Biz yemiyoruz.

Ama bizimkiler yemeye devam ediyor.

Bunları bir şekilde destekliyor, sesimizi duyursunlar, kötü gidişe engel olsunlar diyoruz.

Yok, bizden cacık olmaz ısrarı bitmiyor.

Daha başka ne yapılabilirki?

Oysa muhalefet, aldığı uyarıları doğru değerlendirerek, iktidarı uyarma görevini inatla sürdürmeli.

Dikkat çekici etkinlikler, protesto gösterileri düzenleyerek sorumluların daha özenli davranmalarının yolunu açmalı.

Fransa’da başlayan çiftçi hareketlerinin ne boyutlara geldiğini görüyoruz.

Bölgenin neredeyse tüm ülkelerinden katılımlar artarak sürüyor.

Haklı isteklerin önünde kimse duramıyor.

Tarım ve hayvancılık desteklenmediğinde neler olabileceğini kendi ülkemizde net bir şekilde görüyoruz.

Tüm sektörlerde sağlıklı örgütlenmeleri gerçekleştirememenin sıkıntılarını yaşıyoruz.

Bu anlamda muhalefetin öncülük etmesini bekliyoruz doğal olarak.

Beklentiler ne yazık ki boş çıkıyor.

Salı günleri yüksek perdeden yapılan konuşmalarla görev sona eriyor!

Ülkemiz çok ciddi sorunlarla karlı karşıya.

Nitelikli insan eksikliğimiz her alanda hissediliyor.

Bölgemizde İsrail ve Hamas’ın ateşlediği kaos giderek büyüyor.

Diplomatik açıdan daha güçlü, daha akılcı çabalar göstermemiz ve bölge ülkeleriyle ilişkilerimizin standartlarını kendi yararımıza uygun şekilde belirlemeliyiz.

Hukuksal açıdan yaşadıklarımızsa akıl alır gibi değil.

Yargı açısından ülkenin en üst kurumu olan Anayasa Mahkemesi’nin kararları iktidar tarafından ciddiye alınmıyor ve kendisine Yargıtay aracılığıyla ayar veriliyor.

İşin en garip yanı; halkın oylarıyla milletvekili seçilen Can Atalay’ın vekilliği, halkın oylarıyla oluşan meclis tarafından sona erdiriliyor.

Ekonomi, üretim, örgütlenme, hukuk ve dış politikalar anlamında ciddi sorunlar yaşanırken muhalefet partilerinin derin sessizliği ilginç değil mi?

Vurduğu yerden ses getiren liderlerimiz vardı bir dönem.

Yapay gündemlerin peşine takılmayan, gündemi kendileri belirleyen ve üzerine üzerine giden.

Demokrasi ve hukuk sınırları içinde kalmak koşuluyla, halkın olumsuzluklara karşı tepkisini harekete geçirmek ve düzenlemek bu kadar mı zor?

Asli görevlerinizi yerine getirmek için ne bekliyorsunuz hala!