle bir diyalog geçer.

Napolyon’a esir düşen komutan çok sinirlidir, Napolyon ile konuşmak istediğini söyler.

Napolyon konuşmak için yanına geldiğinde ise birden bağırmaya başlar.

“Sizin para konusunda ne kadar hırslı olduğunuzu bilirim, siz savaşırken varsa yoksa para, pul, altın, ganimet peşindesiniz ama ben ve askerlerim şanımız, şerefimiz, onurumuz, gururumuz için savaşırız siz ise sadece para için savaşırsınız.”

Napolyon’da oturduğu yerden doğrulur ve adama cevap verir.

“Haklısınız, ben para için savaşırken siz onurunuz için savaşıyorsunuz ama şunu unutmayın, insan, kendinde ne eksik ise onun için savaşır.”

Bu efsane haline gelmiş hikaye gerçek mi bilinmiyor ancak, Napolyon’un parayı, lüksü sevdiği bir gerçek.

Eskiden imparatorlar para kazanmak yada parasını katlamak için savaş verirdi. Günümüz imparatorları ise çalışmadan faizle, nasıl paramı ikiye üçe katlarım derdinde.

Böyle derdin içine girince de bir yerde patlıyor, sonra rezil oluyorsun işte.

Bu hafta her ne kadar gündemden uzaklaşıp film de konuşsak, döndük yine Napolyon’un dediği gibi;
“Para para para"

Geçen hafta eğitim, ondan önceki hafta paradan bahsettim. Genelde bu iki şey insanlarda aynı anda var olmuyor zaten.

Oluyor, birazda şansınız yaver gidiyorsa Napolyon gibi tarihe geçiyor, 300-400 sene bile geçse, konuşulmaya devam ediliyorsunuz.